Ying Yang hangi anlamlara gelmekte?” öğretisi üzerinden yola çıkarak pek çok film ve kitap kurguları ile konuyu çeşitli şekillerde ele aldılar. Genel olarak, kabaca anlatmak gerekirse Ying ve Yang evrenin, doğanın ve yaşamın işleyişine açıklama getiren bir öğretidir. Perspektifinizi değiştirebilmek için şöyle bir örnek verebiliriz. Aşık olduğunuz kişiyle evlenmeniz sizin için iyi bir olayın başlangıcı olurken aynı kişiye aşık bir başkası için durum tam tersidir. Karşı taraf açısından baktığımızda bu ona acı veren bir olaydır. Doğanın işleyişi tam olarak bu şekildedir. Meydana gelen olaylar bireylerden bağımsız ve sonuç kesin olmamakla birlikte iyi ya da kötü olarak tezahür eder.

Işık ve Karanlık

Ying Yang hangi anlamlara gelmekte?” konusunu basit bir şekilde ele alacak olursak Ying içinde ışık barındıran karanlığı ifade etmektedir. Örneği somutlaştırmak adına karanlık bir ortamda belirli bir süre kaldığınızda gözleriniz ışığa daha duyarlı hale gelir ve en ufak ışık bile dikkatinizi çeker. Yang için ise aydınlığın içindeki karanlık ifadesini kullanabiliriz. Yine örneği somutlaştırmak adına gözünüze ışık tutulduğunu düşünün. Gözünüze ışık tutulması sizi rahatsız edip görme hassasiyetinizi kısa süreliğine de olsa düşürecek ve ışık haricinde bir şey görmenize engel olacaktır. Bu öğretinin basit hâlini anladıktan sonra yaşadığınız olaylara karşı bakışınızı değiştirerek pek çok açıdan irdeleyebilirsiniz. Sebep sonuç ilişkisi hayatın önemli noktalarından birisidir. Başınıza gelen kötü bir olay arkasından seyreden kötülüğü tetikleyebilir. Bu durumun tam tersi de mümkün tabi.

Zıtlık

Ying Yang hangi anlamlara gelmekte?” sorusu, var olabilmenin temelinde yatan gerçek zıddını içinde barındırmaktadır. Pek çok din ve felsefî görüş bu durumdan yola çıkar. Her zaman bir melek ve bir şeytan karşı karşıyadır. Var olmanın anlamını arayan her bilinç bu iki zıt kutup arasında gidip gelerek nihai olan kavrama noktasına erişmeye çalışır. Bunun altında yatan temel sebep bir şeyi açıklama ihtiyacı hissetmektir. Gündüzden bahsedebilmek için geceye ve geceden bahsedebilmek için gündüze ihtiyaç vardır. Bu iki olay birbirlerini içlerinde barındırırlar. Bu durum varoluşlarının anlaşılmasına yardım eder. Var olabilmek için olduğun kişinin zıddını içinde barındırman gereklidir.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
–İsmin ve işin nedir? +Atamert Yavuz. Amatör lig futbolcusuyum. Bilmiyon mu bunu zaten, bu ne iş ben anlamadım? –İşinden memnun musun? +Memnunum… Memnundum, pandemi girdikten sonra çocukluk aşkım olan futboldan yaklaşık 10 aydır uzak kaldım. Senin dırdırınla yaşamayı bilmiyorsun sen… –Bu seni hangi yönlerden etkiledi? +Bu beni maddi manevi her yönden etkiledi. Virüs yüzünden işsiz […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

İlgini Çekebilir

Khaled Hosseini ile geçen sene “Uçurtma Avcısı” kitabını okuyarak tanışmıştım. O zamanlar o kitabı o kadar beğenmiştim ki daha iyi bir dram kitabı yazılabileceğini düşünemiyordum. Ta ki “Bin Muhteşem Güneş” kitabını okuyana kadar. Yine bir savaş hikâyesi. Kaybolan hayatlar, yaşanılmayan çocukluklar, savaşların sonucunda en ağır bedel ödeyen kadın ve çocuklar… İlk sayfasından itibaren bir an […]
Birçok şeyden nefret ederim. Özellikle kontrolümde olmadan hayatımı doğrudan etkileyen şeylerden… Doğduğumuz coğrafya bunlara örnek olarak gösterilebilir. İnsanların karakterlerini ve davranışlarını aslında gerçek olmayan şeylere dayandırmasından da nefret ediyorum. Titiz olmanız, liderlik özellikleri göstermeniz ya da uyumlu veya uyumsuz olmanızda yıldızların hiçbir etkisi yok! Biriyle anlaşıp anlaşamamanız, burcunuzun uyumlu olmasından değil. Hayat görüşlerinizin ve ilgi […]
İki gün önce, Spotify kullanmaya başladığım 6 Temmuz 2017 tarihinden bu yana en çok hangi şarkıyı dinlediğime baktım. Çıkan sonuç sürpriz değildi. Losing My Religion… 1990 yılının Eylül ve Ekim ayları arasında kaydedilen ve 1991 yılında yayınlanan Losing My Religion, R.E.M grubunun Out of Time albümünün ilk teklisidir. Albümü başarıya ulaştırmış ve grup için önemli […]
“Türkiye’de atanamayan öğretmen sayısının İzlanda’nın nüfusundan daha fazla olduğunu biliyor musunuz bayım?” Sesim biraz yüksek çıkmıştı, oysa artık mikrofona konuşmuyordum. Hatta amacımdan uzaklaşmış olacağım ki kalabalıkta da gezinmiyordu gözlerim, yalnız biriyle temas halindelerdi. “İndirin şu şarlatanı kürsüden! Ha bire böyle kendini bilmişler çıkıyor, karnınız doymuyor mu, aç mısınız bu ülkede ulan kardeşim ya!” Ne dediğini […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.