İlginizi Çekebilir
64949
  1. Ana Sayfa
  2. Edebiyat
  3. Yıldız Toplayan Kadın

Yıldız Toplayan Kadın

" https://www.youtube.com/watch?v=bIZ3uYD8oI4 " bu şarkı yazının ruhu, ruhunu hissetmeniz dileğiyle... Senin hikayeni ne zaman hatırlasam kalbimde hissettiğim umudu bana samimiyetinle gösterdiğin için teşekkür ederim.

Ascetic-by-emavitale

           Bana sorarsınız hayatın boyunca çaresizliğin ne olduğunu hiç gördün mü diye, gördüm diyebileceğim bir hikâye var elimde. İnsan yaşadıkça, tanıdıkça, konuştukça hikayeler biriktiriyor ruh cebinde istemsizce. Biriktirdiği umuduyla başka bir hayat yaşayacağına inanan biriyle tanışınca birikti ruhuma bu hikâye. İnsanı dört duvar arasına koysan zihniyle dağlar aşar da yine uzakları yakın eder kendine derler. Sanıyordum ki aydınlık herkes için aynı şeyi ifade eder. Herkesin aydınlığının bambaşka olduğunu ben o zaman öğrendim. Ayda bir sadece bir insanın yüzünü görmek için bekleyip gördüğü gün kendi aydınlığa erişiyordu o. Bütün ihtimalleri öldürüp sadece bir olasılığa kalbini bağlamak, bir ihtimalin gerçekleşeceğine inanmak onun imanıydı. Koca bir ömre karşılık belki birkaç dakika gördüğü bir çift göz onun miladıydı. Ben o zaman anladım; insanın karşısında kocaman ormanlar dururken nasıl çöldeki bir kuru ağaca tutulduğunu. Önünde uzun yollar varken, hep gitmemek için bir bahane bulup yola küsmek gibi bir şeydi onunki. Bazı insanların içtiği sigara dumanının derdine eş olduğunu onunla anladım. Yaktığı her sigarada ruhunun iç çekişini görebiliyordunuz. O kendi hikayesini anlatırken sesi bazen canlılığıyla sarıyordu sizi ve onun umudu sizin umudunuz oluyordu o an. Bazen yüzündeki bir parça burukluk kırıyordu sanki kolunuzu bacağınızı, ne yapacağınızı bilemez oluyordunuz.   

        Bana sorarsanız hayatın boyunca çaresizliğin ne olduğunu hiç hissettin mi diye, ölen birinin ardından bir daha sesini eski canlılığıyla duyamayacağımı anladığım an derim. Ama o bana elinde tuttuğu mektuplarıyla gösterdi hiç konuşmadan nasıl sözcüklerle sarıldıklarını, çaresizliklerine nasıl çare olduklarını o zaman anladım. Gece olunca dünyaya açılan kapıdan girer hüzünler ve pişmanlıklar öyle bir geceydi işte, bir şarkı açtı sessizce. Bu dizeler yankılandı duvarlarda;:

“Bir gün açılır  
Açılmaz sandığın kapılar vurunca güneş  
Bir karanlık daha erişti güne  
Saat neredeyse beş  
Sen aydınlığa, ben sana hasret 
Gel, eritir demirleri bendeki ateş” 

           Umudun her daim canlı çiçekleri ile imkansızın yüksek dağları arasında atan bir kalpti onunki. Sezen Aksu ne zaman “Sen aydınlığa, ben sana hasret” dese içimde onun kalbini hissediyorum şimdi.  Gökyüzüne bakmaya hasret bir adam ve onun için her gece gökyüzünden yıldız toplayan bir kadının hikayesi geçti bu dünyadan. 

 

Yorum Yap

Yazar Hakkında

"Diriliş,her düşüşünde yeniden doğurmaktır kendini. Ben her yeniliş,her düşüşümde yeniden doğurdum kendimi."

Yorum Yap

Yorumlar (2)

  1. Emin Soyluğan
    4 gün önce

    Mükemmel bir yazı. Elinize sağlık.

  2. Burcu Erali
    4 gün önce

    beğenmenize sevindim, teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir