“İnsanların en verimli olduğu çağda tükendim. Her anı, ne yapmam gerektiğini düşünerek geçirdiğim için çabuk yoruldum. Bana müsaade.”

Kendi içimden kendim olamıyorum. Benliğimi ararken sokaklarda kayboluyorum, arkamda iz bırakmadan. Yürüyorum, yürüyorum ama nereye gittiğini bilmiyorum. Yolun sonundan bihaberim, aynı zamanda yoldan da.

Sadece yürüyorum. Bazen duraksıyorum, birkaç ay sadece ot oluyorum, yaşıyorum. Tabii ki yaşamaktan ne çıkardığımıza bağlı. Ben sadece nefes alıp verdiğimizi biliyorum. Bazen nefes almayı unutuyorum, sadece unutuyorum her şeyi.

Ölümlerden ölüm seçip beğeniyorum, fakat cesaretsizliğim yine alıkoyuyor beni. Bilmiyorum dedikleri gibi en güzel kolye ip mi. Sanmıyorum ama sadece savruluyorum oradan buraya arayışlar içinde. Bir anlam, mana arıyorum. Beni hayata sımsıkı tutup bağlayacak bir şey arıyorum.

Ya bir şey olsun, yeter artık bıktım bu durumdan. Bana bir şey söyleyin, ben de dinliyim bir şiir okuyun dinliyim öykü anlatın yine dinliyim. Yoruldum ama artık, doğduğumdan beri üstümden atamadığım bir yorgunluk.

”Bırakın süzüleyim ufku görünmeyen havalarda.” diyeceğim ama korkuyorum. Korkuyorum, gidemiyorum. Korkuyorum, diyemiyorum.
Ama artık ufaktan anlıyorum. Ne kadar anlamak istemesem de anlıyorum galiba…

Hani insanlar mükemmel varlıklardı? Hani insanlar güzel severdi, hani insanlar insan olmayı bilirdi, hani?

Eksiğim, çok eksiğim, fazlasıyla eksik ve mahcubum. En çok da kendimden mahcubum. Bilmiyorum, dediğim gibi savruluyorum sadece, ne yapsam ne söylesem hep eksik kalıyor bu sözlerimin de eksik biteceği gibi. Bitiremiyorum; ne yapsam, neye başlasam bitiremiyorum. Mutsuzluğumun kaynağının ben olduğuma inandırıyorum kendime. Ben miyim gerçekten? Çünkü eğer ben değilsem ve farkına varamıyorsam bu durumun, sadece acırım kendime. Çok acırım hem de.

Ama umut ya hani kaybolmuyor birden; istemiyorum umutsuz yaşamayı, bir amacım olsun istiyorum. Bu umudum son zamanlarda, ilk ve büyük ihtimalle tek meyvesini verdi. Saf bir sevgi beslediğim birisiyle tanıştım. Birçok söz verdim ona. Güvendim, ailemden çok güvendim hatta. Bilmiyorum sonu ne olur ama zaten ölmüş bir ruhu biraz da olsa canlandırdı, başardı.

Bir insan bunu yapabilir mi? Bir insan dünyayı baştan yazabilir. Bu düşüncelerle çoğunlukla kendimi kandırıyorum ama o yapabilir.

Ben mi? Boş verin beni, boş vermişlikler de dolup taştım iyice. Bir insan ki dar ağacından indirebiliyor insanı, evet, gerçekten. Umarım sonu olmaz veya iyi biter. Olmaz, olmaz, olmaz değil mi? Olmasın.

Uçurtma zaten zayıfken ipte kopmasın.

Düzen istiyorum. Monotonluk istiyorum. Robot olmak istiyorum. Her şeyi düşünmek istemiyorum. Hayatı biraz da ben kolay yaşamak istiyorum, çok mu şey istiyorum?

İnsan olmak, kendim olmak, tüm benliğimle son nefesimi vermek istiyorum.

Sonuç olarak

Her şeyi bir kenara bırakırsak, olmasam ne olurdu? Ciddi soruyorum bunu size, kendime; olmasak ne olurdu, ne değişirdi sanki dünyada?

Aymak içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Aymak içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Her sayının bir anlamı yoktur belki. İnsanlar için önemli veya önemsiz binlerce sayı, binlerce rakam pi sayısının içinde yuvarlanıp gitmektedir. Fakat bu sayının ülkemizde yaşayan her insan için önemli olması gerekmektedir. Önemli olmak zorundadır. Bu sayı Türkiye’deki Hayvanları Koruma Kanunu’nu ifade ediyor. 24 Haziran 2004’ten bugüne kadar aynı şekliyle korunmuş bir anayasa maddesi. 5199’a göre […]
Merhaba. Uzun adı Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği, kısa adı ise Gemi İnşa Mühendisliği olan bölümümü anlatmaya çalışacağım. Çoğu mühendislik bölümü gibi gemi inşa mühendisliği de içinde matematik, fizik, kimya ve özellikle matematik ve fiziğin alt dallarını içinde barındıran bir bölümdür. Özellikle mukavemet, sayısal yöntemler ve diferansiyel denklemler vazgeçilmez dersler arasındadır. Bu teorik dersleri […]
Mühendisliğin yapı taşı olan makine mühendisliğine bir şans verme zamanı gelmedi mi sizce de? Hakkında bir sürü şaka ve espri yapılmış bu disiplin hayatımızın her dakikasına dahildir. Haydi kısa bir tura çıkalım.  ”Her şey ters gidiyorsa unutma; uçak rüzgârı karşısına alarak yükselir, arkasına alarak değil.” Henry Ford Makine mühendisliği, her türlü mekanik ve enerji dönüşüm […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.