fbpx

Şu an bu yazıyı okuyan sen. Belki kahveni içiyorsun, belki yürüyorsun, yemek yiyorsun, şarkı dinliyorsun, çocuğuna bakıyorsun yani yaşıyorsun değil mi? Sen de ben de bu hayatın bir parçasıyız. Her gün aynı şeyi yapıyoruz bu da nefes almak yani yaşamak. Peki nefes alırken sence neler katıyoruz hiç düşünüyor musun? Mesela birçok şair, yazar bu dünyadan ayrılırken bizlere birçok güzel eserler bıraktılar ruhumuzun beslenmesi adına. Peki diğer insanlar yani biz neler katıyoruz? Ha, öyle hemen “Ben bilim insanı veya yazar olamam.” diye düşünmene gerek yok. Çünkü hepimizin illaki büyük bir insan olmasına gerek yok. Hatta hayatta yaptığın işe de gerek yok. Ben size asıl önemli meseleyi en iyisi söyleyeyim. ”İyi”ye sahip olmak. ”İyi”yi bulundurarak biz katkımızı zaten sağlıyoruz. Çok basit düşünelim: günlük gerçekleştirdiğimiz şeyler. Gün içerisinde yapabileceğimiz birçok şey var. Örneğin yolda yürürken biri düştü. Ona yardım etmek bir erdem değil midir? Ben ”iyi”yle hayata birçok şey katacağımıza inanıyorum. “İyilik, insanlık sanatıdır.” demiş Nizami. Sizce de ”iyi”yi benimsemek yaşamak demek değil midir?

Biz ”iyi”yle hayata birçok şey katabiliriz insanlar. Yüreğinizde kin, nefret, acı ve en önemlisi kötülüğü tutmayın. Eğer tutarsanız kötünün kölesi olursunuz, bağımlısı olursunuz. Her gün yiyip bitirecek sizi ve aslında dünyaya hiçbir şey katmamış olacaksınız. Bu yüzden izin vermeyin. Bırakın gitsin. Özgür olun kuşlar gibi, uçun. Yaşadıklarımız her zaman bir derstir. Her ne yaşadıysak iyi veya kötü, işte biz bu derslerle de hayata birçok şey katmış oluyoruz. Lütfen hayata bir şey katamadığınızı asla düşünmeyin. ”İyi”yi temsil etmek bu hayatta yaşarken birbirimize katacağımız şeydir.

”Kötü”yü temsil etmek isteyen arkadaşlarım! Siz daha hayatın anlamını bilmiyorsunuz bunu bilmiş olun isterim. Hayat, insanların arkasından kötü konuşmak, onları oldukları gibi değil de olmadıkları gibi yani sizin kötü düşünceleriniz uyarınca nitelendirmek, insanlara kötü davranmak değildir! Siz böyle yaşayamazsınız. Yaşarsınız ama sizi gerçekten kimse sevmeyecektir bunu belirtmek isterim. Herkes sizden öteye kaçacaktır. Bir bakmışsınız etrafınızda kimsecikler yoktur veya vardır ama kuru kalabalıktır; çıkarları için sizinle birliktelerdir. Bu hep böyledir ve dünyanın sonuna kadar da böyle olacaktır. O yüzden size tek sormak istediğim ve üzerine düşünmenizi istediğim bir soru var: Bugüne kadar insanlığa ne kattım ve neler katacağım? Ve kendinizdeki o ”iyi”yi çıkarmanızı aynı zamanda görmenizi isteyeceğim. O zaman belki yaşamaya başlayabilirsiniz. İyilikle kalın…

Abonelik
Bildir
guest
3 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.