Vatan ve Führer için! Kitap İncelemesi

Berlinli Erwin Bartmann dünyanın en iyi şartlarına sahip ülkesinde yaşadığını düşünüyordu. Ancak ailesinin gelir durumu pek iyi sayılamazdı. Ailesi onun iyi bir iş olarak görülen bir ekmek fırınında çalışmasını istiyordu, Bartmann bir süre bu işi yaptı ancak sevmediği bu işten artık usanmıştı. Onun hikayesi ekmek fırınındaki işini bırakması ve Hitler’in seçkin Waffle SS birliği  Leibstandarte’e katılmasıyla başlıyor. Vatan ve Führer için kitabımızın ana temasını da bu birlikte yaşadıkları oluşturuyor.

143232 173db 1536995479
Erwin Bartmann

Uzun boylu, sarışın ve mavi gözlü Bartmann sadece 17 yaşındayken  Leibstandarte’e katıldı. Yüksek disiplinli askeri okulundan mezun olduktan sonra 1941 yılının sonlarında doğu cephesinde Sovyetlere karşı savaşmak için 4’üncü bölüğe bağlı bir ileri muharebe mangasında görevlendirildi. Bartmann kendisini, patlayan makineli tüfek, uçak, uçaksavar ve tank mermileri arasında bulmuştu. Yaşadığı tehlikelerden sonra kendisinin bir koruyucu meleği olduğuna inanmaya başladı. Ancak bu inancı çok da uzun sürmedi çünkü bir muharebe sırasında akciğerine bir şarapnel parçası saplandı. Daha sonra Unterscharführer’liğe (Astsubaylığa) terfi alarak Berlin Ring otobanın doğu kısmında konuşlanmış olan Eğitim taburunda makineli tüfek eğitmeni olarak görevlendirildi. Kısa süre sonra Sovyetlerin taarruzun güçlenmesi ve başarı elde etmeye başlamasıyla birliğiyle birlikte Berlin-Frankfurt otobanın güney kanadına gönderildi. Alman savunmalarının çok geçmeden imha edilmesi ve Hitler Almanya’sının yıkılışının ufakta gözükmesiyle Erwin ve birliğinin durumu kötüleşir. Erwin ve gittikçe azalan birliği, farklı birliklerin emir komutasında savaşmaya devam eder ancak yine de durumları ümit vaddetmiyordu. Berlin’e her gün bombalar yağmaya başlamıştı. Bartmann Hitler’in “kanının son damlasına kadar savaşarak öldüğünü” radyodan öğrenmişti. Artık hayatta kalmak ile ettiği “ölümüne sadakat” yemini arasında sıkışmış kalmış bir vaziyetteydi.

Tüm politik, karmaşık olaylardan uzak muharebe alanın kan ve mermi dolu dünyasını bizlere adeta yaştan Vatan ve Führer için kitabı, bu kez olayları kaybedenlerin dilinden dinlemek isteyenler için benzersiz bir deneyim sunuyor.

Kudret içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Okuyucularımız bu yazıyı çok sevdi.
Yorumları göster Yorumları gizle
Yorumlar Vatan ve Führer İçin! Kitap İncelemesi
  • 1 Aralık 2019

    tavsiye ve bilgi için teşekkürler…

    Cevapla
  • 10 Eylül 2020

    İlginç bir yazı olmuş…

    Cevapla

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF uzantıları desteklenir.

Kudret içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

 << Vuslat-I Okumak için tıklayın. Ayrılamadım bir süre oradan. Mıhlanmıştım adeta oturduğum yere. Güneş gitmişti, çalan şarkı yerini bir başkasına bırakmıştı, zaman kimseyi beklemeden akıp gidiyordu. Ben ise bir ağacın altında oturmaya devam ediyordum. Yoktu bir sebebi. Yine Güneş’imi düşünmüştüm, yine güneşe veda etmiştim ve nihayetinde yine bir başımaydım. Yine yalnızdım. Onca düşünceyle savaşmak öyle […]
”Anne, ben çıkıyorum. Ne zaman gelirim, bilmem. Geç kalırsam bekleme, uyu tamam mı?”Kapının ağzından seslenmiştim anneme. Neye, nereye, kime gittiğimi ben bile bilmiyordum o an. Sadece gitmek, kaçmak, uzaklaşmak istiyordum. Neyden, kimden? Var olan herkesten, her şeyden… Kendimden bile… Nereye gittiğimi bilmeden çıkmıştım ancak karar vermem uzun sürmemişti. İşin aslı, gittiğim yer hiç değişmemişti. Güneşi […]
”Yine mi altını ıslattın? Bıktım senden. Nedir bu çektiğim çile? Bitmek bilmiyor!” 11 yaşımdayken en sık duyduğum cümleleri okudunuz az önce. ”11 yaşında altını mı ıslatıyordun?” demeyin hemen. Büyümemiştim ki ben. Büyüyememiştim. Korkumdan, endişemden, hissettiğim suçluluk duygusundan uyuyamazdım çoğu gece. Bazen minik bedenim yorgunluğuma dayanamazdı da sızar kalırdım çekyatta. O zaman da altımı ıslatırdım işte. […]
Zeynep KUŞ ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Mustafa S. Kaçalin, 1957 İstanbul doğumludur. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Çayırdüzü köyünden göç etmişlerdir. 1972 yılında girdiği Hasköy Lisesi’nden 1975 yılında mezun oldu. 1976 yılında başladığı lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde 1980 yılında tamamladı. Doktorasını aynı bölümde Prof. Dr. Muharrem ERGİN’in […]

İlgini Çekebilir

Bilinmeyen Bir Yazı Kaçacak bir yerim kalmamıştı, kendi içimde dahi saklanamıyordum. Yürümeye başladım ve geçtiğim her sokak silindi ardımdan. Dünya sanki yalnızca benim etrafımda dönüyordu. Hızına yetişemediğimden hep başımın dönmesi. Biraz eksik ve bir hayli yavaş yaşıyordum. Hâlâ, yağmurun yağma sürecini takip etmeye yetmemişti gözlerimin kuru kalması. Evet, yağmur yağınca ekseriyetle ağlardım ve damlalara karışmasın […]
İnsan neden kötü duyguların tesirini daha çok hisseder? Şöyle bir düşünecek olursak mutlu olduğunuz anılarınız mı daha çok aklınızda kalmış, yoksa canınızın yandığı mı? Size zarar verecek ya da canınızı yakacak bir şeye inanmak aptallıktır. Bu zaten inandığınız şey değil; bazı durumların sonucunda ortaya çıkan, zihninizin oluşturduğu inanç veyahut düşüncedir. Zihninizin içine daldığınızda zaman ve […]
–İsmin ve işin nedir? +Atamert Yavuz. Amatör lig futbolcusuyum. Bilmiyon mu bunu zaten, bu ne iş ben anlamadım? –İşinden memnun musun? +Memnunum… Memnundum, pandemi girdikten sonra çocukluk aşkım olan futboldan yaklaşık 10 aydır uzak kaldım. Senin dırdırınla yaşamayı bilmiyorsun sen… –Bu seni hangi yönlerden etkiledi? +Bu beni maddi manevi her yönden etkiledi. Virüs yüzünden işsiz […]
Biri var. Pencerenin kenarından gözlediğin Yarının yok olmasına sebep olacak biri var Kurumaya yüz tutmuş bir çiçek Su vermenin fayda etmediği Sen su veriyorsun Çünkü biri var Dönüşte çiçeği görmek isteyen biri Sinirlenince çekip gitmek istiyorsun Hiçbir şey düşünmeden Başını bırakıp gitmek istediğin biri var Aklının onda kalacağı biri var Üzülünce ağlamak istiyorsun Kim görürse […]
SAÇ ÖRGÜSÜ Kitap Adı: Saç Örgüsü Orijinal Adı: La Tresse Yazar: Laetitia Colombani Çeviri: Gülşah Ercenk Yayınevi: Yan Pasaj Yayınevi Sayfa: 188 Baskı: 2020 Tür: Roman İtalya, Kanada ve Hindistan… Üç farklı ülke… Smita, Giulia ve Sarah… Üç farklı kadın… Bu üç kadın, üç farklı kıtada, üç farklı hayat yaşıyorlar. Birbirlerinin varlıklarından bile haberleri olmayan […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.