fbpx

dunya bublogtaUzayda yaşam nasıl var olunur, uzayda yaşayabilir miyiz, uzayın bir başlangıcı ya da sonu var mıdır? Bu sorular aklımızı kurcalamakla beraber tam da bir merak konusu. Haydi o zaman uzayda ne tür cisimlerin olduğuna göz atalım. İlk önce hepimizin çok da sevdiği obje olan yıldıza bakalım. Sonsuzluğun diğer adı da diyebileceğimiz uzayın içerisinde var olan gaz ve toz yığınları bir araya gelip sıkışırmış. Böylece yıldız adı verilen ve bize ışık saçan yıldızlar oluşurmuş. Onların da bir ömrü olur, sonu gelince patlayarak yok olurlarmış. Patlama sırasında dağılan parçalardan da gezegenler meydana gelirmiş. Ne kadar ilginç değil mi? Acaba biz hangi yıldızdan koptuk? Peki yıldız deyince aklınıza bir şey çağrıştırmıyor mu? Tabii ki yıldız kümeleri, yıldız topluluğuna verilen bir addır ve bunu hepimiz az çok gökyüzünde görmüşüzdür. Ya kuyruklu yıldıza ne dersiniz, şahane değiller mi? Evet onlar aslında donmuş gaz ve toz bulutlarından meydana gelirmiş ve genel olarak adı meteor kaymasıdır. Hadi meteor demişken ona da göz atalım. Meteor dediğimiz şey uzayda var olan gök taşlarının Dünya’nın atmosferi içerisindeki hâline meteor deniliyormuş. Şimdi ise biraz uzayın derinliklerine ineceğiz. Hepimiz ya da belki çoğumuz gök adaların ve galaksilerin nasıl meydana geldiğini merak etmiştir. Hadi birlikte ne olduğuna bakalım. Farklı gök cisimleri (yıldız, kızgın gaz ve toz yığınları) arasında belirlenememiş maddeler varmış. Bunlardan oluşan dev sistemlere de galaksi ya da gök ada denirmiş. Dünya, Samanyolu Galaksisi içerisinde yer alıyormuş. Gerçekten de değişik bir evrende yaşıyoruz…

Şu an okları buraya çevirmek lazım. Uzayda yaşam var mı? Bunu başta bilim insanları olmak üzere hatta insanlar da merak ediyormuş. Şimdi sizler için yaptığım kısa araştırmayı buraya ekleyeceğim.

1960 yılında senin gibi uzaydaki hayatı merak eden Frank Drake, ilk uzay dinleme araştırmasına girişmiş. Ama hâlâ elinde pek bir bilgi olduğu söylenemez. Bunu öğrenebilmemiz için bilim insanlarına göre en az 10 milyon yıldızı yakından tanıyabilecek teknolojik altyapıya sahip olmamız gerekiyormuş. Düşünsene sadece bizim içerisinde olduğumuz Samanyolu Galaksisi’nde 200 milyardan fazla yıldız olduğu tahmin ediliyormuş.

Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) bu soruya yıllardır cevap arıyormuş zaten. 1977 yılında uzaya gönderilen ve 2025’e kadar uzayda hayat olup olmadığını araştıran Voyager 1’den haber bekleyip duruyormuşuz. NASA, 2025 yılında uzay mekiğinin artık enerjisinin biteceğini belirtmiş. Dahası insanların umudu bitmek bilmiyor, en iyisi biz bu merakımızı koruma altına alıp bekleyelim. Belki yakında uzaylı dostlarımız da gelir.

the kupaaaaa içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
4 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
the kupaaaaa içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

   Benim adım Ümran. Ümran Dakneş. Beş yaşındaydım. Ailemle Suriye’nin Halep kentinde, Esad rejimi yüzünden zor şartlar altında yaşarken Rusya’nın hava saldırıları sırasında evimizin yıkılması sonucu enkaz altında kaldım. Enkazdan çıkarıldığımda tenimin rengi toz yüzünden griydi. Kirpiklerime moloz yığını oturmuştu sanki. O kadar çok korkmuştum ki flaşlar her patladığında ürperiyordum. Fotoğraflarımı çekiyorlardı! Neden? Çünkü gözlerimden […]
Dede korkut hikayeleri 12 ve 14. yüzyıllar arasında Doğu Anadolu ve Azerbaycan’da yaşayan Oğuz boylarının günlük yaşamlarının olağanüstü olaylarla süslenmiş bir anlatımla anlatılan hikâyelerdir. Sonucunda halk hikâyelerden ders çıkarmıştır. Bir ön söz ve 13 hikâyeden oluşmaktadır. (13. hikâye olan “Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi” son dönemlerde tespit edilmiştir.) 13 hikâyeden her birisi bir boy […]
Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.