Bu yazımızın konusu -belki de ilk defa burada öğreneceğiniz- Avrupa dillerinde de kullanılan bir Türkçe sözcük: Oğlan.

            Oglan hakkındaki ilk bilgilere Kaşgarlı Mahmut’un Divanı Lügatit Türk’ünde rastlıyoruz. Kaşgarlı Mahmut bu kelime için ‘’Kuralsız bir biçimde ‘oglan’ şeklinde çoğul yapılır.’’ der. Böyle söylemesinin nedeni kökeni oğul olan bu sözcüğün ‘’oğullar’’ değil de ‘’oğlan’’ olarak çoğul yapılmasıdır (‘’Er’’ sözünün ‘’eren’’ olması gibi).  ‘’Doğurma, kutluluk, ortaya getirme’’ anlamlarındaki‘’oğ’’ kökünden ‘’doğan, yavru’’ anlamlarında ‘’oğul’’ sözü türemiştir.

Bu kadar dil bilgisi yeterli, şimdi kelimemizi incelemeye başlayabiliriz. ‘’Oğul’’ Eski Türkçede hem kız hem de erkek çocuklar için kullanılıyordu. Sonradan ‘’köle’’ ve ‘’koruyucu, muhafız’’ anlamlarını kazandı. Daha da sonraları ilginç bir şekilde değişerek ulan/lan biçimine geçmiş. İşte bu ulan sözcüğü, Altın Orda döneminde kağan ve prens arasındaki bir unvan olarak Moğolcada kullanılmaya başlandı. 13. yüzyıldan itibaren askeri bir terime dönüştü. Ulan sözcüğünün unvan olarak kullanılmasındaki en büyük etken, 11. yüzyılda Kıpçak hanlarında kişi ismi olarak kullanılmasıdır.

            Ulan sözcüğünün Avrupa dillerine geçişi, Altın Orda devletinden Lehistan ve Litvanya’ya iltica eden Türklerin sınır boylarında bu ülkeler tarafından seçkin süvari birlikleri olarak kullanılmaya başlanmasına dayanır. Polonya tarihlerinde Kral Stephan Bathori’nin, Leh-Rus savaşı sırasında ordusunda bulunan Tatar birliklerinin komutanının adı ‘’Ulan’’ olarak kayıtlıdır. Anlaşılan odur ki ulan sözcüğü Doğu Avrupa’ya cins ad olarak değil, özel ad olarak girerek unvan biçimine dönüşmüştür. Bu ad, zamanla sadece Tatar alaylarının değil tüm Leh birlikleri için kullanılmaya başlanmıştır. Mızrak, piştov ve kılıç kullanan bu birlikler uhlan adıyla anılmıştır.

            Türkçe oglan gibi İngilizcedeki infantry kelimesinin de Latince infantem ‘’çocuk’’ anlamından ‘’piyade’’ anlamı kazanması, ‘’oğlan’’ veya ‘’çocuk’’ anlamlı sözlerin askeri terminolojide alt rütbeli asker karşılığında metaforlaşabileceğinin örneklerinden biridir. Askeri rütbe veya unvan haline gelen bir sözcük, toplumlarda soyadlarının olmadığı dönemlerde aile/hanedan ismi olarak benimsenebilir. Nitekim Leh birliklerinde Ulan adlı/soyadlı Tatar komutanların adından sözcük Lehçede cins adlaşmış ve askeri terminolojideki yerini almıştır. Bu bağlamda İngilizce  jokey kelimesinin de başlangıçta ‘’oğlan çocuğu’’ anlamlı jock sözcüğünden ‘’at binicisi’’ anlamını kazandığını belirtmek gerek.

Hüseyin Recep Demirci içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Hüseyin Recep Demirci içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Her sayının bir anlamı yoktur belki. İnsanlar için önemli veya önemsiz binlerce sayı, binlerce rakam pi sayısının içinde yuvarlanıp gitmektedir. Fakat bu sayının ülkemizde yaşayan her insan için önemli olması gerekmektedir. Önemli olmak zorundadır. Bu sayı Türkiye’deki Hayvanları Koruma Kanunu’nu ifade ediyor. 24 Haziran 2004’ten bugüne kadar aynı şekliyle korunmuş bir anayasa maddesi. 5199’a göre […]
Merhaba. Uzun adı Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği, kısa adı ise Gemi İnşa Mühendisliği olan bölümümü anlatmaya çalışacağım. Çoğu mühendislik bölümü gibi gemi inşa mühendisliği de içinde matematik, fizik, kimya ve özellikle matematik ve fiziğin alt dallarını içinde barındıran bir bölümdür. Özellikle mukavemet, sayısal yöntemler ve diferansiyel denklemler vazgeçilmez dersler arasındadır. Bu teorik dersleri […]
Mühendisliğin yapı taşı olan makine mühendisliğine bir şans verme zamanı gelmedi mi sizce de? Hakkında bir sürü şaka ve espri yapılmış bu disiplin hayatımızın her dakikasına dahildir. Haydi kısa bir tura çıkalım.  ”Her şey ters gidiyorsa unutma; uçak rüzgârı karşısına alarak yükselir, arkasına alarak değil.” Henry Ford Makine mühendisliği, her türlü mekanik ve enerji dönüşüm […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.