fbpx

Bu yazımızın konusu -belki de ilk defa burada öğreneceğiniz- Avrupa dillerinde de kullanılan bir Türkçe sözcük: Oğlan.

            Oglan hakkındaki ilk bilgilere Kaşgarlı Mahmut’un Divanı Lügatit Türk’ünde rastlıyoruz. Kaşgarlı Mahmut bu kelime için ‘’Kuralsız bir biçimde ‘oglan’ şeklinde çoğul yapılır.’’ der. Böyle söylemesinin nedeni kökeni oğul olan bu sözcüğün ‘’oğullar’’ değil de ‘’oğlan’’ olarak çoğul yapılmasıdır (‘’Er’’ sözünün ‘’eren’’ olması gibi).  ‘’Doğurma, kutluluk, ortaya getirme’’ anlamlarındaki‘’oğ’’ kökünden ‘’doğan, yavru’’ anlamlarında ‘’oğul’’ sözü türemiştir.

Bu kadar dil bilgisi yeterli, şimdi kelimemizi incelemeye başlayabiliriz. ‘’Oğul’’ Eski Türkçede hem kız hem de erkek çocuklar için kullanılıyordu. Sonradan ‘’köle’’ ve ‘’koruyucu, muhafız’’ anlamlarını kazandı. Daha da sonraları ilginç bir şekilde değişerek ulan/lan biçimine geçmiş. İşte bu ulan sözcüğü, Altın Orda döneminde kağan ve prens arasındaki bir unvan olarak Moğolcada kullanılmaya başlandı. 13. yüzyıldan itibaren askeri bir terime dönüştü. Ulan sözcüğünün unvan olarak kullanılmasındaki en büyük etken, 11. yüzyılda Kıpçak hanlarında kişi ismi olarak kullanılmasıdır.

            Ulan sözcüğünün Avrupa dillerine geçişi, Altın Orda devletinden Lehistan ve Litvanya’ya iltica eden Türklerin sınır boylarında bu ülkeler tarafından seçkin süvari birlikleri olarak kullanılmaya başlanmasına dayanır. Polonya tarihlerinde Kral Stephan Bathori’nin, Leh-Rus savaşı sırasında ordusunda bulunan Tatar birliklerinin komutanının adı ‘’Ulan’’ olarak kayıtlıdır. Anlaşılan odur ki ulan sözcüğü Doğu Avrupa’ya cins ad olarak değil, özel ad olarak girerek unvan biçimine dönüşmüştür. Bu ad, zamanla sadece Tatar alaylarının değil tüm Leh birlikleri için kullanılmaya başlanmıştır. Mızrak, piştov ve kılıç kullanan bu birlikler uhlan adıyla anılmıştır.

            Türkçe oglan gibi İngilizcedeki infantry kelimesinin de Latince infantem ‘’çocuk’’ anlamından ‘’piyade’’ anlamı kazanması, ‘’oğlan’’ veya ‘’çocuk’’ anlamlı sözlerin askeri terminolojide alt rütbeli asker karşılığında metaforlaşabileceğinin örneklerinden biridir. Askeri rütbe veya unvan haline gelen bir sözcük, toplumlarda soyadlarının olmadığı dönemlerde aile/hanedan ismi olarak benimsenebilir. Nitekim Leh birliklerinde Ulan adlı/soyadlı Tatar komutanların adından sözcük Lehçede cins adlaşmış ve askeri terminolojideki yerini almıştır. Bu bağlamda İngilizce  jokey kelimesinin de başlangıçta ‘’oğlan çocuğu’’ anlamlı jock sözcüğünden ‘’at binicisi’’ anlamını kazandığını belirtmek gerek.

Hüseyin Recep Demirci içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Hüseyin Recep Demirci içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]