Nazan Kesal, 28 Mart 1969 yılında Manisa, köprübaşında doğdu. İlköğretim ve liseyi Manisa’da tamamlamasının ardından yükseköğrenimini İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro – Oyunculuk bölümünde 1991 yılında bitirdi. Eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul’a yerleşen Nazan Kesal, TV dizileri, sinema ve reklam filmlerinde rol aldı. 1996 – 2004 yılları arasında Diyarbakır Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’nde oyuncu ve yönetmen olarak görev yaptı. 2004 başında Bursa Devlet Tiyarosu’na atanan sanatçı, Ankara Sanatevi Tiyatrosu, Tiyatro Ayna, Tiyatro İstanbul, Diyarbakır Sanat Merkezi gibi özel topluluklarda da çalıştı. Beykent Üniversitesi Sinema TV bölümünde yüksek lisans yapmıştır.

Yönettiği Tiyatro Oyunları:

  • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamaları, şiir-performans gösterisi, Diyarbakır Sanat Merkezi – 2003
  • Öç (oyun): Orhan Asena – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 2000
  • O Şehrin Çocukları: Diyarbakır Sanat Merkezi – 1993

Rol Aldığı Tiyatro Oyunları:

  • Yaralarım Aşktandır: Şebnem İşigüzel – 2019
  • Torun İstiyorum: Thomas Jonigk – 2016
  • Özgürlük Oyunu: Adem Atar – Bursa Devlet Tiyatrosu – 2010
  • Karşılaşmalar: Can Utku – Bursa Devlet Tiyatrosu – 2009
  • Hitit Güneşi: Turgay Nar – Bursa Devlet Tiyatrosu – 2005
  • Bernarda Alba’nın Evi: Federico Garcia Lorca – Bursa Devlet Tiyatrosu – 2004
  • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamaları, şiir-performans gösterisi – Diyarbakır Sanat Merkezi – 2003
  • Mikado’nun Çöpleri: Melih Cevdet Anday – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 2002
  • Deli Dumrul: Güngör Dilmen – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 2001
  • Barış: Aristophanes – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 2001
  • Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım: Haldun Taner – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 2000
  • Şahmeran: Nâzım Hikmet – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1999
  • Bir Yaz Gecesi Dönümü Rüyası: William Shakespeare – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1999
  • Yolcu: Nâzım Hikmet – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1998
  • Kaç Baba Kaç: Ray Cooney – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1997
  • Tartuffe: Moliere – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1997
  • Burnunu Kaybeden Palyaço: Nil Banu Engindeniz – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1997
  • Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı: Aziz Nesin – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1997
  • Çetin Ceviz: Barillet ve Gredy – Tiyatro İstanbul – 1996
  • Ziyaretçi: Tuncer Cücenoğlu – Tiyatro Ayna – 1995
  • Rosa Lüksemburg: Rekin Teksoy – Tiyatro Ayna – 1994
  • Cam Bardaklar Kırılsın: Adem Atar – Ankara Sanat Evi Tiyatrosu – 1993

Rol Aldığı Sinema Filmleri:

  • Kardeşim Benim – Ayşe’nin annesi
  • Toz Bezi – Hatun
  • Delibal – 2015 – Fusün’un annesi
  • Daire: Atıl İnaç – 2014 – Betül
  • Saç (film): Tayfun Pirselimoğlu – 2010
  • Albatrosun Yolculuğu: Cengis Temuçin Asiltürk – 2010
  • Vicdan: Erden Kıral – 2008
  • Hüküm: L. Rezan Yeşilbaş – 2008
  • İklimler: Nuri Bilge Ceylan – 2006 – Serap
  • Uzak: Nuri Bilge Ceylan – 2002 – Serap
  • Yazgı: Zeki Demirkubuz – 2001 – Patron Kızı
  • İstanbul Kanatlarımın Altında: Mustafa Altıoklar – 1996 – Fahişe
  • Bir Sonbahar Hikayesi: Yavuz Özkan – 1994
  • Kiralık Ev: 1994
  • Waldo, Sen Neden Burda Değilsin: 1993
  • Biri Aida Diğeri Zeliha: 1992
  • Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri: İrfan Tözüm – 1992 – Komşu Kadın
  • Gölge Oyunu: Yavuz Turgul – 1992 – Sezen

Rol Aldığı Diziler:

  • Bir Zamanlar Çukurova – 2020 – Sevda Çağlayan
  • Çocuk – 2019- Asiye Karasu
  • Halka – 2019 – Hümeyra Karabulut
  • Fazilet Hanım ve Kızları – 2017-2018- Fazilet Çamkıran
  • Analar ve Anneler – 2015 – Muazzez
  • Bugünün Saraylısı: Kudret Sabancı – 2014 – Üftade
  • Kayıp Şehir : Cevdet Mercan – 2012 – Meryem
  • Bir Ömür Yetmez : İlksen Başarır – 2011 – Şükran
  • Aşk ve Ceza: Kudret Sabancı – 2010 – Sevgi
  • Hicran Yarası: Nursen Esenboğa – 2009 – Hicran
  • Cennetin Çocukları: Faruk Teber – 2008 – Mevlüde
  • Şölen: Cemal Kavsar – 2007 – Süreyya
  • Rüzgarlı Bahçe: Metin Günay – 2005 – Gülten
  • Aliye: Kudret Sabancı – 2004 – Nermin
  • Yadigar: Hakan Gürtop – 2004 – Kezban
  • Mühürlü Güller: Hakan Gürtop – 2003
  • Berivan: Temel Gürsu – 2002
  • Şara: Orhan Oğuz – 1999
  • Bizim Aile: Kartal Tibet – 1995
  • Öykülerle Yaşayanlar: Tülay Eratalay – 1994 – Dagır Dilsiz Kadın
  • Tatlı Betüş: Atıf Yılmaz – 1993
  • Süper Baba: Osman Sınav – 1993

Nazan Kesal başarılarıyla birçok ödüle layık görülmüştür.

Ödülleri:

  • 2006 – 43. Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü (İklimler)
  • 2011 – 30. Uluslararası İstanbul Film Festivali En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Saç)
  • 2014 – 25. Ankara Uluslararası Film Festivali En İyi Kadın Oyuncu Ödülü (Daire)

Nazan Kesal izlemek benim için nasıl anlatsam… Beni çok mutlu eden bir şey. Her izlediğim tiyatro, film, dizisinden yeni bir şeyler öğrendiğimden kitlenerek izliyorum. Ben 02 doğumluyum ancak Aliye dizisine kadar hatırlayabiliyorum ama hatırlayabildiğim her dizisinde başarısı yadsınamaz bir gerçek. Güçlü kadın denince aklıma gelir benim Nazan Kesal. Benim için tam bir kadın figürü. Çocukluğumdan beri öyle oldu. Dizileriyle filmleriyle büyüdüğüm oyunculardan Nazan Kesal. Bilirsiniz ki çocuklar izlediklerinden etkilenir ve karakterlerinin gelişmesinde aile eğitiminin yanı sıra izlediği şeylerin de etkisi büyüktür. Ben şimdi 18 yaşındayım ve yaptığım işleri hep en iyi şekilde yapmak için uğraşıyorum. Bunda ailemin eğitiminin yanı sıra Nazan Kesal’ın etkisi büyüktür. Bunu çok rahat bir şekilde söyleyebilirim çünkü öyle çok dizi film izleyen bir aile değil benim ailem. Evde izlenen dizilerde de Nazan Kesal oynuyordur illaki. Ben Nazan Kesal’ı televizyonda gördükten sonra zaten hep onun filmlerini dizilerini izlettim evde. Bu nedenle etkilenebileceğim kadar gördüğüm tek oyuncudur Nazan Kesal ve ben bundan çok gurur duyuyorum. Rol model olarak Nazan Kesal’ı seçmiş olmaktan gurur duyuyorum. Çocukluğumu onu izleyerek geçirmiş olmaktan gurur duyuyorum. Şimdilerde nasıl Türkan Şoray, Filiz Akın gibi oyuncuları döneminin kraliçeleri olarak anıyorsak bundan uzun yıllar sonra da Nazan Kesal’ı döneminin kraliçesi olarak anacağımıza hatta döneminden sonrasına da ışık tutacağına eminim. Kendisinin birkaç hayranıyla konuşma fırsatım oldu. Kendilerine Nazan Kesal’ı sordum. Çok güzel cevaplar aldım.

-Nazan Kesal hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

+Nazan hanımı önceden tanımıyordum. Bende bazılarımız gibi Çukurova’da tanıdım. Sıkı bir takipçisi değilim. Ama oynadığı karakteri birazcık kötü gibi olsa da kötü karakterleri oynamak zordur ve gayet rolünü güzel oynuyor. Onu tebrik ederim.✨ Oyunculuk kariyerinde de başarılar dilerim!✨❤️

+Bence kişilik sahibi ve kendi görüşleri olan biri. Diksiyonu, ses tonunu çok iyi kullandığını düşünüyorum. Oynadığı karakterden dolayı belki böyle düşünüyorumdur ama bence ne kadar duygulara önem verse de olgunluğundan dolayı duygu kadını değil de sanki beyniyle hareket eden biri gibi ama bu sadece bir öngörü.

+Nazan Kesal hem tiyatro hem dizi hem de bazı sinemalarda rol alan başarılı bir isim… Ben kendisini Fazilet Hanım ve Kızları dizisinde çok sevmiştim diğer dizileri ayrı güzeldi tabii ama bu bir başka… Kendisi hem oyuncu hem de bir anne… Annelik en kutsal meslek… Mesleğinin şartları ötürü gerektiği zamanlarda çocuğundan ayrı kalmasına rağmen mesleğini severek yapıyor… Nazan ablayı sevmemin sebeplerinden biri de bu… Çünkü bazı şeyler için sevdiklerimizden de feragat etmemiz gerekiyor… Nazan abla da bazen bunu yapmak zorunda kalıyor ama yine de mükemmel bir anne ve çok başarılı gördüğüm bir oyuncu şimdi BZÇ’de Sevda Çağlayan rolünde Sevda’yı şahsen sevmiyorum ama onu canlandıran bu güzel kadını çok seviyorum… Rolleri hayata sokanlar oyuncular ne kadar başarılıysalar biz o rolden o kadar nefret eder veya o rolü çok severiz hatta hayatımızın bir parçası haline gelirler… Sevda Çağlayan da bu karakterlerden biri…

+Nazal Kesal oynadığı her gösteride çok güzel, güçlü bir kadın. Ona hayran oluyorum her gösteride çok güzel bir kadın.

+Nazan Kesal’ı daha önceden tanıyordum ama yakından takip etmiyordum. Onu daha çok Bir Zamanlar Çukurova’da Sevda olarak tanıdım ve iyi ki de tanımışım. Çok samimi, mütevazı ve başarılı bir oyuncu. O samimiyeti izleyiciye yansıyor. Kendisini çok seviyorum. Daha önce tanımadığım için pişman olduğumu net olarak söyleyebilirim. İyi ki var ❤️

+Nazan Kesal’ı çok beğeniyorum, seviyorum, çok nahif bir kadın. Yüzünde bir anne, bir abla, öğretici sıcaklığı var. Vahide Perçin ile arkadaş olması da ayrı güzellik katıyor gönlümüze. Onu dizide görmek çok güzel, iyi ki var.

+O çok olumlu ve iyi bir oyuncu❤

+Nazan Kesal is a very valuable actress for Turkey, she plays her roles very well, I have nothing to comment on, a very good actress. She is amazing. (Nazan Kesal Türkiye için çok değerli bir oyuncu, rollerini çok iyi oynuyor, yorum yapacak bir şeyim yok, çok iyi bir oyuncu. O inanılmaz!)

O kadar geniş bir hayran kitlesi var ki. Yaptığım ankete Rusya’dan tutun Romanya’ya kadar bir sürü ülkeden mesaj aldım. Yukarıda okuduklarınızın çoğunu farklı farklı dillerden çevirdim. Ve hepsi kendisine onu çok sevdiklerini iletmemi istedi. Gerçekten çok geniş ve güzel bir hayran kitlesi var.

Nazan Kesal’ın oynadığı anne rollerine biraz değinmek istiyorum. Anne rolü kolay oynanabilen ve herkesin yapabileceği türden bir rol değil bana kalırsa. Nazan Kesal’ın oynadığı her anne rolü muhteşem ve insanların kalbine dokunacak türden. Bu her oyuncunun yapabileceği türden bir şey değildir. Bu konuda da Nazan Kesal farkını ortaya koymakta.

Kendisine buradan huzurlu ve mutlu bir hayat dilerim. Umarım her yeni gün başarılarına başarı eklemeye devam eder.

Okurlarımız bu yazıyı çok sevdi.
Yorumları göster Yorumları gizle
Yorumlar Türkiye’nin Kadınları 1# Nazan Kesal
  • 5 Aralık 2020

    Nazan Kisal’ı seviyorum ve onu göreceğim gün için her şeyi yapacağım.Onu çok seviyorum.Harika, çalışkan bir oyuncu.Sanatı çok seviyor.Birçok dizi izledi.Hepsi dizi harika.Onları ayırt edemiyorum.Seni seviyorum.

    Cevapla

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF uzantıları desteklenir.

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

 << Vuslat-I Okumak için tıklayın. Ayrılamadım bir süre oradan. Mıhlanmıştım adeta oturduğum yere. Güneş gitmişti, çalan şarkı yerini bir başkasına bırakmıştı, zaman kimseyi beklemeden akıp gidiyordu. Ben ise bir ağacın altında oturmaya devam ediyordum. Yoktu bir sebebi. Yine Güneş’imi düşünmüştüm, yine güneşe veda etmiştim ve nihayetinde yine bir başımaydım. Yine yalnızdım. Onca düşünceyle savaşmak öyle […]
”Yine mi altını ıslattın? Bıktım senden. Nedir bu çektiğim çile? Bitmek bilmiyor!” 11 yaşımdayken en sık duyduğum cümleleri okudunuz az önce. ”11 yaşında altını mı ıslatıyordun?” demeyin hemen. Büyümemiştim ki ben. Büyüyememiştim. Korkumdan, endişemden, hissettiğim suçluluk duygusundan uyuyamazdım çoğu gece. Bazen minik bedenim yorgunluğuma dayanamazdı da sızar kalırdım çekyatta. O zaman da altımı ıslatırdım işte. […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

İlgini Çekebilir

Bizler yaşamımızı sürdürürken hiç bilmediğimiz yerlerde, hiç duymadığımız kadınlar öldürülüyor. Bazen din adı altında, bazen kıskançlık bahane edilerek, bazense istenmemeyi hazmedemeyerek cinayetler işleniyor. Maalesef, yeryüzü binlerce trajik ölüme şahitlik ediyor. Ben ise sizlere hiç duymadığınız kadınların çığlıklarını duyurmak istiyorum. Ne uğruna hayatlarının çalındığını, nasıl zorluklarla mücadele ettiklerini, nelerle başa çıkmak zorunda kaldıklarını anlatmak istiyorum. Duyun […]
Sabah uyanmak artık öyle başka geliyor ki bana… Dünyam tepetaklak olmuş, yer gök göğsümde buluşmuş sanki. Öyle ağır, öyle ağır ki içimdeki bu yük… Nedendir, neredendir bilmem, belki elimin kesik acısı yüreğime vuruyordur. Fiziksel acı beni üzmüyor ama yüreğime çarpan bu acı beni paramparça ediyor sanki… Gecenin karanlığında, çelimsiz bedenimle yürüyordum. Bir hiç olsaydım, bir […]
Özdeyiş, vecize, aforizma ya da özlü söz; düşünce, duygu ya da ilkeleri kısa ve öz bir biçimde anlatan sözlerdir. Kimi zaman motto, kelamıkibar ve ülger olarak da anılırlar. Özdeyişlerin söyleyeni genellikle bellidir ancak bazı sloganlaşmış özdeyişlerin kim tarafından yaratıldığı bilinmeyebilir. Aforizmalarda ileri sürülen fikirler, başkalarının kabulünü beklemeyen; yazarın subjektif kanaatleridir. Burada benim için çok önemli […]
Işık hüzmesi tadında bir hayat Gözlerim yarım bakışta Bağcıklarım hazır halde İçeri girmek gerekiyor Bozuk frekansta güzel bir müzik Kulaklarım sinirden kuduruyor Bütün olanlar önceden sonrasıymış Notaya anlam katan bir sonraki nota gibi Papatyanın son yaprağında kalmış söz Hayat zorlamaya gelmez Üfledikçe harlanır köz Hayatı anlatıyorum, dinleyin Hayatı bilmiyorum, dinlemeyin Hayatı yaşadım, görün Eleğe kum […]
Araba durdu, şoförümün kapıyı açmasını beklerken elimdeki gazeteyi katladım ve arka koltuğun üzerine koydum. Teknoloji sayesinde her şeye her an internetle erişebiliyor olsak da gazete okumak benim bırakamayacağım bir alışkanlıktı ve her fırsatta bunu değerlendirirdim. Şoför arabanın kapısını açtı, arabadan indim ve ceketin yakalarından tutup düzelttikten sonra söyle bir başımı kaldırıp kendimle gurur duymadan duramadım. […]
Alma Terzic, 11 Temmuz 1987 yılında Zenica, Yugoslavya’da dünyaya geldi. 4 yıl oyunculuk eğitimi alan güzel oyuncu sektöre 2008 yılında Kar (Snow) adlı filmle giriş yaptı. Ardından birçok film ve dizide yer aldı. Filmleri 2008 – Snow / Lejla 2008 – Mahala (kısa film) 2009 –Volim te… (kısa film) 2010 – Unutma Beni İstanbul 2011 – Kan ve Aşk (In […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.