fbpx

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) uzay aracı Peseverance, yedi aylık yolculuğunu tamamlayıp Mars’a inişini başarıyla gerçekleştirdi.

Kim hayal etmez ki Mars’ta gezmeyi!

Mars’taki kraterde bulunan deltalardan dolayı bir zamanlar bir göl olduğu düşünülmekteydi. 2007 yılında burada bir zamanlar göl olabileceği keşfedildikten sonra bu kratere Boşnakçada ‘’göl’’ anlamına gelen ‘’Jezero’’ ismi verildi. Kratere bağlı iki tane de kanal bulunmakta ve bu kanalların bir zamanlar Jezero kraterini beslediği düşünülmekteydi.
Mars yüzeyinde bu tip oluşumların var olduğunu ancak bir atmosfer bulunmadığından bu şekilde göller oluşamayacağı düşünülüyor.

Şimdi de size Türkiye’nin en özel gölünden bahsetmek istiyorum.

Kayaçların ufalanması sonucu küçük taneciklerden oluşan ve binlerce yıl önce ölen bakteri fosillerinin bembeyaz kum gibi gözüktüğü bir yer hayal edin. Bu kayaçlar dalga etkisi ile ufalanıyor ve incecik kum görüntüsüne bürünüyor. Gölde bulunan magnezyum ve fosfor elementleri ile uyum içinde yaşayan ve adaptasyonu gittikçe artan bitkiler ve hayvanların yaşamakta olduğunu…

Doğal bir laboratuvar, binlerce yılın görsel şöleni, mavi-turkuaz bir cennet.

Bu kayaç yüzeyi bilin bakalım hangi yöremizde mevcut?
”Türkiye’nin Maldivleri” olarak bilinen Salda Gölü…

Krater gölü oluşu onun oldukça derin olmasını sağlamış. Dünyanın en temiz 5. gölü. Gölün en özel ve güzel kısmı da bu, göl kendini kaynağından yenileyebiliyor. Bu yüzden de oldukça temiz. Türkiye’nin en derin 2. gölü. Türkiye’nin Maldivleri olarak da bilinen Salda Gölü…

Fakat o beyaz kumlar o kadar hassas ki ona dokunmak bile zarar verebiliyor. Belki gidilmemesi gerekiyor, belki de gidilip de zarar vermeyecek şekilde gezilmesini sağlayacak yürüyüş parkurları sağlanması…

Son şans turizmi olarak değerlendirilmeden,  ‘’Yok olmadan önce gör.’’ mantığı ile değil de koruma amaçlı veya hiç değilse doğaya zarar vermeden o kayaçlar görülmeli diye düşünüyorum.

Ve o zaman kayaçlara ve göle baktığınızda etrafınızdakiler sizin gerçekten o yaz günü, kayaçlara mı, göle mi baktığınızı; yoksa tepelerin üzerindeki hiçbir şafağın göremediği ve hiç batmayan yıldızlarıyla Jezero Krateri’ne mi baktığınızı bilemeyecekler.

Gidelim, görelim ama Mars’a ilk kez ayak basar gibi; oldukça narin, oldukça hassas ve değerini bilerek…

Deniz Şeker Ari içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Deniz Şeker Ari içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.