17. yy’da cebirsel gösterimlerle matematiğe giren trigonometrinin kökeni oldukça eski. İÖ 2000 – 3000 yıllarında hesaplamalarda kullanılmaya başlanmıştır. Örneğin; Mezopotamya’da Babiller, daireyi astronomi bilimi ile ilgili olarak 60’a bölmüşler, bir yılda 360 gün olduğunu hesaplamışlardır. Mevsimlerin tekrarı da bu periyod içinde gerçekleşir. Eski Mısır’da da trigonometri, astronomi (güneş saati) ve arazi hesaplamalarında (haritacılık) rol oynamıştır. Ahmes papirüsünde (İÖ 1550) piramitlerin ölçümüyle ilgili beş problemin çözümünde kullanılmış fakat adı trigonometri olarak ifade edilmemiştir.
İlk çağlarda yapılan çalışmalarda;
Yunan bilgini Astronom Hipparchus bir kiriş cetveli kullanmıştır. Menelaos, küresel trigonometri alanında Hipparchus’un çalışmalarını genişletmiştir. İskenderiyeli Ptolémee’nin büyük eseri ALMAGEST’te yaptığı çalışmaları yazmıştır. Anaximander’in (İÖ 575) güneş saatini Isparta’da yaptığı söylenir.
Thales (İÖ 650 – Söke-Milet) ölçümlerinde trigonometriden yararlanmıştır.
Yunanlılar hesaplamalarda kirişten yararlanıyorlardı. Hintliler bunun yerine (sinüs) kullanmışlardır. Sinüs kelimesi, Sanskritçe kelimenin Arapçaya yanlış tercümesi ve daha sonra 12. yy’da Tivolili Plato tarafından Latinceye aynen çevrilmesi sonucu oluşmuştur. Kosinüs ise 15. yy ortalarında kullanır hale gelmiştir.
9. yy’da Arap bilgin El Battani, batıya sinüsü tanıtmış, tanjant, kotanjant fonksiyonlarını ve küresel üçgendeki kosinüs teoremini bulmuştur. 9. yy’da aynı şekilde Ebulvefa, tanjant cetvelini hazırlamıştır.
13. yy’da trigonometri İranlı bilgin Nasiriddin-i Tusi ile bir bilim dalı haline gelir. 15. yy’da bu çalışmaları benzer olarak Regiomonatus yapmaya başlar.
Fransız matematikçi Viete küresel üçgendeki bilgileri kutupsal üçgene uygulamış ve sin, cos’u ifade etmiştir. 17. yy’da logaritmanın icadı ile hesaplamalar kolaylaşır.
18. yy’da Euler, trigonometri formüllerinin yazılış ve kuruluşuna katkı yapar. Örneğin; üçgenin kenarlarının a, b, c ile; açılarının A, B, C ile gösterilişi ona aittir.
Daha sonraları Lambert, Lagrange, Gauss, Bessel ve birçok bilim adamı önemli katkılarda bulunurlar.

Trigonometrinin kullanım alanlarına bakacak olursak; trigonometriyi kullanan bazı dallar şunlardır: jeofizik, kristalografi, ekonomi (özellikle de finansal pazarların analizinde), elektrik mühendisliği, elektronik, jeodezi, makine mühendisliği, meteoroloji, müzik kuramı, sayı kuramı (ve dolayısıyla kriptografi), oşinografi (okyanus bilimi), farmakoloji (eczacılık), optik, fonetik, olasılık kuramı, psikoloji, sismoloji… Birçok kişi tarafından sadece matematikte hesaplama olarak görülen trigonometri, uygulamaları astronomide görülmekle beraber fizik, meteoroloji, uçak yapımı ve uçakların yol alışları gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Trigonometrinin sadece matematikle sınırlı olmadığı, birçok alanın, yapının temelini ve hatta yaşamımızı oluşturduğunu göstermektir. Günümüzde dünya harikaları arasında sıralanan Mısır Piramitleri, Pisa Kulesi vb. Ayrıca meridyenler ve uzay hesaplamalarında da birçok kullanım alanı vardır.

Gülşah Atasoy içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Gülşah Atasoy içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.