The Long Dark bir hayatta kalma oyunu. Bir survival oyunu. Sade, yalın bir oyun. Hayatta kalma oyunu nedir, nasıl olmalıdır?
Soda alacaksınız ama içinde orman meyvesi parçacıkları olanını üretmişler, sade soda alıp çıktınız.
Cips alacaksınız ama içine adını dahi duymadığınız bir baharatın hazzını eklemişler. Sade patates cipsi alıp çıktınız.
Magnum alacaksınız içinde bilmem nerenin meyvesiyle sütlü çikolatanın mükemmel uyumunun ahenkli dansı var. Klasik magnum alıp çıktınız. Hadi tamam bademli olanını aldınız.
Bazı ürünler vardır, rekabet ettiği alanda rakiplerinden sadeliği ile ayrılır. İşte Lond Dark da böyle bir oyun.
Sıradan bir hayatta kalma oyunu değil, bir klasik demek istiyorum.

Long Dark’ta sıradan bir hayatta kalma oyununda fazlasıyla görülen bazı şeyler yok. Mesela; zombiler yok, hayaletler yok, canavarlar yok. Dolayısıyla hayatta kalma mücadelesinin heyecanını sonuna kadar yaşıyorsunuz çünkü bu heyecanı bölecek, dikkat dağıtacak faktörler yok.
Long Dark’ta sadece hayatta kalma var.

Bu yazıyı hazırladığım süreçte Long Dark halen geliştirme aşamasında. Hikayenin ilk üç bölümü yayınlanmış durumda. Oyunun hikaye bölümü fazlasıyla eleştiri aldı. Ancak ben o kısımlara girmeyeceğim, evet güzel bir campaing ben de isterdim ama benim bu oyunu ücreti karşılığında almamı sağlayan campaing bölümü değildi, bana bu oyunu survival kısmı aldırttı.
Oyunun hem survival kısmı hem de campaign kısmı için hikaye aslında aynı;
Dağlık bir bölgedesiniz ve manyetik bir doğa olayı sonucu medeniyet yıkılıyor. Elektronik cihazlar, motorlar vs. çalışmıyor. Ve siz tek başınıza karlarla kaplı terk edilmiş bir bölgede hayatta kalma mücadelesi veriyorsunuz.
Düşmanlarınız insanın kendisi, yabani hayvanlar ve doğa. Akla yatan düşmanlar. Bu oyun gerçekçi.
00NBdGnQ

Düşmanları sayarken insanın kendisini de düşmanlardan saydım. İnsanın kendisi diyerek anlatmaya çalıştıklarım; soğuk, susuzluk, açlık, uykusuzluk, yaralar, hastalıklar. Bunların hepsi düşünülmüş.
Soğuk işini, ateş yakarak, terk edilmiş evlerde ve kapalı alanlarda vakit geçirerek, yaktığınız ateşte ısıttığınız sıvıları mideye indirerek halletmeye çalışıyorsunuz.
Susuzluk işini, yaktığınız ateşte kar eritip su elde ederek halletmeye çalışıyorsunuz.
Uykusuzluk işini, çok efor sarf etmemeye çalışarak ve uyumak için uygun alanlar bulduktan sonra uyuyarak halletmeye çalışıyorsunuz.
Doğanın insan vücudunda açtığı yara ve hastalıklar için ise ya doğal yöntemler uyguluyorsunuz ya da sağda solda terk edilmiş alanlarda bulduğunuz ilaçları kullanıyorsunuz.
Açlık işini, hayvan avlayarak, balık tutarak, terk edilmiş alanlardaki besinleri yiyerek halletmeye çalışıyorsunuz.
Yabani hayvan işini, kaçarak, ok atarak ya da terk edilmiş bir bölgede karşınıza çıkacak ateşli silahlar sayesinde kendinizi koruyarak halletmeye çalışıyorsunuz.
Oyun özetle; bu parametrelere dikkat ederken ölmemeye çalıştığınız bir oyun.
Long Dark aslında kimilerine sıkıcı bile gelebilir ancak oyuncunun üzerinde yarattığı duygu bambaşkadır.
Şahsıma daha önce hiçbir oyunda alamadığım kadar fazla gerçeklik hissi yaşatmıştır.
Görsellik olarak sanat eseri gibidir. Herhangi bir anda ekran kaydı alınsa tablo gibi görseller ortaya çıkmaktadır.

TJ9U3kjQ

”Bilgisayar oyunları sanat eseri sayılmalı mıdır?” sorusunun cevabı gibi oyundur.
Oyunun yapım ekibi sürekli olarak oyunu güncellemekte, bitmeyen bir yapım süreci… 🙂 Ancak bir kere ana oyunu aldıktan sonra gelmiş gelecek bütün güncellemelerin hepsine ek bir ücret ödemeden sahip oluyoruz. Bu çok güzel bir olay.
Yapım süreci demişken bu güncellemelerin ya da yeni hikaye bölümlerinin gelmesi gerçekten çok uzun sürebiliyor. Firma hikaye modunu yayınladığında 2 bölüm birden yayınlamıştı ancak 3. bölümün yayınlanması 2 sene sürmüştü. Üstelik firmanın tek ve yegane oyunu da Long Dark olmasına rağmen. Bu da bende oyunun yapımına kim bilir ne kadar özeniliyor diye bir düşünceye yol açıyor.
Ancak ben zaten böyle az ve öz işlerin hastasıyım. Bana göre mesela en iyi roman yazarları da hayatı boyunca 3-5 roman yazmış olanlar. Mesela: Aylak Adam/Yusuf Atılgan
Son tahlilde, bana göre Long Dark gerçek bir ”Hayatta Kalma” oyunudur.
İşin içine zombi girdiği zaman o oyun aksiyon oyunu olur. Yani piyasada hayatta kalma etiketiyle satılan pek çok oyun da aslında aksiyon oyunudur.
İndirimi bekleyebilirsiniz normalde 50 TL olan fiyatı aralıklarla 12,50 TL’ye düşmektedir. Ve bu fiyata şahanedir.

Link: Steam
İyi oyunlar.

Yorumlar The Long Dark İncelemesi

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF uzantıları desteklenir.

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

 << Vuslat-I Okumak için tıklayın. Ayrılamadım bir süre oradan. Mıhlanmıştım adeta oturduğum yere. Güneş gitmişti, çalan şarkı yerini bir başkasına bırakmıştı, zaman kimseyi beklemeden akıp gidiyordu. Ben ise bir ağacın altında oturmaya devam ediyordum. Yoktu bir sebebi. Yine Güneş’imi düşünmüştüm, yine güneşe veda etmiştim ve nihayetinde yine bir başımaydım. Yine yalnızdım. Onca düşünceyle savaşmak öyle […]
”Anne, ben çıkıyorum. Ne zaman gelirim, bilmem. Geç kalırsam bekleme, uyu tamam mı?”Kapının ağzından seslenmiştim anneme. Neye, nereye, kime gittiğimi ben bile bilmiyordum o an. Sadece gitmek, kaçmak, uzaklaşmak istiyordum. Neyden, kimden? Var olan herkesten, her şeyden… Kendimden bile… Nereye gittiğimi bilmeden çıkmıştım ancak karar vermem uzun sürmemişti. İşin aslı, gittiğim yer hiç değişmemişti. Güneşi […]
”Yine mi altını ıslattın? Bıktım senden. Nedir bu çektiğim çile? Bitmek bilmiyor!” 11 yaşımdayken en sık duyduğum cümleleri okudunuz az önce. ”11 yaşında altını mı ıslatıyordun?” demeyin hemen. Büyümemiştim ki ben. Büyüyememiştim. Korkumdan, endişemden, hissettiğim suçluluk duygusundan uyuyamazdım çoğu gece. Bazen minik bedenim yorgunluğuma dayanamazdı da sızar kalırdım çekyatta. O zaman da altımı ıslatırdım işte. […]
Zeynep KUŞ ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Mustafa S. Kaçalin, 1957 İstanbul doğumludur. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Çayırdüzü köyünden göç etmişlerdir. 1972 yılında girdiği Hasköy Lisesi’nden 1975 yılında mezun oldu. 1976 yılında başladığı lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde 1980 yılında tamamladı. Doktorasını aynı bölümde Prof. Dr. Muharrem ERGİN’in […]

İlgini Çekebilir

Bilinmeyen Bir Yazı Kaçacak bir yerim kalmamıştı, kendi içimde dahi saklanamıyordum. Yürümeye başladım ve geçtiğim her sokak silindi ardımdan. Dünya sanki yalnızca benim etrafımda dönüyordu. Hızına yetişemediğimden hep başımın dönmesi. Biraz eksik ve bir hayli yavaş yaşıyordum. Hâlâ, yağmurun yağma sürecini takip etmeye yetmemişti gözlerimin kuru kalması. Evet, yağmur yağınca ekseriyetle ağlardım ve damlalara karışmasın […]
İnsan neden kötü duyguların tesirini daha çok hisseder? Şöyle bir düşünecek olursak mutlu olduğunuz anılarınız mı daha çok aklınızda kalmış, yoksa canınızın yandığı mı? Size zarar verecek ya da canınızı yakacak bir şeye inanmak aptallıktır. Bu zaten inandığınız şey değil; bazı durumların sonucunda ortaya çıkan, zihninizin oluşturduğu inanç veyahut düşüncedir. Zihninizin içine daldığınızda zaman ve […]
–İsmin ve işin nedir? +Atamert Yavuz. Amatör lig futbolcusuyum. Bilmiyon mu bunu zaten, bu ne iş ben anlamadım? –İşinden memnun musun? +Memnunum… Memnundum, pandemi girdikten sonra çocukluk aşkım olan futboldan yaklaşık 10 aydır uzak kaldım. Senin dırdırınla yaşamayı bilmiyorsun sen… –Bu seni hangi yönlerden etkiledi? +Bu beni maddi manevi her yönden etkiledi. Virüs yüzünden işsiz […]
Biri var. Pencerenin kenarından gözlediğin Yarının yok olmasına sebep olacak biri var Kurumaya yüz tutmuş bir çiçek Su vermenin fayda etmediği Sen su veriyorsun Çünkü biri var Dönüşte çiçeği görmek isteyen biri Sinirlenince çekip gitmek istiyorsun Hiçbir şey düşünmeden Başını bırakıp gitmek istediğin biri var Aklının onda kalacağı biri var Üzülünce ağlamak istiyorsun Kim görürse […]
SAÇ ÖRGÜSÜ Kitap Adı: Saç Örgüsü Orijinal Adı: La Tresse Yazar: Laetitia Colombani Çeviri: Gülşah Ercenk Yayınevi: Yan Pasaj Yayınevi Sayfa: 188 Baskı: 2020 Tür: Roman İtalya, Kanada ve Hindistan… Üç farklı ülke… Smita, Giulia ve Sarah… Üç farklı kadın… Bu üç kadın, üç farklı kıtada, üç farklı hayat yaşıyorlar. Birbirlerinin varlıklarından bile haberleri olmayan […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.