fbpx

Fırsatım olduğunda yüzünü incelemeyi çok seviyorum. Yüz hatlarını, gözlerini, dudaklarını, al yanaklarını; her zerreni ezberlemek istiyorum. Bu bana öyle iyi geliyor ki. Bazen düşünüyorum; böylesine bencil bir mahluk olan insan, bu duyguları hak ediyor mu? Aşk herkese bir farklı gelir, herkese ayrı güzel, ayrı acıdır… Hoş, her insan ömründe aşkın o tatlı meyvesini yemiştir, belki en çürük yerini de tatmıştır. Çoğu zaman belki acı verici de olsa yine de aşkla tanışmadan bu dünyadan gitmemeli insan… Çünkü bence bu hiç de gerçek olmayan dünyanın tek gerçeği aşktır.

Bazen hararetli şekilde bir şeyler anlatırken bana kitlenmeni çok seviyorum. Biraz daha durgun şeylerden bahsederken gözlerinin etrafta gezinmesini, benim ise bir şekilde gözlerinin hareketlerini yakalamaya çalışmamı seviyorum. Sonra bazen susuyoruz, bir nefes kadar uzağımda oluyorsun. Aramızda en çok bu mesafeyi seviyorum. Genel olarak aramızda mesafe olmasını sevmiyorum aslında, lakin bir nefeslik olabilir mesela…

Ben seni ilk gördüğüm anı pek anımsayamıyorum. Herkesin hikâyesi farklı oluyor, bizimki birçoğu gibi ilk görüşte değildi. İkimizde daha umursamaz, daha bilgisiz, daha uzaktık hayattan… Belki hâlen aile kavramında hep çocuk olacağımızı düşündüğümüz zamanlardı. Hani gün geçtikçe veyahut belki bir kerelik aydınlanmayla fark edersiniz; hayatınızın sonuna kadar o tanıdık aile kavramında hep çocuk kalmayacağınızı… Bir gün aile diye bahsettiğinizde ebeveyn rolünü sizin alabileceğinizi fark edersiniz… İşte biz henüz bunun farkındalığıyla bir boşluğa düşmemiştik. En azından ben, o olgunluğa henüz erişebileceğim bir yaşta değildim. Karşılaştığımız ilk anı belki bu yüzden çok anımsayamıyorum. Seninle çok da uzun olmayan bir süre geçirmiştik, öyle kıymetsiz görüyorduk ki bunu. Ben neyin ne olduğunu bilmezken, sen ise aşka ihtiyacın olmadığını düşünürken ilk kez karşılaşmıştık. Çok uzun sürmedi, daha bir şey başlamazken bir şeyler bitti sandık. Ve öylece hayatın gereksiz bir sayfası daha kapandı.

Sonra bir yıl kadar süre geçti, bir yerlerde tekrar karşılaştık seninle. Yine çok anımsayamıyorum… İnsanın bazen en saçma anıları bile kare kare aklında yer tutabiliyor. Eğer değer verdiği insanlarla birlikteyse, değerli bir mekânda veyahut zamanda ise bir şekilde aklında kalabiliyor. Lakin bu da bir garipti. Çok uzak gibi gelmiyor ama bir hayli uzak bir zaman önce, 2020’nin ortalarında tekrar önemsiz görülen bir sayfa açar gibi olduk seninle. Sonra yine kısa bir süre ardından umursamaz kapattık öylece.

Benim için ilk karşılaşmamız, seni ilk gördüğüm an yaklaşık 6 ay kadar önceydi. Öncesindeki tanışıklığımız ve olan bitenler sanki başka bir hayatta kalmıştı. İkimizde hâlen karakterlerimiz oturma evresinde iken, böylesine genç iken birbirimizle harika anlaşıyorduk. Kişiliklerimiz belki yeni yeni yerine oturuyor evet, lakin olduğumuz kadarıyla sanki birbirimiz için varız. Eksiklerimi tamamladığını, hayatımdaki bütün boşlukları doldurduğunu hissettim. Yanında asla sıradan hissettirmedin bana. Sana bu dünyadan olmayan bir sevgi var içimde ve en güzeli aynı şekilde karşılık alıyorum. İnsanın yaşayacağı en acı hissiyatı tatmıştım. Bu bilhassa derin bir karanlığa gömmüştü beni. İnsanın mutluluğu olabilir miydi? Ya da en mutlu olacağı an diye bir şey var mıydı, var ise neydi? Sen, güzel olan her şey ve tek mutluluk olarak sanki yeni bir boyut açtın dünyamda.

Öyle güzel ki bu hissiyat, belki gençlikte belki yaşını başını almışken gelir insanın başına. Lakin gelmeli, tatmak gerekir bu hissiyatı inanın. Aşk kuvvetli bir duygu, aşamayacağı hiçbir engel olmayan bir duygu. Ve aşk asla tek taraflı değildir, bu belki kendini kandırmaktır, belki evet çok fazla sevmektir. Ama aşk, gerçekten sevmek ve sevildiğini de bir o kadar hissetmektir. Ben bu duygularla mest oluyorum. Hiç de gerçek olmayan dünyanın tek gerçeği aşktır.

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]