edebiyat

  1. Deneme
Bazı şeylerin vakti vardır, vakti geldiğinde gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Tanrı tarafından zeka ve bilinç ile cezalandırılmış canlıların, bir şeyleri anlayamamaya başladığı; milyonların içinde yalnızlığının farkına vardığı, her nefes alışında ciğerlerinde seyahate çıkan havanın artık acı vermeye başladığı vakit, birçok insan için kaçınılmazdır. Bu dünyaya bir amaç uğruna-30.11.2018 Az önce tesadüfen bu yazdıklarıma rastladım. Neredeyse 2 yıl […]
  1. Deneme
  2. *Editörün Seçtikleri
Son koliyi de bantlayıp odanın içine şöyle bir göz gezdirdim. Elif’in artık büyüdüğü için kullanmak istemediği tüm eşyaları koliye koymuştum. Okul çıkışında onu alıp götürecektim ve yeni eşyalar alacaktık odası için. Sonra da istediği bir yerde yemek yiyip eve dönerdik. Sonra Elif nasıl isterse öyle düzenlerdik odasını. Elif’in odasını ilk kez düzenlerken Elif yoktu henüz. […]
  1. Deneme
Hayattaki her boşluğu doldurmaya çalışırız, yanlış yaptığımızın farkında olmayarak. Hatta ömür boyu yaparız bunu. Oysa ki sessiz sokağın kaldırımlarında oturmak gerekir bazen. Yalnız köpeğin başını okşamak gerekir. Durgun suyu izlemek gerekir, suyu bulandırmadan izlemek. Ekmek almaya uzaktaki bakkala gitmek gerekir. Biraz düşünmek için zaman, biraz da düşünmemek için zaman gerekir. Balık tutmak yerine balıkları beslemek […]
  1. Deneme
  2. *Editörün Seçtikleri
Birlikte okuyunuz. ?? Aralık’tayız. Her manadan Aralık’ta. Aylardan, senden, benden, bizden, gurbetten… Aralık’ta. Yağmur yağıyor demek istemezdim. Hem kendime hem sana ama yağmur yağıyor. Hatta karla karışık. Kafam bir hayli karışık. Hiç hoş zamanlar sayılmaz. Şimdi tam da olduğum zamanlar… Üstelik gönül kuşunu da vurmuşlar kanadından. İyileşmek için çok erken ve çok geç. Vakit, öylece […]
  1. Deneme
Hızlı yaşamak her şeye yetişmek değildir. Her şeyi yapabilmek de yaşamak değildir. Kendimden biliyorum, yirmi dört saat içerisinde birçok şey yapıyorum yine de yapacaklar listemi tamamlayamıyorum. Ne kadar hızlı olursam olayım bir şeyler hep eksik kalıyor, tamamlanmıyor. Hızlı yaşarken de hissetmeyi unutuyorum. Kahve içerken rahatlığı, güneşin doğuşunu izlerken huzuru, yemek yaparken şarkı söylemeyi, caddelerde dolaşırken […]
  1. Deneme
Takvim. 23 Eylül 2008. Takvim yapraklarını büyük bir özenle alır ve saklardım her günün sonunda. Beraber geçirdiğimiz her günü, beraber boyadığımız ahşap kutuda saklardım. Kırmızı boyalı ahşap kutuda… O zamanlar, di’li geçmiş zamanın o günleri benden alacağını bilmiyordum. Fakat kırmızı kutuya sakladığım her gün di’li geçmiş zamanın geri dönüşsüz eseri oldu. Neredeyse üç yıldır her […]

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

 << Vuslat-I Okumak için tıklayın. Ayrılamadım bir süre oradan. Mıhlanmıştım adeta oturduğum yere. Güneş gitmişti, çalan şarkı yerini bir başkasına bırakmıştı, zaman kimseyi beklemeden akıp gidiyordu. Ben ise bir ağacın altında oturmaya devam ediyordum. Yoktu bir sebebi. Yine Güneş’imi düşünmüştüm, yine güneşe veda etmiştim ve nihayetinde yine bir başımaydım. Yine yalnızdım. Onca düşünceyle savaşmak öyle […]
”Anne, ben çıkıyorum. Ne zaman gelirim, bilmem. Geç kalırsam bekleme, uyu tamam mı?”Kapının ağzından seslenmiştim anneme. Neye, nereye, kime gittiğimi ben bile bilmiyordum o an. Sadece gitmek, kaçmak, uzaklaşmak istiyordum. Neyden, kimden? Var olan herkesten, her şeyden… Kendimden bile… Nereye gittiğimi bilmeden çıkmıştım ancak karar vermem uzun sürmemişti. İşin aslı, gittiğim yer hiç değişmemişti. Güneşi […]
”Yine mi altını ıslattın? Bıktım senden. Nedir bu çektiğim çile? Bitmek bilmiyor!” 11 yaşımdayken en sık duyduğum cümleleri okudunuz az önce. ”11 yaşında altını mı ıslatıyordun?” demeyin hemen. Büyümemiştim ki ben. Büyüyememiştim. Korkumdan, endişemden, hissettiğim suçluluk duygusundan uyuyamazdım çoğu gece. Bazen minik bedenim yorgunluğuma dayanamazdı da sızar kalırdım çekyatta. O zaman da altımı ıslatırdım işte. […]
Zeynep KUŞ ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Mustafa S. Kaçalin, 1957 İstanbul doğumludur. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Çayırdüzü köyünden göç etmişlerdir. 1972 yılında girdiği Hasköy Lisesi’nden 1975 yılında mezun oldu. 1976 yılında başladığı lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde 1980 yılında tamamladı. Doktorasını aynı bölümde Prof. Dr. Muharrem ERGİN’in […]

İlgini Çekebilir

SAÇ ÖRGÜSÜ Kitap Adı: Saç Örgüsü Orijinal Adı: La Tresse Yazar: Laetitia Colombani Çeviri: Gülşah Ercenk Yayınevi: Yan Pasaj Yayınevi Sayfa: 188 Baskı: 2020 Tür: Roman İtalya, Kanada ve Hindistan… Üç farklı ülke… Smita, Giulia ve Sarah… Üç farklı kadın… Bu üç kadın, üç farklı kıtada, üç farklı hayat yaşıyorlar. Birbirlerinin varlıklarından bile haberleri olmayan […]
“Doğurup doğurup bir köşeye fırlattığın şeylerin çocuğun olduğunu görmüyor musun?” Hayatımda bir kez olsun bütün cesaretimi toplamış ve bunu da anneme başkaldırabilmek için harcamıştım. Ancak yüzümde ateşten çıkan bıçağın acısı gibi hissettiğim bir acıyla savrulmam alabileceğim en iyi cevap olmuştu. “Sizi bir babanız dahi olmadan, ellerimle ben, yalnız ben büyütmedim mi? Bir de ablaları olacaksın, […]
Başka olur Anadolu’da kış… Yaşamlar da farklıdır tıpkı yüzler gibi. Havalar sert, soğuk ve yıkıcıdır. Ama yüzler, gönüller bir o kadar içten ve samimidir. Anadolu’da hayatın her anı engellerle doludur ama o engelleri aşmak için insanlar ellerini, tırnaklarını, kuvvetlerini kullanırlar. Aldıkları her soğuk hava ciğerleri yakar ama inandıkları yoldan dönmezler, işlerini asla yarım komazlar. Kar […]
Sağa sola koşturan insanlar, geçim derdine düşmüş, değerlerini kaybetmiş insanlarız bizler. Gün geçtikçe dini ve millî bütün değerlerimizi kaybediyoruz fark etmeden ya da yenilenen, değişen dünya döngüsü bizi bu yöne itiyor mu dersiniz. Evet evet! Bence de öyle, teknoloji geliştikçe yeni dünya düzeniyle biz insanlar da değişmeye başladık sanırım. Yerimizi robotların almasından korkarken sanki robotlara […]
 << Vuslat-I Okumak için tıklayın. Ayrılamadım bir süre oradan. Mıhlanmıştım adeta oturduğum yere. Güneş gitmişti, çalan şarkı yerini bir başkasına bırakmıştı, zaman kimseyi beklemeden akıp gidiyordu. Ben ise bir ağacın altında oturmaya devam ediyordum. Yoktu bir sebebi. Yine Güneş’imi düşünmüştüm, yine güneşe veda etmiştim ve nihayetinde yine bir başımaydım. Yine yalnızdım. Onca düşünceyle savaşmak öyle […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.