Editörden not: Spoiler içerir.

Ahmet Ümit deyince hiç şüphesiz Türkiye’nin en iyi polisiye yazarı gelir birçoğumuzun aklına. Yaklaşık iki sene önce birkaç kitabını arka arkaya okuduğum ve sıkılıp ara verdiğim yazarın kitaplarından yeniden okumaya başlayacağım ve tabii ki her kitabın asıl ana karakteri Komiser Nevzat. Konular, kahramanlar değişse de Komiser Nevzat bizim ana karakterimiz olarak kalıyor.

Gelelim asıl konumuza… Ahmet Ümit’in hem çok severek  hem de çok şaşırarak okuduğum kitabı ”Sultanı Öldürmek”e… İsminden de anlayabileceğiniz gibi sizi çok inanılmaz bir hikâye bekliyor. Kitabımızda yıllardır aynı kadını bekleyen bir adam var. Serhanzinlerin son temsilcisi Müştak Serhanzin… Karlı bir öğlenden sonra bahariyedeki evinde sabırsızlıkla çalan telefonla bu tuhaf serüven başlamış oluyor.

”Merhaba Müştak.” diyen sesin daha ilk hecesini duyduğunda tanımıştı onu, Nüzhet’ti. Yirmi bir yıl önce onu terk eden kadın telefondaydı. İstanbul’da olduğunu ve görüşmek istediğini söylüyor ve Müştak’ı dairesine davet ediyor. Telefon kapandıktan sonra Müştak sanki biri ona seslenmiş gibi uyandığında Sahtiyan Apartmanı’ndaydı. Nüzhet’in dedesi tarafından yaptırılan semtin en eski binasıydı. Dairenin kapısı açıktı, içeri girip Nüzhet’e seslendi, ses veren olmadı. Salonda koltuğunda otururken buldu onu, ”İyi misin, niye bu kadar sessizsin?” dedi. ”Heyecanlandım, insan yıllar sonra seni görünce tuhaf oluyor.” demesini bekledi. Hayır, ne bir ses ne de bir kıpırtı vardı. Biraz daha yaklaşınca kanı fark etti . Belki de araştırma yapacağı  Fatih’i kardeşinin mi öldürdüğü konusuyla ilgisi vardı ölümünün, öldürdüğü boynu kanıyordu. Ölmüştü. Nüzhet’in evinde bulduğu ucunda Fatih Sultan Mehmet’in tuğrasının olduğu mektup açacağıyla Nüzhet’i öldürdüğünü düşünmeye başladı. Aslında Nüzhet’i öldüren öz yeğeni Soner’di  ve biz bunu ancak kitabın sonunda öğreniyoruz.

Sizi kitaptaki bir soruyla baş başa bırakmak istiyorum: Tarih geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mı? Bence her ikisi de ve şahane bir aşk çoğu zaman harcanmış bir hayat demektir. Mutlaka Ahmet Ümit okumak istiyorsanız Sultanı Öldürmek’i okuyun.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]
Alman tiyatrocu Bertolt Brecht, çeşitli kaynaklarda şu sıfatlarla anılır: Oyun yazarı, tiyatro kuramcısı, dramaturg, yönetmen, epik tiyatronun kurucusu ve baş temsilcisi, diyalektik maddeci tiyatro biçiminin öncüsü, şair, hikâye yazarı, romancı, estetikçi… Tam adıyla Eugen Berthold Friedrich Brecht, 20. yüzyılın eşiğinde, 10 Şubat 1898’de Alman İmparatorluğu’nun Bavyera eyaletinde yer alan Augsburg kentinde doğdu. Bir kâğıt fabrikasında […]
Marie Curie Radyoaktivite alanında öncü araştırmalar yapmış ve bu araştırmaları sonucu Nobel Ödülü’ne layık görülmüş Leh-Fransız fizikçi ve kimyager Marie Curie 7 Kasım 1867 yılında, Polonya’nın Varşova kentinde dünyaya gelmiştir. Sofia, Hela ve Bronya isimlerinde 3 kız; Joseph isminde bir erkek kardeşi vardı. O sıralar ülkesinin durumu çok kötüydü. 1795 yılında güçlü bir krallık olan […]
Jane Casey’nin kaleme aldığı Maeve Kerrigan serisinin 8. kitabı “Sessizliğin Peşinde” çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Polisiye kitaplarını okumayı çok seviyorum zaten ve yazarın kalemiyle tanışalı uzun bir zaman oldu. Yazarın kitaplarına seri olduğunu bilmeden başlamış ve çok sevmiştim. Ama şunu söyleyeyim ki bir yanlış anlaşılmaya mahal vermeyeyim. Serinin her kitabında farklı bir […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.