Seninle saatlerce konuşmak ruhumu iyileştiriyor. Sanki bugüne kadar bütün yaşanmışlıkların ve bütün yaraların acısı son buluyor. Sesini duyduğum dakikalar, öyle kısa sürüyor ki. Nasıl kanıtlarım, seninleyken zamanın hızlı aktığını? Sensizken bir saatin, bir yıla denk olduğunu nasıl anlatırım? İnanır mısın ki bana, pek sanmıyorum. Sorun sende değil sevgilim, insan evladının genel problemi bu! Bencil ve sevgiyi kabullenemeyen varlıklarız. Ya da sevgi gibi saf ve güzel bir duygunun ağırlığını kaldıramayacak kadar benciliz sadece, o kadar.

  Bir ilişkide en önemli duygunun sevgi olduğunu düşünmüyorum. Bana sorarsan, güven ve saygı çok daha önce geliyor. Sevgi, beraberinde çok duygu getiriyor fakat bunlar öylesine önemli ki. Sevginin büyüklüğüne meydan okuyacak kadar! Güven ortamı, saygı duymak… Sevgi, bunlardan sonra olmalı. Her şey tamam, her şey çok güzel. Fakat ne kadar sürecek bu? Güven problemleri, saygısızlıklar, kalp kırgınlığı… Bunları aşmak zor olsa gerek, sevgi belki de daha basit bir duygu bunlardan. Bilmiyorum, bu his garip ama insanı kendine çekiyor. Belki de sevgi, bunları örtecek kadar güçlü değildir?

  Her halükarda seni seviyorum. Sana güveniyorum, kararlarına saygı duyuyorum. Ama bazen insan, kırgınlıkların önüne geçemiyor. İnsan evladı da bunun için yeterince güçlü değil ne yazık ki. Belki de sevgi, doğru insan değildir yalnızca. Sevgi, doğru zaman da tanımıyor. Bir an oluyor ve doğru zaman, doğru insan beraber çıkıyor karşımıza. Bunu o insan ve o an gelene kadar anlamak imkansız. Aşk, bir heves; bir duygu yoğunluğu. Aşk sadece, doğru hissettiren zamanlara ait. Hoşlanmak, doğru insan gibi… Bunlar anlık hevesler, güzel ve insanın olmazsa olmaz dönemlerine ait hevesler. Ancak sevgi, çok ayrı bir duygu.

  Sevgi, öyle olur olmadık zamanda ve öyle beklenmedik yerden geliyor ki! Sonra zaman, sonra insan… Sevgi duygusu, bunlardan güçlü işte. Zamanı bükebilen, insanı kendini unutacak kadar allak bullak eden bir duygu. Onunlayken zaman hızlanmıyor mu, onsuzken zamanın geçmek bilmediği olmuyor mu; bir düşünün? Bu duygu, insanı tesiri altına alabiliyor. Gerçekten tartışmasız, güçlü bir duygu. Aşamayacağı duvar yokmuş gibi hissettiriyor. Çünkü insan evladı, en güçlü duvarı; kendi ördüğü duvar sanacak kadar bencil. Bu duygu bunu da bir raddede yıkıyor elbet. Ama hayır, sevginin dahi aşamayacağı duvarlar var.

  Seni seviyorum. Ancak bu gitmeyeceğim anlamına gelmiyor, vazgeçmeyeceğim anlamına gelmiyor. Bunu kendinize yapmayın. Üzüldüğü yerde durmamalı insan, kırgınlığın çok olduğu yerde durmamalı. Güvenini kıran insanla, saygısızlık eden insanla kalmamalı. Gitmek istemez seven insan, hiç istemez. Ama gider, çünkü kendini kaybetmekten korkar; buna izin vermez. Olması gereken budur. Sevgi birçok şeyi aşabilecek kadar güçlü bir duygu, öyle ki kendini bile hiçe sayabilir. Sevgi, fedakarlık ister. Sevgi; özlem, merak, emek gerektirir. Bunlar olmayacak şeyler değil, önemli olan buna aşırı kapılmamak. Ne kendinizi ne de bu duyguyu kaybetmeyi göze almayın. Gidin, istemeseniz de bazen en iyisi budur.

  Seni seviyorum sevgilim. Sana güveniyorum, saygı duyuyorum. Senden de aynı duyguları gördüğüm sürece, gitmeyeceğim. Öyle güzel bir şeye sahibiz ki bunu kullanmak bizim elimizde. Görüyorsun, kullanıyoruz! Seni seviyorum ve seni sevmeyi de seviyorum. Bazen hisler, sözlerden daha önemli. Bazen bir suskunluk ve gözlerin buluşması, uzun konuşmalardan çok daha güzel. Hepsini seninle öğrendim, seni her geçen gün biraz daha tanıyorum, seni her geçen gün biraz daha seviyorum. Bu duygunun haddi hesabı yok! 

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.