Hiç koklamadım bir narın çiçeğini,
Merak ettim de kokuyorlar mıdır?
Belki sen de öyle kokuyorsundur, bilemiyorum.
Ama kesinlikle kıpkırmızı bir nara,
Bir nardan daha fazla benziyorsundur.
Belki tüm bunları söyleme nedenimi merak ediyorsundur,
İşte şimdi oraya değineceğim.
Bir nar düşün kıpkırmızı, orta boylarda
Öyle iştahla bakıyorsun ki karşındaki nara,
Bakışların onu çatlatmaya yetecek güçte sanki.
En sonunda bıkıyorsun bakışmaktan
Ve o güzel narı ayıklama işine girişiyorsun.
Burada sen narın sabrısın.
Nar sabrı sever.
Çünkü narı ayıklamak zordur sevgili dostum.
Sabırla ayıklıyorsun o narı,
Fakat biraz da bencil gibisin.
Nar hep etrafa saçmış kırmızı sularını,
Sense sadece istediğin için ayıkladın onu.
Nar gibi bencilsin sen de sevgili dostum.
Ama seviyorsun onun gibi fakat bu sevgi,
İşte bu narın özelliklerinin en güzeli;
Ne kadar meşakkatli de olsa, sevdiğin için bu zahmete girişiyorsun.
İşte sen de nar gibisin, değer biliyorsun.
Abarttığımı düşünüyorsun belki de
Hatta “Alt tarafı bir nar.” diyorsun,
Ama hiç böyle bakmış mıydın bir nara?
Elbette hiç bakmadın.
Çünkü sen de nar gibi kalın bir kabuğa teslim olmuşsun.
Fakat için paramparça.
Sanki düşsen ya da bir çizik darbesi,
Yetecek seni bin parçaya ayırmaya.
Nasıl bakarsan öyle görürsün derler ya hani,
Ben narın içini görüyorum o kalın kabuğun ardından.
Hayır bunlar abartı değil.
Bunları senin için yazıyorum.
Sen de bir nar gibisin.
Gelmen için uzun süre var önümüzde.
Sen yine kalın kabuklar öreceksin kendine,
İçindeki parçalanmış umutları gizlemek isteyeceksin.
Narların çiçek açmasını bekleyeceğim bu yıl
Ve koklayacağım onları.
Dedim ya, hiç koklamadım bir narın çiçeğini.
Fakat bence sen öyle kokuyorsun
Ve kıpkırmızı bir nara
Bir nardan çok daha fazla benziyorsun.
İçimde büyüyen bu koca sevgiyi de
Bu sebeple hak ediyorsun sevgili dostum.
Belki bu yazdıklarımdan sonra
Bir nar gördüğünde aklına ben gelirim
Ve o parçalanmış umutların açar çiçeklerini
İşte o zaman kokun duyulacak dört bir yandan
Sevgili nar çiçeği.

Okurlarımız bu yazıyı çok sevdi.
Yorumları göster Yorumları gizle
Yorumlar Sevgili Nar Çiçeği
  • 26 Haziran 2020

    ???

    Cevapla
    • 3 Temmuz 2020
  • 26 Haziran 2020

    Çok çok güzel, kalemine sağlık ?

    Cevapla
    • 26 Haziran 2020

      Teşekkürler ?

      Cevapla
  • 26 Haziran 2020

    çok güzel bir yazı ,ellerinize sağlık

    Cevapla
  • 5 Aralık 2020

    Bir de olur olmadık sıçrayıverirler nar taneleri değil mi Eda hanım:)

    Cevapla
    • 5 Aralık 2020

      Orası hiç belli olmaz 🙂

      Cevapla
  • 5 Aralık 2020

    Harika olmuş

    Cevapla
    • 5 Aralık 2020

      ????

      Cevapla

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF uzantıları desteklenir.

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

 << Vuslat-I Okumak için tıklayın. Ayrılamadım bir süre oradan. Mıhlanmıştım adeta oturduğum yere. Güneş gitmişti, çalan şarkı yerini bir başkasına bırakmıştı, zaman kimseyi beklemeden akıp gidiyordu. Ben ise bir ağacın altında oturmaya devam ediyordum. Yoktu bir sebebi. Yine Güneş’imi düşünmüştüm, yine güneşe veda etmiştim ve nihayetinde yine bir başımaydım. Yine yalnızdım. Onca düşünceyle savaşmak öyle […]
”Yine mi altını ıslattın? Bıktım senden. Nedir bu çektiğim çile? Bitmek bilmiyor!” 11 yaşımdayken en sık duyduğum cümleleri okudunuz az önce. ”11 yaşında altını mı ıslatıyordun?” demeyin hemen. Büyümemiştim ki ben. Büyüyememiştim. Korkumdan, endişemden, hissettiğim suçluluk duygusundan uyuyamazdım çoğu gece. Bazen minik bedenim yorgunluğuma dayanamazdı da sızar kalırdım çekyatta. O zaman da altımı ıslatırdım işte. […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]
Zeynep KUŞ ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Mustafa S. Kaçalin, 1957 İstanbul doğumludur. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Çayırdüzü köyünden göç etmişlerdir. 1972 yılında girdiği Hasköy Lisesi’nden 1975 yılında mezun oldu. 1976 yılında başladığı lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde 1980 yılında tamamladı. Doktorasını aynı bölümde Prof. Dr. Muharrem ERGİN’in […]

İlgini Çekebilir

Falafel İçeriğine baktığımızda çok basit bileşenleri olan ancak özellikle sıcak yenildiğinde tadı damak çatlatan bir lezzet. Asıl malzemesi nohut. Evet evet yanlış duymadınız, bildiğimiz nohut. ”Nohuttan hiç köfte olur mu canım?” Demeyin, oluyor efendim. Falafelin makbulü dışı çıtır çıtır, ısırıldığında kulağa o çıtırtı, bir senfoni misali gelmeli ancak içi yumuşacık, mısır ekmeğinden hallice bir kıvamda […]
<<<Doğu Ekspresi – 1’i okumak için Marienplatz’da, sık sık geldiğim bir kafede şehrin mimarisini hayranlıkla izlerken duyduğum ve uzun zamandır dinlemediğim bir şarkı, beni yeniden alıp o güne götürdü. İki sokak çalgıcısı Gone With The Sin’i çalıyordu. İlhan’ın hayatıma dahil olduğu o bir gün, yıllardır komik bir tesadüfle hayatıma dahil olup duruyordu. Belki de İlhan […]
Zaman hızlı geçiyor İnsanları iki sınıfa ayırıyor Keskin bir bıçak gibi Tutunanlar ve tutunamayanlar Tutunanlar Aşkı tadıp Sevgilinin Gözlerinde kavrulanlar Tutunamayanlar ise Hiç ağaca tırmanmayan Çiçek toplamayan insanlar Ama her ikisini de önüne alıp Sürüklüyor zaman seli Şimdi Kapat Gözlerini Dinle Dinle Dinle Usul usul yağan yağmuru Soğuktan birbirine sarılan Kedi ve köpeği Kokla Kokla […]
Özel Görelilik ve Genel Görelilik kuramlarını anlayabilmek için en başta ortaya çıkış noktalarını anlamamız gerekmektedir. Newton Mekaniği diye adlandırılan Newton hareket yasaları 17. yüzyılda ortaya konduktan sonra 18, 19 ve 20. yüzyıl teknolojilerinin dayanağı olmuştur. Newton Mekaniği bilimde atılan en büyük adımlardan biri olmakla beraber hızı ışık hızına yaklaşan cisimlerin hareketlerini incelemede eksik kalmıştır. Görelilik […]
Jamala, tam adıyla Susana Alimivna Jamaladinova; Kırım Tatar Türklerinden bir müzik sanatçısıdır. Eurovision 2016 finalinde Ukrayna’yı birinci yapmıştır. Söylediği şarkı ”1944” adında ve o yıl yaşanan bir olayı anlatıyor. Rusya’nın Kırım Tatar Türklerine uyguladığı sürgünün tarihi olan 1944’te yaşanan olaylar vicdanı olan herkesin gözlerini yaşartacaktır. Sürgün tam anlamıyla 18 Mayıs tarihinde tüm yerleşim yerlerinde başlamıştır. […]
Soğuk bir aralık akşamıydı, Almanya’da yaşayan Cenk ceviz ağacından olan meşhur koltuğunu balkona koymuş, sırtına ince bir hırka atmıştı -soğuktan hafif üşümesi ona büyük bir zevk verirdi- bir elinde kahve, diğer elinde sigara modern yapıdaki evleri inceliyor, yeri geldiğinde arabaların egzozlarından çıkan dumanı içine çekiyor, yeri geliyor bir kat aşağısında olan fırında yeni pişen pretselin […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.