fbpx

Az çalış, çok konuş; çok ye.
Çok çalış, boyun eğ; az ye.
Çok çoğalırken sen azınlığınla azal git gide,
Her şeyinle…

Yüreğini ve tüm benliğini telaş içinde tüketen insanlar vardı. Tüm yurdu yalın ayak gezmişçesine acı içinde kıvranan insanlar. Bunlar modern kölelerdi. Her biri zamanını satmak, tüm benliğini tüketmek için manasız bir heves içinde koşuşturuyorlardı. Kimisi beklediği duraklarda tozlanmış hâlde, kimisi ise tüm her şeyi silmişçesine sadece zamanını satmak varmışçasına koşuşturuyordu.

Sistemin, mazlum köleleriydi onlar. Bu çılgıncaydı ve delice; şuursuzca koşuşturuyorlardı. Ne içindi peki bu? Tüm hayatı boyunca kendini tüketip, sağlığını kaybetmek için mi?
Zamanını acınası halde hiçe sayıp satmak için mi?
Servetlilerin servetine, servet katmak için mi?
Bu yaptıkları, kendileri için olamazdı.

Yönetilmeye muhtaç bırakılmış, sistemin döngüsü içinde kaybolmuştu bu insanlar. Kendini bulamamaya mahkumdu. Her geçen günde, yüreklerinde küçük küçük intiharlar doğuyordu. Zamanın arasına sıkışmıştı o insanların süslü püslü rengarenk düşleri. Ölen çocuklukları vardı; her geçen gün, yüreklerinin ıssız derin köşelerinde.

Sessiz çığlıklar doğar içimde;
Bu; düzensiz, düzene karşı…
Karanlık bir çağdaydım.
Zifiri…
Bu çağ, derin ve karanlık bir boşluktan ibaretti.
Ellerimin uzanamadığı, açıklamalarda bulunmaya ise takatimin kalmadığı uçsuz bucaksız karanlık bir çağ.
Kaybolmuştum…

İnsanların yürekleri pas tutmaya, kirlenmeye sürgün edilmişti. Attığı adımdan dahi haberi olmayan şuursuz; düşünceleri zincirleyip zindanlara sürülmüş insanlarla doluydu. Her biri birbirinden karanlık. Bu; insanlığın kendine olan en büyük ve en acımasız zulmüydü.

Ne için vardık?
İnsanın, insanlığa olan zulmünü izlemek için mi?
Kader deyip kendimizden kaçmak için mi?
Yoksa bütün benliğimizi dünyanın acımasız kasvetinde tüketmek için mi?
Bunlar; geçerli sebepler olamazdı, aptalcaydı.
Parlak zihinler bırakmalıydık ardımızda, zamanla çürümeyen. Güzel kokular bırakmalıydık, yüreğimizden; rüzgarın hafif ve narin esintisine, yüreklere sinmesi için.
Kurak topraklara serpiştirilmemeliydi, sevgi tohumları.
Açmayan hiçbir çiçek kokamazdı, kokmazdı.
İnsan, var olmayan bir şeyi koklayabilir miydi?
Hayır.
Sadece ve sadece kokladığını zannederdi, sanırdı.
Neydi bu tüm gördüklerim?
İçimde; sessiz çığlıklara, küçük küçük intiharlara sebep olan düzen.
Tek bir yürek, tek bir beyin mevcuttu:
Faydasız, amansız, kasvet içinde ve doymuyor; ne zulme ne de sevgisizliğe, faydasızlığa açtı bu insanların beyinleri.

Yasin Belge içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Yasin Belge içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]