Yaşadığımız bu can sıkıcı pandemi döneminde, özellikle önümüze çıkan her yeni içeriği anında tükettiğimiz bu dönemde, siz değerli okuyuculara eskilerden harika bir müzikalle geliyorum. 2009 yılında sahne almaya başlayan ve 2 yıl boyunca Haluk Bilginer’in başrolünü üstlendiği Şekspir Müzikali!

Bütün Dünya Bir Sahnedir!

William Shakespeare’in eserlerinden uyarlanılan bu müzikalde, Haluk Bilginer’e Evrim Alasya, Selen Öztürk, Zeynep Alkaya ve Tuğçe Karaoğlan eşlik ediyor. Müzikal aynı zamanda, 2010 Afife Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Sahne Müziği” ödülünü de almıştır. 7 perdeden oluşan oyun, bir insan ömrünün 7 perdelik bir sahne olduğunu izleyicilerine anlatıyor. ”Bütün dünya bir sahnedir.” oyuna göre. Kadın ve erkek yalnızca birer oyuncu. Sırası gelen gider, sırası gelen çıkar…

Spotify’da Dinleyin!

Müzikal temel olarak Shakespeare’in oyunlarından ve eserlerinden uyarlanmış. Sonlara doğru bizleri hüzünlendiren fakat genel olarak seyir zevkinin çok yüksek olduğu bir iş olmuş. Müzikalde seslendirilen eserlerin hepsi aynı zamanda Spotify’da yer almaktadır.
Yeni hiçbir şey yoksa,
Yalnız eskiler varsa.
Yeni hiçbir şey yoksa,
Yalnız eskiler varsa…
 
Acaba eski dünya neler demiş görelim…
Onlar mı üstün biz mi?
Bu işin ustası kim?
Yoksa dönüp dolaşıp aynı yere mi geldik?
 
Gençliğe vergi olan süsü zaman didikler,
Derin çizgiler kazar güzelliğin alnına.
En gözde varlıkları canavarlar gibi yer,
Kimse karşı duramaz amansız tırpanına.
Oyunda yeri geliyor Hamlet’ten esintiler görüyoruz. Daha sonrasında Romeo Juliet çıkıyor karşımıza. Macbeth alıntılarıyla adeta bizi büyülüyor oyun. Koreografi ve danslara baktığımızda müzikalin buram buram emek koktuğunu çok net görebiliyoruz. Pasaj Müzik, Youtube’da ücretsiz olarak bu eseri yayınlamakta.
 
Müzikalden bazı alıntıları sizlerle paylaşıp sizlere şiddetle bu enfes oyunu tavsiye ediyorum!

126. Sone, Çeviri: Haluk Bilginer

Hey oğul güzel oğul,
Avucunda tuttuğun saat, ecele akar.
Sen ay gibi büyüyüp serpilirken…
Hepten çöker kim varsa seni seven;
Yok edişin tanrıçası tabiat,
Hünerini sende kanıtlayacak tabiat,
Sen yol aldıkça o seni geri çekecek.
Zamanın seni rezil edişi görülecek,
Şimdi onun gözdesisin ama kork ondan,
Seni hep elinde tutmayacak, sen kork ondan.
Ertelese de er geç hesap kapanacak,
Bil ki seni zamana kurban edecek.

2. Sone, Çeviri: Talat Sait Halman

Kırk yılın kışı, güzel alnını kuşattı mı,
Kapladı mı yüzünü derin çukurlar artık,
Gençliğin kibirli, süslü giyim kuşamı
Beş para etmez olur, hırpani yırtık pırtık:
O zaman sorarlarsa güzelliğin nerededir,
Dinç ve şen günlerinin hazinesi ne oldu;
Dersen yuvalarına çökmüş şu gözlerdedir,
Bencil utancıyla israfa övgüdür bu.
Kavuşur güzelliğin çılgınca alkışlara
“Benim güzel çocuğum beni kurtarır” dersen
“Ve yüzümü ağartır ben yaşlandıktan sonra.”
Güzelliğin onda sürdüğünü göstersen!
O, sen yaşlandığında yeniler varlığını
Soğuktan donan kanın duyar ısındığını.
İzlemek için:
Sevinhan Saraloğlu içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
4 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Sevinhan Saraloğlu içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.