fbpx

Bizler yani biz gençler ve öğrenciler olarak doğru yola itilmedik gibi düşünüyorum kendimce çünkü her zaman şunu önümüze koydular. ”Oğlum, kızım okuyun bi’ devlet yerinde memur olun, doktor olun, hakim olun, savcı olun, polis olun.” gibi meslekler önerdiler. Ama bizlere asla söylenmedi, bir meslek yapıyorsanız bu hangi meslek olursa olsun sevgiyle yapın, hak yememeye çalışın, gerçekten hangi mesleği sevecekseniz o mesleğe doğru ilerleyin gibisinden asla konuşulmadı bizlere. Hakim olduk, hak yedik; doktor olduk, parası çok olanı önce muayene ettik; polis olduk, suçlu bile olsa suçunu örtmeye çalıştık. Biz gerçekten çok iğrenç bir yolda ilerlemeye başladık. Bize her zaman şu yönde bakıldı: Sabit bir maaşı var mı, bir devlet yerinde memur mu? Ülkemize bakıldığı zaman size göre kaç genç, gerçekten istediği mesleği yapıyor dersiniz? Biz çok iyi şarkı söyleyeni, çok iyi resim çizeni, çok iyi sanatla ilgilenenlere, çok iyi şiir yazana, çok iyi roman yazana gerçekten hakkıyla, spor yapanı ve ülkemizi temsil etmek adına o sporda başarılı olan gençlerimize ne zaman öne koyduk, ne zaman bir doktorun, bir savcının, bir hakimin önüne koyduk? Hayatımızın her yerinde bir sınavla karşılaştık, gerek ortaokuldan liseye geçerken gerek liseden istediğimiz üniversiteye kavuşmak isterken. Her zaman bir sınava tabi tutulduk ama sınava girmeden önce bize asla sorulmadı, ”Hangi hedeflerin var ve hayatta hangi mesleği olmak istiyorsun, hangi meslek seni  daha mutlu eder?” diye sorulmadı ve hatta en iyi enstrüman çalan, en iyi şiir yazan, en iyi romanı yazan, sanatla ilgilenen gençler ne zaman ön planda tutuldu, ne zaman gerçekten istedikleri hedeflere, istedikleri konumu ulaşabildi. Artık yapabildiğimiz soru sayısı kadar meslekler edinebildik. Evet o yıllarımızı verdiğimiz sınavlar… Üniversite sınavında, tam puan alan öğrencimiz bir köyde çobandı ve sınavda tam puan aldıktan sonra söylediği şey şuydu: Çobanlık yaparak bir memurdan daha fazla kazanıyorum demişti. Söylesenize uğruna sanattan, spordan vazgeçtiğimiz sınavlarımız bize sadece bir memur maaşı mı vadediyor. Hepsi bu kadar mı? Sırf ”Sabit bir gelirim olsun.” diye seçtiğimiz meslekler hayatımızda belki de hiçbiri olmayacak, bize hiçbir şey kazandırmayacak meslekler, bizi bu kadar kolay bir şekilde sanattan bilimden ve spordan alıkoyabiliyorken biz bir ülke olarak gerek sanatta gerek edebiyatta gerek şiirle gerek sporla gerek müzikte uğraşan bütün gençlerimizin önünü açmadığımız sürece biz bir ülke olarak asla, ilerleyemeyeceğiz

Abonelik
Bildir
guest
3 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.