fbpx

Boney M – Rasputin

boney m rasputin bublogta

Boney M’in “Daddy Cool”, “Ma Baker” gibi harika şarkıları kadar ünlü bir şarkısıdır “Rasputin”. Çıktığı dönem diskolarda marş haline gelen şarkı, kısa sürede hit oldu. 1978’de çıkan şarkının müziğinde Sırpça “Ruse Kose Curo Imaj” ve yakından tanıdığımız “Üsküdar’a Gider İken/Katibim” şarkılarının müzikleri kullanılmıştır. Her şey iyi hoş da kimdir bu Rasputin? Tarihe adını “The Devil in Flesh” olarak yazdıran Grigori Rasputin’in ta kendisidir.

Kimdir bu Rasputin?

rasputin bublogta 2

Grigori Rasputin, tam tarihi bilinmemekle birlikte; 1869-1872 yılları arasında Sibirya’da bir köyde doğdu. Batı Avrupa’yı etkisi altına alan Sanayi Devrimi’nin uğramadığı bölgede, zor ve ilkel bir yaşam hakimdi ancak Rasputin ailesi fakir köylüler değildi. Oldukça iyi durumdaydılar.

Rasputin çok az eğitim gördü ve muhtemelen hiçbir zaman okuma yazmayı öğrenemedi. Çocukluk yıllarında, köylülerin bir bölümü Rasputin’in doğaüstü güçlere sahip olduğunu ve hayvanları iyileştirebildiğine inanıyordu. En vahşi atları bile sadece konuşarak sakinleştirdiği halk arasında kulaktan kulağa yayıldı.

Rasputin ilerleyen yıllarda keşiş olma niyetiyle Rusya’daki Verkhoturye Manastırı’na gitti ancak kısa bir süre sonra evlenmek için okuldan ayrıldı. 19 yaşındayken Praskovya Fyodorovna ile evlendi. Üç çocuğu oldu ama çocuklarından ikisi doğumdan kısa süre sonra öldü.

20’li yaşlarının başında ailesinden ayrıldı. Yunanistan ve Orta Doğu’ya seyahat ederek Kutsal Topraklar’a birkaç hac yolcuğu yaptı. O uzaktayken eşi çiftliğe baktı. Rasputin kış olunca eve dönüyor; kalan aylarda hayatını gezgin, kutsal bir adam olarak devam ettiriyordu. Böylece daha geniş bir coğrafyada şifacı olarak ünlenmesi hız kazandı.

1903’te Rasputin’in gezileri onu mistik ve şifacı olarak ününün zirvesine çıktığı St. Petersburg’a getirdi. İki yıl sonra, hasta oğulları Alexis için yardım arayan Rus Çarı II. Nicholas ve eşi Alexandra Feodorovna ile tanıştı. Alexis hemofiliydi, doktorlar kanaması olduğunda kanı pıhtılaştırmayı başaramıyordu. Alexandra çaresiz hissediyordu. Doktorlara olan inancını kaybetmişti. Rasputin, hemofili hastası çocuğu iyileştirmeyi başardı. Böylece çar ve çariçenin güvenini kazandı. Bu eylem ona özellikle Alexandra’nın tutkulu desteğini kazandırdı.

car 2 nicholas bublogta

Bu olay sonrası Rasputin, sarayın en önemli adamlarından biri haline geldi. Aynı zamanda çar karşıtlarını da kendine düşman etmiş oldu. Akabinde söylentiler aldı başını gitti. Söylenenlere göre sarayda başta çariçe olmak üzere, aristokrat kadınlardan birlikte olmadığı kimse kalmamıştı. Kadınlar tanrıya yaklaşmak için Rasputin’in kapısında sıra olmuştu.

rasputin ve kadinlar bublogta

rasputin yemek masasinda bublogta

Tanrıya yaklaşmak için Rasputin mi?

Rasputin gittiği manastırda Kamçıcılar denilen bir tarikatla tanıştı. Kamçıcılar tarikatının basit bir öğretisi vardı. Onlara göre tanrıya en yakın insanlar; büyük günahlar işleyip ondan gerçekten af dileyen insanlardı. Bu nedenle ellerinden geldiği kadar günah işleyip tanrıya yalvarıyorlardı. Bir kadın, tanrıya yaklaşmak istediğinde bu tarikatın bir ayinine katılıyor ve tarikat müritleriyle defalarca birlikte oluyor, üstüne de kamçılanıyordu. İşte bu öğretiyi Rasputin, saray ve çevresindeki kadınlara da aşıladı.

Rasputin’in hayatına geri dönelim.

Birinci Dünya Savaşı sırasında çara askerlerinin başında cepheye gitmedikçe Rusya’nın kazanamayacağını söyledi. Siyasetin bir numaralı adamı haline gelen Rasputin bir kehanette daha bulundu.

“Ben düşmanlarınız tarafından öldürüleceğim. Benden sonra iki yıl içinde de sizler ailenizle beraber katledileceksiniz.”

Gerçekten de Rasputin 1915’te öldürüldükten 2 yıl sonra komünistler, çar ve ailesini evlerinin bodrumunda kurşuna dizdi.

1915 yılında Rasputin’e düşmanları tarafından zehirli şarap içirildi ama Rasputin ölmedi. Üstüne bir de kurşun yağdırdılar. Yine ölmeyen Rasputin, sürünerek kaçmaya çalıştı. Halıya sarıp buzlu bir nehre attılar. Ertesi gün cesedi bulunduğunda ciğerlerinde hâlâ su vardı. Yani nehre atıldığında hâlâ nefes alıyordu.

Şarkıda da söylendiği gibi…

Ra Ra Rasputin
Rus kraliçenin sevgilisi
Şarabına biraz zehir koydular
Ra Ra Rasputin
Rusya’nın en müthiş aşk makinesi
Şarabın hepsini içti ve “Kendimi iyi hissediyorum.” dedi
Ra Ra Rasputin
Rus kraliçenin sevgilisi
Adamlar vazgeçmedi ve onun kellesini istediler
Ra Ra Rasputin
Rusya’nın en müthiş aşk makinesi
Ve bu yüzden ölünceye kadar ateş ettiler

Berkan İnan içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Berkan İnan içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

   Benim adım Ümran. Ümran Dakneş. Beş yaşındaydım. Ailemle Suriye’nin Halep kentinde, Esad rejimi yüzünden zor şartlar altında yaşarken Rusya’nın hava saldırıları sırasında evimizin yıkılması sonucu enkaz altında kaldım. Enkazdan çıkarıldığımda tenimin rengi toz yüzünden griydi. Kirpiklerime moloz yığını oturmuştu sanki. O kadar çok korkmuştum ki flaşlar her patladığında ürperiyordum. Fotoğraflarımı çekiyorlardı! Neden? Çünkü gözlerimden […]
Dede korkut hikayeleri 12 ve 14. yüzyıllar arasında Doğu Anadolu ve Azerbaycan’da yaşayan Oğuz boylarının günlük yaşamlarının olağanüstü olaylarla süslenmiş bir anlatımla anlatılan hikâyelerdir. Sonucunda halk hikâyelerden ders çıkarmıştır. Bir ön söz ve 13 hikâyeden oluşmaktadır. (13. hikâye olan “Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi” son dönemlerde tespit edilmiştir.) 13 hikâyeden her birisi bir boy […]
Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.