Işıkların nesnelere çarptıktan sonra gözümüze yansımasıyla oluşan renklerin anlamı ve renklere verilen değer kültürden kültüre değişmektedir. Öyle ki bağımsızlığı temsil eden ülke bayraklarının rengi de bu anlamlara dayanır.

Araştırmacılar renklerin fizyoloji ve psikolojiye olumlu ve olumsuz etkilerini göz önüne seriyor. Renklerin doğru kullanımı çalışma verimini, üretkenliği artırabildiği gibi yanlış kullanımı insanı karamsarlığa ve pasifliğe de sürükleyebiliyor. O hâlde renklerin anlamlarına birlikte göz atalım.

Yeşil

En çok doğada karşılaştığımız bu renk yenilenmeyi, yaşamı, gençliği, ümitleri simgeler. Ayrıca yeşil renk rahatlatıcı, sakinleştirici ve güven verici bir renktir. Batı kültüründe yaz, para, ferahlık, tecrübesizlik gibi anlamlar yüklenen yeşil, İrlanda’nın ulusal rengidir. Şans getirdiğine inanılan İrlanda cücesi ve dört yapraklı yoncanın da rengi yeşildir. Hristiyanlıkta yeşil; baba, oğul ve kutsal ruh üçlemesini ifade eder. Doğu kültüründe ise yeşil yeni ve sonsuz yaşamı, yeni bir başlangıcı, gençliği, verimliliği, sağlığı, bolluğu simgeler. Eski dönemlerde büyük çoğunluğu hayvancılıkla geçinen, göçebe hayat süren Türklerin hayatında otların yeşerme zamanı çok büyük öneme sahipti. İslam dininde de bu rengin önemi yadsınamaz. Cennet yemyeşil bir ortam olarak betimlenir. İrlanda da ise bu renk ölümü temsil eder.

Mavi

Cami, kilise ve okullarda yer alan bu renk huzurun, barışın rengidir. Güven verici ve sakinleştirici etkisi olan bu renk; güven, otorite ve emniyetin simgesidir. Çin bebeklerde, mavi kız bebeklerin sembolüyken dünya üzerinde erkek bebeklerin sembolü olarak bilinir. Bir Hint tanrısı olan Vishnu mavi tenli olarak resmedilmiş ve cennete ait bir tanrı olarak tanımlanmıştır. Araplar ise mavi taşların, firuzenin kanın akışını yavaşlattığına inanır. Nazar boncuğundaki mavi rengin de bu sebepten dolayı olduğu söylenir. Mavi yemek yeme isteğini azaltan bir renk olduğu için yiyecek sektöründe tercih edilmeyen bir renktir. Batıda mavinin sakinleştirici etkisinden dolayı intiharları azaltmak amacıyla köprü korkuluklarını maviye boyarlar. Amerika’da ise bir ilkokulun duvar rengini maviye boyadıklarında çocukların notlarının yükseldiği tespit edilmiştir. Ayrıca yaramazlık oranının da azaldığı gözlenmiştir.

Kırmızı

Kırmızı, mavinin aksine tansiyonu yükseltir, iştah açar, kan akışını hızlandırır. Bundan dolayı yemek markaları logolarında kırmızı rengine yer verir. İnsanların çabuk karar vermesine sebep olan ve beklenti artırıcı etkiye sahip olan bu renk, duygusal yoğunluğu artıran ve coşturan özelliğe de sahiptir. Kırmızı; ülkemizde coşkuyu, yaşama sevincini, sıcaklık ve aşk duygularını harekete geçirici olarak bilinse de dünya geneli için geçerli değil. Öyle ki Güney Afrika’da yası, Çin’de hem cenazeleri hem düğünü, Rusya’da komünizmi ve güzelliği temsil eder. Tayland’da ise geleneklere göre haftanın her günü belli bir renk ile tanımlanır ve kırmızı pazar gününü temsil eder. Bu ise güneş tanrıları Surya’yı temsil eder. Taylandlılar her yıl Surya’nın doğduğu gün kırmızı giyerek ona olan saygılarını yansıtırlar. Türk bayrağındaki kırmızı renk ise Mithat Cemal Kuntay’ın “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.” mısralarında ifade ettiği gibi şehitlerimizin kanlarını sembolize etmektedir. Ayrıca kırmızı rengi eskiden Türk gelinliklerinin rengiydi. Batı’nın etkisiyle gelinlikler beyaz olmaya başlamıştır. Peki beyaz rengi neyi sembolize eder? Birlikte bakalım.

Beyaz

Bu renk saflığı, temizliği, masumiyeti sembolize eder. Türklerin eski inançlarından olan Şamanizm’de ise manevi inançtan kaynaklanan ululuk, adalet ve güç gibi anlamlar da yüklenmiştir beyaza. Doğu Türklerinde ise beyazın; matem, yas, ölüm rengi olduğuna inanılır.

Siyah

Hırsı, gücü, tutkuyu, dayanıklılığı sembolize ettiği düşünülse de keder, acı ve yası ifade ettiğini düşünenler de yadsınamayacak derecede fazladır. Özellikle kıyafet tercihinde ilk sıralarda yer alan bu rengi zayıf gösterdiği için güçlü ve ciddi görünmek amacıyla kullanılan renk, törenlerde resmiyeti simgeler.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]
Alman tiyatrocu Bertolt Brecht, çeşitli kaynaklarda şu sıfatlarla anılır: Oyun yazarı, tiyatro kuramcısı, dramaturg, yönetmen, epik tiyatronun kurucusu ve baş temsilcisi, diyalektik maddeci tiyatro biçiminin öncüsü, şair, hikâye yazarı, romancı, estetikçi… Tam adıyla Eugen Berthold Friedrich Brecht, 20. yüzyılın eşiğinde, 10 Şubat 1898’de Alman İmparatorluğu’nun Bavyera eyaletinde yer alan Augsburg kentinde doğdu. Bir kâğıt fabrikasında […]
Marie Curie Radyoaktivite alanında öncü araştırmalar yapmış ve bu araştırmaları sonucu Nobel Ödülü’ne layık görülmüş Leh-Fransız fizikçi ve kimyager Marie Curie 7 Kasım 1867 yılında, Polonya’nın Varşova kentinde dünyaya gelmiştir. Sofia, Hela ve Bronya isimlerinde 3 kız; Joseph isminde bir erkek kardeşi vardı. O sıralar ülkesinin durumu çok kötüydü. 1795 yılında güçlü bir krallık olan […]
Jane Casey’nin kaleme aldığı Maeve Kerrigan serisinin 8. kitabı “Sessizliğin Peşinde” çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Polisiye kitaplarını okumayı çok seviyorum zaten ve yazarın kalemiyle tanışalı uzun bir zaman oldu. Yazarın kitaplarına seri olduğunu bilmeden başlamış ve çok sevmiştim. Ama şunu söyleyeyim ki bir yanlış anlaşılmaya mahal vermeyeyim. Serinin her kitabında farklı bir […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.