Remote Çalışma Ve Cinsiyet Eşitsizliği

Remote yani uzaktan çalışma şekli hayatımıza birden girmiş olsa bile birçok ülkede asında uzun zamandır uygulanan bir yöntem. Hollanda 2013 yılından itibaren, Almanya ve çoğu Avrupa ülkesi de 2015 yılından beri uzaktan çalışma konusunda çeşitli politikalar geliştirmekte. Bu konuda yapılmış bir sürü araştırma var fakat benim en dikkatimi çeken nokta cinsiyet eşitsizliğinden burada da kurtulamıyor olmak.

Peki şunu soruyorum, uzaktan çalışırken nasıl cinsiyet eşitsizliğine maruz kalınır?

Özellikle Belçika’da yapılan araştırmalara göre, evden çalışan kadınların iş ve ev yükünün birleşiyor oluşu verimliliği büyük ölçüde düşüren bir durum. Uzaktan çalışma sırasında erkekler kendi köşelerine çekilip rahatsız edilmek istemiyorken kadınlar yine evde çocuklarıyla beraber karmaşık bir ortamda işlerini yapmak zorunda kalıyorlar. Uzaktan çalışma, mesai saati kavramını neredeyse yok etti ve bu durumda günün her saati çalışılabilir oldu. Hal böyle olunca kadınların ev işi ve ofis işi arasındaki dengeyi kurmaları oldukça zorlaştı. Online toplantıdan sonra çamaşırları asıp daha sonra tekrar işe dönmek, kadınları psikolojik anlamda oldukça zorlayan bir durum. Bir işin her zaman yapılabilir oluşu, o işin akıldan çıkmamasına sebep olabilir. Ofis ortamında çalışırken mesai saatleri biterdi, bu demektir ki iş de biterdi. Ayrıca ofisteyken başka bir şeyle ilgilenme yükümlülüğümüz de yok. Sıkılır bir kahve içer, işe geri dönebiliriz. Verdiğimiz kısa molalar bizi toparlar. Bu sayede zihnimizi boşaltıp işe daha verimli şekilde döneriz.

Kadınların ofis hayatında kadın oldukları için zorlandığı diğer durumlara değinmeden, yalnızca remote çalışma olarak değerlendiriyorum bu konuyu. Düşünülmesi gereken yalnızca iş olduğunda ve bunun da sınırları belli olduğunda her şey daha net gibiydi. Başlarda uzaktan çalışma çoğu kişinin hoşuna gitmiş olabilir fakat bu konuda kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizlik, kadınların işteki verimlerinin düşmesine sebep oluyor. Almanya’da düzenlenen “Mobil Çalışma Yasası” üzerinde hâlâ tartışılıyor. Bunun büyük sebeplerinden birisi de remote çalışmada cinsiyet eşitsizliği. Ülke bu durumu tartıştığı için yasayı biraz daha ağırdan almaya karar verdi.

Ülkemiz bu konuda neler yapıyor?

Ben araştırmalarımda herhangi bir çalışma bulamadım. Uzaktan çalışma konusunda diğer ülkelerde kadınlara karşı bir güvensizlik durumu olduğunu gördüm. Malum sebeplerden ev hayatı ile iş hayatını ayıramadıkları için, kadınların uzaktan çalışmasına fazla güvenilmiyor. Uzaktan çalışma, yöneticilerin çalışanlarına güvenmeyi öğrenmeleri için mükemmel bir fırsat. Kadın evdeyken yalnızca ev işi yapabileceği düşüncesini nereden çıkarıyorlar bilmiyorum. Bu düşünceye karşıyız fakat yine de görüyorum ki kadınlar da bu durumdan şikayetçi. Ev, iş ve çocuk arasında geçen hayat dört duvara sıkıştığında ortaya büyük bir kaos çıktığı ortada. Bu durumun düzelmesi için umuyorum ki ülkemizde de çeşitli çalışmalar yapılır.

Sevinhan Saraloğlu içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Sevinhan Saraloğlu içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]
Alman tiyatrocu Bertolt Brecht, çeşitli kaynaklarda şu sıfatlarla anılır: Oyun yazarı, tiyatro kuramcısı, dramaturg, yönetmen, epik tiyatronun kurucusu ve baş temsilcisi, diyalektik maddeci tiyatro biçiminin öncüsü, şair, hikâye yazarı, romancı, estetikçi… Tam adıyla Eugen Berthold Friedrich Brecht, 20. yüzyılın eşiğinde, 10 Şubat 1898’de Alman İmparatorluğu’nun Bavyera eyaletinde yer alan Augsburg kentinde doğdu. Bir kâğıt fabrikasında […]
Marie Curie Radyoaktivite alanında öncü araştırmalar yapmış ve bu araştırmaları sonucu Nobel Ödülü’ne layık görülmüş Leh-Fransız fizikçi ve kimyager Marie Curie 7 Kasım 1867 yılında, Polonya’nın Varşova kentinde dünyaya gelmiştir. Sofia, Hela ve Bronya isimlerinde 3 kız; Joseph isminde bir erkek kardeşi vardı. O sıralar ülkesinin durumu çok kötüydü. 1795 yılında güçlü bir krallık olan […]
Jane Casey’nin kaleme aldığı Maeve Kerrigan serisinin 8. kitabı “Sessizliğin Peşinde” çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Polisiye kitaplarını okumayı çok seviyorum zaten ve yazarın kalemiyle tanışalı uzun bir zaman oldu. Yazarın kitaplarına seri olduğunu bilmeden başlamış ve çok sevmiştim. Ama şunu söyleyeyim ki bir yanlış anlaşılmaya mahal vermeyeyim. Serinin her kitabında farklı bir […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.