fbpx

Birçok kişi platin neden bu kadar pahalı diye merak edip araştırma yapmaktadır. Platin neden bu kadar değerli bir madendir? Çünkü altından çok daha nadir ve daha güçlüdür. Platin, altının otuzda biridir. 
Platin toprakta altından daha derindedir. Bu nedenle, madenciliği altına göre çok daha zor ve pahalıdır. Platin neden bu kadar pahalı sorusunun cevabı bu zorluktadır.

Platin Nedir?

Platin aslında çok nadir bulunan değerli bir metaldir.  

Platin, tablodaki atom numarası 78 ve sembolü Pt olan bir elementtir. Bilinen en soylu ikinci metaldir. Nadirliği nedeniyle altından çok daha değerlidir. Nadir bulunmasının yanı sıra, çok geniş kullanım alanına sahiptir. Dünyanın en pahalı 10 madeninden birisi olan platinin üretim hacmi çok küçüktür.

Platin Nerede Çıkarılır?

Platinyumun yaklaşık %80’i Güney Afrika’da üretilmektedir. Platin üretiminde ikinci adresi Rusya’dır ve onu Kanada izlemektedir.

Platin Nerelerde Kullanılır?

Platinin en yaygın olarak nerede kullanıldığını merak edenler, platinin dört temel kullanımı vardır. Platin neden bu kadar pahalı olduğunu öğrendikten sonra “Hangi sektörlere değer katıyor?” sorusu geliyor.

Otomotiv: Dünyadaki platin tüketiminin yaklaşık yarısı (%40) otomotiv endüstrisi tarafından üretiliyor. Yakıt hücreleri ve egzoz sistemleri için katalizör olarak kullanılır.

Sanayi ve Tıp: Kimyasal işlemlerden sabit disklere kadar birçok endüstriyel üretimde, diş hekimliğinden kemik tedavisine kadar çeşitli medikal uygulamalarda kullanılmaktadır. Yüzde 20 platin tüketimi bu aralıkta.

Mücevherat: Platin, çeşitli mücevherlerin imalatında da kullanılmaktadır. Platin alyans kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte platinin takı üretiminde kullanımı da artıyor. Toplam platin tüketiminin %30’u platin takılarda kullanılmaktadır.

Yatırım: Platinin bir yatırım aracı olarak kullanılması, toplam platin talebinin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturmaktadır.

Platin ve Platinum Arasındaki Fark Nedir?

İkisi de aynıdır. Platinum, platin kelimesinin İngilizce yazılışıdır. Platinium (veya platin), “küçük gümüş” anlamına gelen İspanyolca platin kelimesinden gelir. İspanyol bir general ve bilim adamı olan Antonio Deuroa, 1735’te platini Avrupa’ya tanıttı. Platin, gümüş renginden dolayı Uroa tarafından platin olarak adlandırıldı.  

Platin Nasıl Bir Yatırım Yöntemidir?

Platin, altın ya da gümüş kadar eski değildir, platin neden bu kadar pahalı çünkü yeni bir maden ve güvenilirliği yüksektir. Aynı zamanda dünya çapında bir yatırım aracı olarak da kullanılıyor. Uzun vadede değerli metallere yatırım yapmak istiyorsanız altın veya gümüş yerine platini düşünün.

Rengi gümüşi beyazdır. Korozyona karşı çok dayanıklıdır. Havadaki herhangi bir sıcaklıkta korozyona uğramama özelliğine sahiptir. Birçok katalitik özelliği vardır. Bu özelliği sayesinde otomotiv egzoz gazı katalitik konvertörlerinde buji uçları olarak kullanılmaktadır. Kimyasallara karşı çok dayanıklıdır ve aşırı sıcaklıklara dayanabilir. Aşınmaya ve renk solmasına karşı çok dayanıklıdır.

O kadar değerli ki altının 23 katı değerinde. Sadece siyanürler, halojenler, kükürt ve alkalilerden korozyona uğrar. Doğada katı hâlde bulunur. Santimetre küpte 21,45 gram yoğunluğa sahiptir. Sıvının yoğunluğu 19.77 g/cm3’tür. 1768 derecede erir. 3825 derecede kaynar. 3,5  sertliğe sahip bir elementtir. Ağır bir elementtir ancak uyarlanabilir ve ürkütücüdür.

Platin Hangi Alanlarda Kullanılır?

Platin oldukça değerli bir elementtir. Altından çok daha nadir bulunduğu için de oldukça pahalıdır. Fakat bazı kullanım alanları vardır. Bu alanlar şunlardır:

  • Araba egzozu ve kontrolü 
  • Diş hekimliğinde 
  • Takı
  • Laboratuvar ekipman ve ekipmanları 
  • Elektrik kontakları ile 
  • Yüksek sıcaklığa dayanıklı bir elektrikli fırın inşa ederken 
  • Jet ve roket motorları için ağız kaplaması 
  • Petrol ürünlerinin katalizör olarak işlenmesinde 
  • Denizaltı boru hatları ve büyük gemiler için katodik koruma sistemi 
  • Termometreler ve elektrotlar için kullanılır.

Platinin Az Bilinen Değişik Özellikleri Nelerdir?

Bu, yoğunluk açısından bilinen en yoğun üçüncü elementtir. Örneğin, aynı boyuttaki bir demirden üç kat daha ağırdır. 1 cm3 demir 7,8 gram, platin 21.45 gram ağırlığındadır. Çeşitli ülkeler platin üretiyor ancak miktar çok küçüktür. Bilinen en büyük üreticiler Güney Afrika, Rusya ve Kanada’dır. Sıra Kolombiya’dadır. Paha biçilmez mineral platin hakkındaki 2012 verilerine göre, toplam yıllık üretim sadece 68 tondur.

Bu sıra dışı üretim nedeniyle ikinci en pahalı ürün olarak gösteriliyor. Talep oldukça yüksek ama üretim o kadar düşük ki altın ya da gümüş gibi fiyatlanamıyor. Ama genel olarak altının üç katı değerinde. Platin doğada bulunması en zor metallerden biridir.

Dünyanın platin rezervlerinin çoğu Güney Afrika ve Rusya’da (%90). Güney Afrika ülkelerinin önde gelen rolü, ihracatlarının çoğunda bulunur. Gümüş ve altına kıyasla dünyanın bilinen ve keşfedilen rezervleri bu iki madenden çok daha küçüktür. Üretmek ve teslim etmek zordur. Platinin neden bu kadar pahalı olduğunun bir diğer önemli göstergesi de gerçek 1 ons saf platin elde etmek için 8 ton cevher işlemeniz gerekir.

Platinum’un Diğer Bazı İlginç Özellikleri

Platin ürünler, altın ürünlere göre 30 kat daha dayanıklıdır. Bu nedenle uzun süre yıpranmazlar. Sanayide kullanılmasının yanı sıra doğada nadiren görülen ve altına göre doğal bir üstünlüğü olan kuyumcuların vazgeçilmez malzemesidir. Lüks segmentte üretilen saat ve benzeri mücevherlerin %20’sinin platin ve platin içeren alaşımlardan yapıldığı onaylanmıştır. Platinin neden bu kadar pahalı bir maden ise günümüzde de pırlanta kadar değerli olduğu ve alerjen bir yapıya sahip olmadığı için tercih edilebilir.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

   Benim adım Ümran. Ümran Dakneş. Beş yaşındaydım. Ailemle Suriye’nin Halep kentinde, Esad rejimi yüzünden zor şartlar altında yaşarken Rusya’nın hava saldırıları sırasında evimizin yıkılması sonucu enkaz altında kaldım. Enkazdan çıkarıldığımda tenimin rengi toz yüzünden griydi. Kirpiklerime moloz yığını oturmuştu sanki. O kadar çok korkmuştum ki flaşlar her patladığında ürperiyordum. Fotoğraflarımı çekiyorlardı! Neden? Çünkü gözlerimden […]
Dede korkut hikayeleri 12 ve 14. yüzyıllar arasında Doğu Anadolu ve Azerbaycan’da yaşayan Oğuz boylarının günlük yaşamlarının olağanüstü olaylarla süslenmiş bir anlatımla anlatılan hikâyelerdir. Sonucunda halk hikâyelerden ders çıkarmıştır. Bir ön söz ve 13 hikâyeden oluşmaktadır. (13. hikâye olan “Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi” son dönemlerde tespit edilmiştir.) 13 hikâyeden her birisi bir boy […]
Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.