fbpx

“Plastik Yüzler”
“Plastik Mermiler”
“Plastik Engizisyonlar”
“Plastik Düşler”

Bu dörtlükte insanlığımızın en büyük yanılgılarından biri olan plastik yüzleri tanıtmaya karar verdim. Plastik yüzlerden kastım samimiyetsiz insancıklardır. Samimiyetsiz insanların kendine göre belli olmayan maskeleri vardır. Maskelerini hayat tiyatrosunda takmayı severler. İyi niyetli insanların hataları onlara haz verir ve tatmin eder.

Plastik yüzlerine yakışır şekilde hareket ederler. Yüze gülüp arkadan hançerleme işleri severler. Esas sorun kendilerinin sevgi yoksunluğundan kaynaklı olmasıdır. Kalplerinde haset ve kin vardır. Bu kin tohumları kalplerinde yeşermiştir. Mutlu yaşayanları görünce onlardan birer çıkar beklentisine girme çabaları vardır. Çıkar kelimesi samimiyetsiz insanın bir nevi tanrısı olmuştur. Hangi yerden çıkar sağlayacak yerleri bilirler. İyi insanların zafiyetlerini gözlerler. Ve bu doğrultuda harekete geçerler. Çünkü işin içinde çıkar vardır. Her devrin insanı olmak için yarışmaya katılmaya meyillidir. Bu yarışmadan tek kazançları para, şan ve şöhrettir. Psikoloji üzerinde ünlü deneyimler kazanan Freud’a göre “haz ve tatmin”dir. Yaşadığın kaos biter ve normal hayata devam edersin. O an yanında olmayı tercih eder. Çünkü kötü gününde yanında olmamak onlar için çıkar getirmez. İşte o gün samimiyetsiz insan profilinin maskesi ortaya çıkar. Kötü günler plastik yüzlerinin samimiyetini ortaya çıkarmada birer kader oyunudur. Yaralarını onlara pek söyleme. Çünkü onlar yeri gelince o yarayı açmayı seçer. Her ne olursa yaralarınızdan pek bahsetmeyin. Yaralarınızı açtıklarında keyif alırlar. Plastik yüz olmak günümüzde samimiyetsizlik olarak bilinir. Sokak jargonunda karaktersizlik olarak tanımlanır. Plastik yüzler psikolojik olarak incelediğimizde sevgiyi tam manasıyla tatmamışlardır. Sevgi kavramıyla kavramadıkları için empati yapamazlar. Kalpleri körelmiştir. Körelen kalpleri arkadan iş çevirmeyi sevmektedir. Mantıkları insanların mutluluklarından mutsuzluk yaratmak üzeredir. Buna sevinmeyi motto edinmiş hâline getirmişlerdir. Başkalarının mutsuzlukları onlar için mutluluktur. Plastik yüzler kendilerinin acizliklerini unutturmayı tercih ederler. O kadar acizler ki zihinlerinde paranoyalarla yaşarlar. Paranoyaları gün geçtikçe artar. Paranoyak oldukları için farklı plastik yüz takmaya başlar. Günler gelir yüzleri güler ama samimiyetsizlikten. Haftalar geçer yüzleri asıktır ama içleri güler. Eskilerin bir deyimi vardır: “İçi başka dışı başka” diye. Sizler onlara güvenmeyi denersiniz. Kendinize en büyük hatayı yapmış olursunuz. Onları denemek için biraz kelime oyunu deneyin. Hatta söz isteyin, yapmama ya da yapma derecesini göreceksiniz. Siz de onların kuralına göre oynamayı deneyin. Hata yapma olasılıkları ortaya çıkar. Çünkü hayat birer satranç oyunundaki hamlelere bağlıdır. Plastik yüzlerin teknik manipüle yöntemini fotoğrafik hafızanıza kaydedin. Ona göre teknik geliştirin.

Plastik yüzlerin aklında sadece çıkar vardır. Plastik yüzlere karşı plastik merminin değerinde can yakmayan cümleler kurun. Hikâye tarzında cümleler bulun. Onların aklını manipüle edin. Onlar bile hata yapmaya meyillidir. Kurduğunuz cümleleri yalan ve gerçekle karıştırın. Plastik yüzler hoş cümleler, nahifliğini sever. Kedi fare oyunu gibi düşünün. Çünkü samimiyetsizlik heykelinin vücut bulmuş hâlidir. İnançlarına göre uygun hareket edin. Mesafeyi koruyun. Gözlemci zekâyla düşünüp hamleler hesap edin.

Kozmikkukla içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Kozmikkukla içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]