fbpx

Yağmur damlaları camlara vuruyor
Kafamın içindekiler kalbime vuruyor
Kalbim acıyor.
Plaklar dönüyor, dünya da dönüyor.
Ben de dönüyorum kendi etrafımda
Çalan şarkıyı sen söylemiyorsun
Senin sesini duyuyorum.
Kuşlar uçuyor ve plaklar dönüyor.
Kuşların ötüşmesi şarkım oluyor.
Plakları durduruyorum, dünyayı durduramıyorum.
Dünyayı durdurmak istemiyorum, plakları da.
Ne istediğimi bilmediğim dört duvarın arasından çıkıyorum.
Uçuyorum, kuşlar da uçuyor.
Gökyüzü çatım oluyor
Gökyüzü başıma yıkılıyor.
Kırıyorum dört duvarımın tuğlalarını
Evimi hissetmiyorum
Evim yok, tuğlaları neye yarar?
Kıvranıyorum.
Yalnız bile değilim bu dünyada.
Yatıyorum çimenlere ve gökyüzündeki çatıma bakıyorum.
Yıldızlarla süslüyorum
Ve bulutlarla dağıtıyorum yıldızları.
Düşüncelerimi dağıtamıyorum,
İçimin acısını dağıtamıyorum
Ve ”Gel dağıt.” diyemiyorum.
İnanmıyorum hayata
Ve güvenmiyorum elimi uzattıklarıma.
Plaklarım dönüyor, çalıyor şarkılar.
Şarkıları duyamıyorum,
Ölüyorum.
Kuşlar ötmüyor,
Kuşlar aslında içimdeymiş.
Gökyüzü aslında içimdeymiş.
Yıldızlar aslında içimdeymiş.
Gökyüzü kadar sonsuzmuş kalbim.
Neden?
Gidelim gidebildiğimiz kadar uzağa.
Plaklar dönüyor, tekerlekler de.
Gidiyorum, kayboluyorum.
İçimde kayboluyorum.
Gidiyorum ve bulamıyorum.
Nereye gidiyorum?
Bilmiyorum.

Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]