fbpx

Bir diğer adı “İyi Şans Tragedyası” olan “Nova Etkisi“, hayatımızda karşılaştığımız olayların içinde bulunduğumuz duruma göre değerlendirilmesindeki belirsizliğe değinir. Şanslı olduğumuzu düşündüğümüz bir A olayı, beraberinde getirdiği olaylar dizisinde kötü şeyler yaşamamıza sebep olabilir. Çok şanssız olduğumuzu düşündüğümüz B olayı ise aslında bizi ölmekten kurtarmış olabilir. Nova Etkisi, olayı yaşadıktan hemen sonra olay hakkında çıkarım yapmanın yanlış olacağını anlatmaya çalışır. Karmaşıklığı en aza indirmek için Pursuit of Wonder kanalının betimlemesini inceleyelim.

    

Nova Etkisi

Hikayemizdeki baş kahraman olan Eric, köpeği Nova ile birlikte bir sabah yürüyüşüne çıkar. Hareketli bir köpek olan Nova, yürüyüş yaptıkları bölgedeki bir çalının arkasında gördüğü tavşanı yakalamak için koşmaya başlar. Birden koşmaya başladığı için, sahibi Eric’in elinden kurtulur ve tavşan ile Nova ortadan kaybolur. Eric, köpeğini uzun bir süre boyunca arar, ama bulamaz. Yaşadığı bu talihsizliğin şokunda olan Eric, yakınlarını konu hakkında bilgilendirir ve onlardan yardım ister. Etrafa arama ilanları yapıştırır. Günler boyunca Nova’yı arar. Nova’yı kaybettiği için çok üzülür. Tavşan o saatte orada olmasaydı ya da Nova’nın tasmasını gevşek bir şekilde tutmamış olsaydı, onu kaybetmemiş olacağını düşünür.

1 hafta kadar sonra, Eric’in evinin önüne bir kadın gelir. Nova’yı bulmuştur. Eric ve Nova karşılaştıktan hemen sonra sarılırlar. Eric, Nova’yı bulduğu için kadına çok minnettardır. Teşekkür eder ve orada tanışırlar. Hikayemize yeni katılan karakterimiz Vanessa, ana karakterimiz Eric ile hemen hemen aynı yaşta olup, aynı zamanda çok güzeldir. O gün tanıştıktan sonra birkaç kere buluşurlar ve sonrasında sevgili olurlar. Hayatlarını birleştirdikleri için çok mutlu olan çift, aslında Eric’in Nova’yı kaybetmesinin buna sebep olduğunu bilmektedir. Vanessa, o saatte orada olmasaydı ya da kayıp ilanını görmeseydi, Eric ile tanışamayacak ve sevgili olamayacaklardı.

Mutlu bir şekilde geçen birkaç ayın ardından Eric, Vanessa’yı evinden almak için arabaya biner ve yola çıkar. Bir kavşaktan karşıya geçerken yolun diğer tarafından gelen bir araç Eric’in arabasına çarpar. Eric gözlerini hastanede açar. Uyandığında karşısında olan doktor, kazayı ucuz atlattığını, taburcu edilmeden önce birkaç kontrol yapılması gerektiğini söyler ve odadan çıkar. Eric ise Vanessa ile tanışmasaydı bu kazayı yapmamış olacağını düşünmektedir. Birkaç saat içerisinde Eric’in tüm kontrolleri yapılır. Sonuçlar çıktıktan sonra doktor odaya girer ve Eric’e kötü bir haberi olduğunu söyler. Doktor MR sonuçlarını inceledikten sonra, Eric’e beyninde bir tümör bulduğunu söyler. Eric’in telaşlanmasına izin vermeden, kaza sayesinde çok ölümcül olan bir tümörün erken teşhisi yapıldığını da ekler. Eric, kaybettiği köpeği sayesinde tanıştığı Vanessa’yı almaya giderken büyük bir kaza yaparak ölümden kurtulmuştur. Dolaylı olarak Eric’in kurtulmasının sebebi Nova’yı kaybetmesidir.

Sonuç olarak

Aslına bakarsak, bu hikâyeyi günlük hayatımızda her gün yaşıyoruz. Yaptığımız iyi veya kötü olan seçimler, bize birçok farklı seçimin kapısını açıyor. Bu bağlamda, kelebek etkisinin daha spesifik bir örneği olan nova etkisi, yaşadıklarımızı kendi talihimize bağlamanın -büyük resme baktığımızda- çok da mantıklı olmadığını gösteriyor.

Ben bunu açıklarken evrendeki en parlak cisimler olduğu düşünülen kuasarları kullanıyorum. Oluşumları hakkındaki teorilerden birisi, kuasarların karadeliklerden oluştuğudur. Aslına bakarsanız bu teori akıl almayacak kadar garip. Nasıl olur da evrenin en parlak cismi olarak bilinen kuasarın merkezinde; etrafındaki ışığı bile içine çeken, evrenin en karanlık cismi olan karadelik olur? İnanılmayacak gibi olsa da, birçok bilim insanına göre kuasarın oluşuma karadelik sebep olmuştur. Bunu günlük hayatımıza benzetecek olursak, şimdiye kadar yaşadığımız en kötü olay, bizi ağlatan, etkisinden çıkamayacağımız, bize intihar etmeyi düşündürtecek bir olay bile, belki de hayatımız boyunca yaşayacağımız en güzel şeye sebep olacaktır. Ama çoğu zaman bu iki olayı birbirine bağlayamadığımız için bunun farkında olamıyoruz.

Tabii diğer tarafından bakarsak, piyangoyu kim kazanmak istemez ki? Ama kazananların büyük bir çoğunluğunun kazandığı para yüzünden çok mutsuz insanlar olduğunu da unutmamak gerekir.

Emre içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Emre içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.