Çoğu insan hayatta mutlu olmayı ister. Kimisi becerir kimisi beceremez. Mutlu olmak o kadar da kolay değildir. Çünkü bazıları mutlu olmamızı istemez. Birileri ya kıskanır ya da bizden uzak kalmayı tercih eder. Eğer birileri, bir insanın mutlu olmasını istemiyorsa onun mutluluğunu asla engelleyemez. Ne pahasına olursa olsun mutlu kalabilmek cesaret işidir. Çünkü bazı insanlar, o kişinin mutluluğunu engelliyor ya da birtakım girişimlerde bulunup mutlu olmasını engelliyorsa ve o kişi de mutlu olma yolunda pes ediyorsa, demek ki mutlu olmayı beceremiyordur. Pes etmek yerine cesaret edip her türlü engeli aşmayı başararak mutlu sona ulaşıyorsa, o insan mutlu olur. Çünkü mutlu olmak o kadar kolay değildir. Mutlu olmak için bazı engelleri aşmak gerekir. Engelleri aştığımız sürece mutlu olmayı becerebiliriz. En büyük mücadele pes etmemektir. En büyük mücadele, mücadele yolundaki engelleri aşabilmektir. Mutlu insanlar, hedeflerine daha hızlı uçarlar, der Steve Chandler. Hayatta bazı hedeflerimiz doğrultusunda hareket ederiz. Hedeflerimiz ve o hedeflerimizin gidişatına göre hayatımız şekillenir. Hayatımızda hedeflerimizi gerçekleştirirken bazı zorluklarla mücadele ederiz ve mücadele ederken biraz yavaş ilerleriz. Çünkü hedeflerimiz kolay hedefler değildir. Hedefimiz ne kadar büyük olursa, o kadar mücadele ederiz. Büyük hedefler büyük başarılar getirir. Biz daha büyük başarılara imza atmak için büyük hedefler seçeriz ve o hedefimiz çerçevesinde mücadele ederiz. İnsanlar hedeflerini gerçekleştirirken kimileri yapamayacağını zannederek mutsuz olur kimileri ise yapacağına sonuna kadar inanır ve mutlu olur. Hedeflerimiz için mücadele ettiğimiz yolda, hedeflerine ulaşmaya sonuna kadar inanan ve mutlu olan insan, hedefine ulaşmıştır. Onu arkasında izleyen mutsuz olan ise o yolda pes etmiştir ve hedeflerini gerçekleştirememiştir. Şimdi mutlu olan insan, büyük bir keyif içinde ve kendisiyle gurur duyarken mutsuz olan ise pişmanlık duyuyor ve ömür boyu pişmanlık duyarak hayatına devam edecek. Mutlu olan insan, hedefine ulaştı. Peki neden bu insan hedefine ulaştı da diğer insan ulaşmadı? Çünkü hedefine ulaşan insan mutluydu ve sonuna kadar başaracağına inanıyordu. Diğeri ise tam tersi mutsuz ve başaracağına inanmıyordu. İşte  “Mutlu insanlar, hedeflerine daha hızlı uçarlar.” diyen Steve Chandler’in bu sözü tam da bunu gerektiriyordu. Peki, neden mutlu olmalıyız sorusunun cevabı nedir? Bunun asıl cevabı “hedeflerimiz” için…

Abdulkadir Bakışmaz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Abdulkadir Bakışmaz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Her sayının bir anlamı yoktur belki. İnsanlar için önemli veya önemsiz binlerce sayı, binlerce rakam pi sayısının içinde yuvarlanıp gitmektedir. Fakat bu sayının ülkemizde yaşayan her insan için önemli olması gerekmektedir. Önemli olmak zorundadır. Bu sayı Türkiye’deki Hayvanları Koruma Kanunu’nu ifade ediyor. 24 Haziran 2004’ten bugüne kadar aynı şekliyle korunmuş bir anayasa maddesi. 5199’a göre […]
Merhaba. Uzun adı Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği, kısa adı ise Gemi İnşa Mühendisliği olan bölümümü anlatmaya çalışacağım. Çoğu mühendislik bölümü gibi gemi inşa mühendisliği de içinde matematik, fizik, kimya ve özellikle matematik ve fiziğin alt dallarını içinde barındıran bir bölümdür. Özellikle mukavemet, sayısal yöntemler ve diferansiyel denklemler vazgeçilmez dersler arasındadır. Bu teorik dersleri […]
Mühendisliğin yapı taşı olan makine mühendisliğine bir şans verme zamanı gelmedi mi sizce de? Hakkında bir sürü şaka ve espri yapılmış bu disiplin hayatımızın her dakikasına dahildir. Haydi kısa bir tura çıkalım.  ”Her şey ters gidiyorsa unutma; uçak rüzgârı karşısına alarak yükselir, arkasına alarak değil.” Henry Ford Makine mühendisliği, her türlü mekanik ve enerji dönüşüm […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.