fbpx

Çoğu insan hayatta mutlu olmayı ister. Kimisi becerir kimisi beceremez. Mutlu olmak o kadar da kolay değildir. Çünkü bazıları mutlu olmamızı istemez. Birileri ya kıskanır ya da bizden uzak kalmayı tercih eder. Eğer birileri, bir insanın mutlu olmasını istemiyorsa onun mutluluğunu asla engelleyemez. Ne pahasına olursa olsun mutlu kalabilmek cesaret işidir. Çünkü bazı insanlar, o kişinin mutluluğunu engelliyor ya da birtakım girişimlerde bulunup mutlu olmasını engelliyorsa ve o kişi de mutlu olma yolunda pes ediyorsa, demek ki mutlu olmayı beceremiyordur. Pes etmek yerine cesaret edip her türlü engeli aşmayı başararak mutlu sona ulaşıyorsa, o insan mutlu olur. Çünkü mutlu olmak o kadar kolay değildir. Mutlu olmak için bazı engelleri aşmak gerekir. Engelleri aştığımız sürece mutlu olmayı becerebiliriz. En büyük mücadele pes etmemektir. En büyük mücadele, mücadele yolundaki engelleri aşabilmektir. Mutlu insanlar, hedeflerine daha hızlı uçarlar, der Steve Chandler. Hayatta bazı hedeflerimiz doğrultusunda hareket ederiz. Hedeflerimiz ve o hedeflerimizin gidişatına göre hayatımız şekillenir. Hayatımızda hedeflerimizi gerçekleştirirken bazı zorluklarla mücadele ederiz ve mücadele ederken biraz yavaş ilerleriz. Çünkü hedeflerimiz kolay hedefler değildir. Hedefimiz ne kadar büyük olursa, o kadar mücadele ederiz. Büyük hedefler büyük başarılar getirir. Biz daha büyük başarılara imza atmak için büyük hedefler seçeriz ve o hedefimiz çerçevesinde mücadele ederiz. İnsanlar hedeflerini gerçekleştirirken kimileri yapamayacağını zannederek mutsuz olur kimileri ise yapacağına sonuna kadar inanır ve mutlu olur. Hedeflerimiz için mücadele ettiğimiz yolda, hedeflerine ulaşmaya sonuna kadar inanan ve mutlu olan insan, hedefine ulaşmıştır. Onu arkasında izleyen mutsuz olan ise o yolda pes etmiştir ve hedeflerini gerçekleştirememiştir. Şimdi mutlu olan insan, büyük bir keyif içinde ve kendisiyle gurur duyarken mutsuz olan ise pişmanlık duyuyor ve ömür boyu pişmanlık duyarak hayatına devam edecek. Mutlu olan insan, hedefine ulaştı. Peki neden bu insan hedefine ulaştı da diğer insan ulaşmadı? Çünkü hedefine ulaşan insan mutluydu ve sonuna kadar başaracağına inanıyordu. Diğeri ise tam tersi mutsuz ve başaracağına inanmıyordu. İşte  “Mutlu insanlar, hedeflerine daha hızlı uçarlar.” diyen Steve Chandler’in bu sözü tam da bunu gerektiriyordu. Peki, neden mutlu olmalıyız sorusunun cevabı nedir? Bunun asıl cevabı “hedeflerimiz” için…

Kadir Bakışmaz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Kadir Bakışmaz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.