Göğün uçsuz bucaksız görüntüsünde kaybolmuşum,
Ufuk çizgisiyle ayrılmış gönlüm orta yerinden.
Kimsenin uğramadığı bir çölde, sımsıcak kumlar sarmış bedenimi,
Avazım çıktığı kadar bağırmak istemişsem ne fayda…
Bir yudum suya kul olmuşum şimdiden…
Kar beyaz, yüzümü tokatlayan rüzgarda yürür olmuşum,
Yer ne güzel geliyor bana şimdi; öyle iç açıcı, öyle saf.
Nefes aldım o soğukluktan bir parça…
Öyle derindi ki saliseler içinde geçmişti bütün bedenimden…
Avazım çıktığı kadar bağırmak istemişsem ne fayda…
Bulut kaplı gökyüzünden sızan bir gün ışığına muhtaç olmuşum.
Ne yoksa onu ister oldum, önemsenmedi varlık yokluğa dönünceye kadar.
Ölüm bir nefes gibi yakınken ayna karşısında geçirdim günlerimi…
Ahbap sofralarında harcanmış ucuz ruhum,
Biraz ihanetle boyanmış, biraz kendimi kandırmış, biraz unutulmuşum.
Yıldızsız geceye yazarken gözlerim yıldız aradı bir o kadar…
Hep mi mistik olmuşum ne?
Gökyüzünün sayısız âdiyatlarında neye cevap aramışım sahiden…
Yağmuru seviyorum diye şemsiyesiz çıkmadım dışarı,
Güneşin sıcaklığı hoşuma gidiyor diye gölgeden yürümezlik de etmedim.
Ben iyiyi düşünürken dahi kötü mü ettim?
Cehaletin vebasından uzak bir sığınak aradımsa da ne fayda…
Yanlış yerde doğruyu, doğru yerde yanlışı aramışken…
Gökyüzünden uzağım şimdi, daha çok yakınım yere.
Uzakta olanı istemekten, olmayanı arzulamaktan usanmışım artık.
Derin iç çektiğim bir sonbahar günündeyim…
Perişan ruhum, menfaate yenik düşmüş kerizliğim, insan evladına inancımdan kaybedişim,
Bir de tek tarafı çalışmayan kulaklığım var yanımda.
Sigarama siper ettiğim titreyen ellerimle uzun uğraşlar sonucu bir dumanla da doldurmuşum ciğerlerimi.
Kendime kendimden daha çok zarar verebilecek kimsenin olmadığını fark ettiğim yaşlardayım.
Kendime verdiğim değer kadar olduğumu anlamışsam da ne fayda…
Hala bir ümit ruhumdan parçalar arıyorken gökyüzünde…
Bir iç daha çektim derinden, yere eğmişim kafamı.
Öyle kalakaldım yürüdüğüm toprak yolda…
Yokluğun güzelliğiyle, uzağın çekiciliği, zorun arzusuyla gökyüzünün güzelliklerinde bir parça aramıştım ben…
Utandığım gözlerle mahcup bakmışsam toprağa ne fayda…
Gördüğüm yeni silinmiş, içi pas, en büyüğünden bir ayna…

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Yorumlar Ne Fayda?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF uzantıları desteklenir.

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

 << Vuslat-I Okumak için tıklayın. Ayrılamadım bir süre oradan. Mıhlanmıştım adeta oturduğum yere. Güneş gitmişti, çalan şarkı yerini bir başkasına bırakmıştı, zaman kimseyi beklemeden akıp gidiyordu. Ben ise bir ağacın altında oturmaya devam ediyordum. Yoktu bir sebebi. Yine Güneş’imi düşünmüştüm, yine güneşe veda etmiştim ve nihayetinde yine bir başımaydım. Yine yalnızdım. Onca düşünceyle savaşmak öyle […]
”Yine mi altını ıslattın? Bıktım senden. Nedir bu çektiğim çile? Bitmek bilmiyor!” 11 yaşımdayken en sık duyduğum cümleleri okudunuz az önce. ”11 yaşında altını mı ıslatıyordun?” demeyin hemen. Büyümemiştim ki ben. Büyüyememiştim. Korkumdan, endişemden, hissettiğim suçluluk duygusundan uyuyamazdım çoğu gece. Bazen minik bedenim yorgunluğuma dayanamazdı da sızar kalırdım çekyatta. O zaman da altımı ıslatırdım işte. […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

İlgini Çekebilir

Bizler yaşamımızı sürdürürken hiç bilmediğimiz yerlerde, hiç duymadığımız kadınlar öldürülüyor. Bazen din adı altında, bazen kıskançlık bahane edilerek, bazense istenmemeyi hazmedemeyerek cinayetler işleniyor. Maalesef, yeryüzü binlerce trajik ölüme şahitlik ediyor. Ben ise sizlere hiç duymadığınız kadınların çığlıklarını duyurmak istiyorum. Ne uğruna hayatlarının çalındığını, nasıl zorluklarla mücadele ettiklerini, nelerle başa çıkmak zorunda kaldıklarını anlatmak istiyorum. Duyun […]
Sabah uyanmak artık öyle başka geliyor ki bana… Dünyam tepetaklak olmuş, yer gök göğsümde buluşmuş sanki. Öyle ağır, öyle ağır ki içimdeki bu yük… Nedendir, neredendir bilmem, belki elimin kesik acısı yüreğime vuruyordur. Fiziksel acı beni üzmüyor ama yüreğime çarpan bu acı beni paramparça ediyor sanki… Gecenin karanlığında, çelimsiz bedenimle yürüyordum. Bir hiç olsaydım, bir […]
Özdeyiş, vecize, aforizma ya da özlü söz; düşünce, duygu ya da ilkeleri kısa ve öz bir biçimde anlatan sözlerdir. Kimi zaman motto, kelamıkibar ve ülger olarak da anılırlar. Özdeyişlerin söyleyeni genellikle bellidir ancak bazı sloganlaşmış özdeyişlerin kim tarafından yaratıldığı bilinmeyebilir. Aforizmalarda ileri sürülen fikirler, başkalarının kabulünü beklemeyen; yazarın subjektif kanaatleridir. Burada benim için çok önemli […]
Işık hüzmesi tadında bir hayat Gözlerim yarım bakışta Bağcıklarım hazır halde İçeri girmek gerekiyor Bozuk frekansta güzel bir müzik Kulaklarım sinirden kuduruyor Bütün olanlar önceden sonrasıymış Notaya anlam katan bir sonraki nota gibi Papatyanın son yaprağında kalmış söz Hayat zorlamaya gelmez Üfledikçe harlanır köz Hayatı anlatıyorum, dinleyin Hayatı bilmiyorum, dinlemeyin Hayatı yaşadım, görün Eleğe kum […]
Araba durdu, şoförümün kapıyı açmasını beklerken elimdeki gazeteyi katladım ve arka koltuğun üzerine koydum. Teknoloji sayesinde her şeye her an internetle erişebiliyor olsak da gazete okumak benim bırakamayacağım bir alışkanlıktı ve her fırsatta bunu değerlendirirdim. Şoför arabanın kapısını açtı, arabadan indim ve ceketin yakalarından tutup düzelttikten sonra söyle bir başımı kaldırıp kendimle gurur duymadan duramadım. […]
Alma Terzic, 11 Temmuz 1987 yılında Zenica, Yugoslavya’da dünyaya geldi. 4 yıl oyunculuk eğitimi alan güzel oyuncu sektöre 2008 yılında Kar (Snow) adlı filmle giriş yaptı. Ardından birçok film ve dizide yer aldı. Filmleri 2008 – Snow / Lejla 2008 – Mahala (kısa film) 2009 –Volim te… (kısa film) 2010 – Unutma Beni İstanbul 2011 – Kan ve Aşk (In […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.