fbpx

Göğün uçsuz bucaksız görüntüsünde kaybolmuşum,
Ufuk çizgisiyle ayrılmış gönlüm orta yerinden.
Kimsenin uğramadığı bir çölde, sımsıcak kumlar sarmış bedenimi,
Avazım çıktığı kadar bağırmak istemişsem ne fayda…
Bir yudum suya kul olmuşum şimdiden…
Kar beyaz, yüzümü tokatlayan rüzgarda yürür olmuşum,
Yer ne güzel geliyor bana şimdi; öyle iç açıcı, öyle saf.
Nefes aldım o soğukluktan bir parça…
Öyle derindi ki saliseler içinde geçmişti bütün bedenimden…
Avazım çıktığı kadar bağırmak istemişsem ne fayda…
Bulut kaplı gökyüzünden sızan bir gün ışığına muhtaç olmuşum.
Ne yoksa onu ister oldum, önemsenmedi varlık yokluğa dönünceye kadar.
Ölüm bir nefes gibi yakınken ayna karşısında geçirdim günlerimi…
Ahbap sofralarında harcanmış ucuz ruhum,
Biraz ihanetle boyanmış, biraz kendimi kandırmış, biraz unutulmuşum.
Yıldızsız geceye yazarken gözlerim yıldız aradı bir o kadar…
Hep mi mistik olmuşum ne?
Gökyüzünün sayısız âdiyatlarında neye cevap aramışım sahiden…
Yağmuru seviyorum diye şemsiyesiz çıkmadım dışarı,
Güneşin sıcaklığı hoşuma gidiyor diye gölgeden yürümezlik de etmedim.
Ben iyiyi düşünürken dahi kötü mü ettim?
Cehaletin vebasından uzak bir sığınak aradımsa da ne fayda…
Yanlış yerde doğruyu, doğru yerde yanlışı aramışken…
Gökyüzünden uzağım şimdi, daha çok yakınım yere.
Uzakta olanı istemekten, olmayanı arzulamaktan usanmışım artık.
Derin iç çektiğim bir sonbahar günündeyim…
Perişan ruhum, menfaate yenik düşmüş kerizliğim, insan evladına inancımdan kaybedişim,
Bir de tek tarafı çalışmayan kulaklığım var yanımda.
Sigarama siper ettiğim titreyen ellerimle uzun uğraşlar sonucu bir dumanla da doldurmuşum ciğerlerimi.
Kendime kendimden daha çok zarar verebilecek kimsenin olmadığını fark ettiğim yaşlardayım.
Kendime verdiğim değer kadar olduğumu anlamışsam da ne fayda…
Hala bir ümit ruhumdan parçalar arıyorken gökyüzünde…
Bir iç daha çektim derinden, yere eğmişim kafamı.
Öyle kalakaldım yürüdüğüm toprak yolda…
Yokluğun güzelliğiyle, uzağın çekiciliği, zorun arzusuyla gökyüzünün güzelliklerinde bir parça aramıştım ben…
Utandığım gözlerle mahcup bakmışsam toprağa ne fayda…
Gördüğüm yeni silinmiş, içi pas, en büyüğünden bir ayna…

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]