Hatırlıyor musun, bir gün iyi hissetmiyordum ve sen “Yanına gelmemi ister misin?” diye sormuştun. Hemen geçmişti üzüntüm biliyor musun? O kadar uzaktan sırf ben üzüldüm diye yanına geleyim demiştin. Düşünmen bile beni çok mutlu etmişti. Ama mutluluğum kısa sürdü. Aklıma kız kardeşim geldi, sana anlatmıştım. O da senin gibi, neredeyse dünyanın öbür ucundan yanına gelirim demişti. Şimdi hayatımda yok. Bu şüphe aklımda öyle bir yer edindi ki gideceğini düşünmeden edemedim. Gittin ya zaten, bir kez olsun ”Yanılıyorum o beni bırakıp hiçbir yere gitmez.” demek istemiştim. Keşke yanıltsaydın beni sevgilim. Anlamadığım çok şey var, madem sonunda gidecektin neden inandırdın ki beni bu kadar sevdiğine? Neden ellerimi tutmak istedin madem bırakacaktın? Öyle eşsiz ve güzeldi ki sözlerin ben çok inandım. Ruhumla inandım, benliğimle inandım, bize inandım. Keşke beni hiç inandırmasaydın sevgilim. Neden birlikte olduk ki sanki biz, arkadaş kalamaz mıydık? O zaman en azından bu kadar çabuk bitmeyeceğini bilirdim. Neden sevmek istedin ruhumu can özüm? İyi mi oldu şimdi, avuç içlerim, dizlerim hep yara bere içinde. Bırakınca ellerimi öyle düştüm ki kanıyor canım. Halbuki ben senin dizlerin acıyor diye sarıp tek tek izlerinden öpmüştüm yaralarının… Bu muydu karşılığı? Nasıl susturacağım şimdi kalbimi, benliğimi, ruhumu? Nasıl susturacağım aynadaki kadını? Kabullenemiyor oluşumun suçlusu ben miyim şimdi sevgilim, sen söylemedin mi ellerimi hiç bırakmayacağını? Bana üzerine bastırarak dedin ki “Peki bu sonsuzluğun içinde sadece beyaz masallar olmayacak bazen kabuslar da olacak, buna hazır mısınız?” kelimesi kelimesine aklımda evet. Ben sana kabuslar yaşarken de beyaz masallarda yaşarken de elinden tutacağım ve hiç bırakmayacağım dedim. Ben sözümü tutmayı çok istedim sevgilim de sen buna mahal vermedin. Sen söylediğin o bütün sözlerin arkasına kendini gizledin. Beni öyle inandırmıştın ki kalbine, sana… Defalarca kez bir sonu olmamasını diledim ben. Defalarca kez sonsuza kadar sürmesini diledim. Defalarca kez sana gelmeyi düşledim. Beni böyle saracak ne vardı sevgilim, göz bebeklerime oturacak. Bütün bunları okumayacağını bilerek yazıyorum, umursamazsın ki sen. Ardında bıraktığın ardında kalmıştır. Sen hep önüne bakarsın. Yine de umarım iyi olursun, hak ettiğin o mutlu ve huzurlu hayatı yaşarsın. Sevdiğin kadınla olursun, sevdiğin şeyleri yaparsın. Umarım kendi sonsuzluğunda sağlıklı ve hep mutlu olursun. Seni seviyorum sevgilim.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

İlgini Çekebilir

İki gün önce, Spotify kullanmaya başladığım 6 Temmuz 2017 tarihinden bu yana en çok hangi şarkıyı dinlediğime baktım. Çıkan sonuç sürpriz değildi. Losing My Religion… 1990 yılının Eylül ve Ekim ayları arasında kaydedilen ve 1991 yılında yayınlanan Losing My Religion, R.E.M grubunun Out of Time albümünün ilk teklisidir. Albümü başarıya ulaştırmış ve grup için önemli […]
“Türkiye’de atanamayan öğretmen sayısının İzlanda’nın nüfusundan daha fazla olduğunu biliyor musunuz bayım?” Sesim biraz yüksek çıkmıştı, oysa artık mikrofona konuşmuyordum. Hatta amacımdan uzaklaşmış olacağım ki kalabalıkta da gezinmiyordu gözlerim, yalnız biriyle temas halindelerdi. “İndirin şu şarlatanı kürsüden! Ha bire böyle kendini bilmişler çıkıyor, karnınız doymuyor mu, aç mısınız bu ülkede ulan kardeşim ya!” Ne dediğini […]
2020 yılında pandeminin dünyayı sarmasıyla beraber hayatımızdaki pek çok alanda çok farklı bir döneme girdik. Gerek iş hayatımızda, bazılarımızın okul hayatında, bazılarımızın psikolojik yapısında ciddi değişikler meydana geldi. Kısacası hayatımız belirli konularda bir şekilde bu pandemiden etkilendi. Pandemi her şeyi etkilediği gibi ülke ekonomilerini ve finansal piyasaları da şüphesiz ki etkiledi. Bundan daha önceki yazılarımda […]
Cinsiyet Farkının Zekâ Üzerindeki Etkisi Zekâ her dönemde insanların dikkatini çekmiş ve üzerinde sürekli düşünülmüş bir kavramdır. Geçmişte ve günümüzde farklı yaklaşımlarla zekânın birçok tanımı yapılmıştır ve literatürde çok sayıda farklı tanımı bulunmaktadır. Kimi uzmanlar zekâyı algılama, muhakeme, yargılama, planlama, problem çözme, soyut düşünme, dil becerileri ve öğrenme kavramlarını kullanarak tanımlamaktadır. En genel tanımıyla zekâ, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.