Mutfakta Sıfır Atık Nedir?

Son yıllarda dikkatleri üzerinde toplayan mutfakta sıfır atık konusu, aslında temelini biraz da dünyanın geçirdiği zorlu süreçlerden alıyor. Doğal koşulların git gide kötüleşmesi, dünyanın birçok tehlikenin yanında kıtlık tehlikesiyle de karşı karşıya gelmesi riskini de arttırıyor. Bu düşünce bizlere her ne kadar uzakmış gibi görünse de artık hiç de uzak bir ihtimal değildir. Dünya üzerinde her yıl yaklaşık 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor. Bu denli israfın yapıldığı düzen içinde de neredeyse 1 milyar insan açlık çekiyor ve bu yüzden ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Peki tüm bu israf zincirini engellemenin bir yolu var mı? İşte mutfakta sıfır atık tam bu noktada karşımıza çıkıyor.

Biz Neler Yapabiliriz?

Birçoğumuz ”Ben tek başıma kendi mutfağımda ne yapabilirim, tüm dünyadaki bu israfı nasıl önleyebilirim?” diye düşünüp baştan çabalamayı bırakmaktadır. Bu durumun tam tersi olduğunu düşünecek olursak her mutfakta sıfır atık anlayışının benimsenmesiyle inanılmaz etkili sonuçlar çıkacağı bilinmelidir. Herkesin ben ne yapabilirim ki diye değil de ben de yapabilirim diye birlikte hareket ettiği bir dünyada yaşamak çok daha elverişli olabilir. Öncelikle sorumluluk almalı ve dünyanın içinde bulunduğu bu durumda payımızın olduğunu unutmamalıyız. Kendi mutfağımızda, mutfakta sıfır atık sloganıyla hareket ederek dünyayı değiştirmeye başlayabiliriz.

Sıfır Atıkla Tasarruf

Tasarruf etmek için mutfakta sıfır atık eşsiz bir yöntemdir. Mutfakta sıfır atık felsefesini hayata geçirmeye ise alışveriş ile başlıyoruz. Alışverişe neye ihtiyacımız olduğunu bilerek gitmek, kendi alışveriş çantalarımızı kullanarak daha az ambalajlanmış ürün alarak hatta tekrar kullanılabilir malzemelerle ambalajlanmış ürünleri alarak bu felsefenin büyük bir kısmını gerçekleştirmiş oluyoruz. Aldığımız bu ürünleri ise uygun saklama koşullarında muhafaza ettiğimizde de israfın büyük bir kısmını önlüyoruz. Mutfakta sıfır atığın en önemli adımı ise ”sıfır atık pişirme”. Sıfır atık pişirme, mutfakta tüketilecek malzemelerin hiçbir parçasının atık olarak görülmemesi anlayışına dayanır. Ürünlerin parçaları çeşitli yollarla değerlendirilebilir. Örnek olarak neredeyse her evde olan portakal ve limon kabuğundan yapılan kekleri gösterebiliriz. Anlıyoruz ki mutfakta sıfır atık uygulaması, sandığımızdan çok daha kolay ve uygulanabilir hatta sandığımızdan çok daha da etkili bir felsefedir.

Yorumlar Mutfakta Sıfır Atık Nedir?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF uzantıları desteklenir.

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

 << Vuslat-I Okumak için tıklayın. Ayrılamadım bir süre oradan. Mıhlanmıştım adeta oturduğum yere. Güneş gitmişti, çalan şarkı yerini bir başkasına bırakmıştı, zaman kimseyi beklemeden akıp gidiyordu. Ben ise bir ağacın altında oturmaya devam ediyordum. Yoktu bir sebebi. Yine Güneş’imi düşünmüştüm, yine güneşe veda etmiştim ve nihayetinde yine bir başımaydım. Yine yalnızdım. Onca düşünceyle savaşmak öyle […]
”Yine mi altını ıslattın? Bıktım senden. Nedir bu çektiğim çile? Bitmek bilmiyor!” 11 yaşımdayken en sık duyduğum cümleleri okudunuz az önce. ”11 yaşında altını mı ıslatıyordun?” demeyin hemen. Büyümemiştim ki ben. Büyüyememiştim. Korkumdan, endişemden, hissettiğim suçluluk duygusundan uyuyamazdım çoğu gece. Bazen minik bedenim yorgunluğuma dayanamazdı da sızar kalırdım çekyatta. O zaman da altımı ıslatırdım işte. […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

İlgini Çekebilir

Bizler yaşamımızı sürdürürken hiç bilmediğimiz yerlerde, hiç duymadığımız kadınlar öldürülüyor. Bazen din adı altında, bazen kıskançlık bahane edilerek, bazense istenmemeyi hazmedemeyerek cinayetler işleniyor. Maalesef, yeryüzü binlerce trajik ölüme şahitlik ediyor. Ben ise sizlere hiç duymadığınız kadınların çığlıklarını duyurmak istiyorum. Ne uğruna hayatlarının çalındığını, nasıl zorluklarla mücadele ettiklerini, nelerle başa çıkmak zorunda kaldıklarını anlatmak istiyorum. Duyun […]
Sabah uyanmak artık öyle başka geliyor ki bana… Dünyam tepetaklak olmuş, yer gök göğsümde buluşmuş sanki. Öyle ağır, öyle ağır ki içimdeki bu yük… Nedendir, neredendir bilmem, belki elimin kesik acısı yüreğime vuruyordur. Fiziksel acı beni üzmüyor ama yüreğime çarpan bu acı beni paramparça ediyor sanki… Gecenin karanlığında, çelimsiz bedenimle yürüyordum. Bir hiç olsaydım, bir […]
Özdeyiş, vecize, aforizma ya da özlü söz; düşünce, duygu ya da ilkeleri kısa ve öz bir biçimde anlatan sözlerdir. Kimi zaman motto, kelamıkibar ve ülger olarak da anılırlar. Özdeyişlerin söyleyeni genellikle bellidir ancak bazı sloganlaşmış özdeyişlerin kim tarafından yaratıldığı bilinmeyebilir. Aforizmalarda ileri sürülen fikirler, başkalarının kabulünü beklemeyen; yazarın subjektif kanaatleridir. Burada benim için çok önemli […]
Işık hüzmesi tadında bir hayat Gözlerim yarım bakışta Bağcıklarım hazır halde İçeri girmek gerekiyor Bozuk frekansta güzel bir müzik Kulaklarım sinirden kuduruyor Bütün olanlar önceden sonrasıymış Notaya anlam katan bir sonraki nota gibi Papatyanın son yaprağında kalmış söz Hayat zorlamaya gelmez Üfledikçe harlanır köz Hayatı anlatıyorum, dinleyin Hayatı bilmiyorum, dinlemeyin Hayatı yaşadım, görün Eleğe kum […]
Araba durdu, şoförümün kapıyı açmasını beklerken elimdeki gazeteyi katladım ve arka koltuğun üzerine koydum. Teknoloji sayesinde her şeye her an internetle erişebiliyor olsak da gazete okumak benim bırakamayacağım bir alışkanlıktı ve her fırsatta bunu değerlendirirdim. Şoför arabanın kapısını açtı, arabadan indim ve ceketin yakalarından tutup düzelttikten sonra söyle bir başımı kaldırıp kendimle gurur duymadan duramadım. […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.