Müsveddeler, aslında hepimizce malum olan bir önemsiz bir kâğıt parçasıdır öyle değil mi? Üstüne yazı yazıp karaladığımız, işimiz bitince bir güzel buruşturup çöpe attığımız bir kağıt parçası mıdır? Şimdi içinizdeki sizin kapısını çalın eğer cevabınız evet ise geçmiş olsun… Bir bardak soğuk su içiniz. Duygularınızı, düşüncelerinizi, kendinizden bir parçayı belki de birçok parçayı hatta düpedüz kendinizi şöyle bir buruşturarak çöpe atmışsınız.

Aslında müsveddeler tıpkı sevgiliden gelen bir gül gibidir. Yeri geldiğinde saklanır herkesten, bazen suyla, bazen gözyaşlarıyla sulanır. Aşığın eline dikeni battığında hafif kaşları çatılır, hemen ardından tatlı bir gülümseme gamzelerinden aşağıya akar, yaşam verir hem aşığa hem maşuka, yeşertir kalp ormanındaki duygu ağacını. Artık gül ile bütünleşmiştir, gül ona o da güle bakar saatlerce… Elbet bir gün solacak ancak solduğunda kitabının ayracı yapar ayıramaz onu yanından.

İşte müsvedde de öyledir bir yazar için. Bunu hiçbir yazar inkâr etmez, edemez… Burada mürekkebi de unutmamak lazım. Kalemden akan her mürekkep, yazar mutlu ise tebessüm, hüzünlü ise gözyaşıdır. Bazen yazar, kaleme duyguları öyle bir fısıldar ki kalem dayanamaz mürekkep akıtmaya başlar, işte bunlar da kalemin gözyaşıdır. Yazar, ruhunda ve zihninde harmanladığı o gerçek duyguları müsveddeye aktarır, sonuç olarak müsvedde ile mürekkep sonsuza dek ayrılmazlar, ayrılamazlar. Gerçek yazarlar mürekkepli kalem kullanırlar. Kurşun kalemin ağzı mürekkepli kalem kadar sıkı değildir. Çünkü silgi kurşun kalemin dostudur. Ayrıca silgi sadece yazıyı değil ruhundan da bir parçayı götürür, kullanılmaz hale getirir. Kısacası o artık silgiye yâr olur. Ama mürekkep ile yazıldığında silgi etkisiz elemandır. Mürekkep ve kâğıdın aşkı ölümsüzdür.  olamasın. Aşktan taviz verilmesin ve üçüncü bir varlık bu sırrı bilmesin. Bundan dolay siz siz olun müsveddelerinizi buruşturmayın yırtmayın, asla ve asla çöpe atmayın onları, alıp saklayın, onlar sizin bütün sırlarınıza vâkıftır. Onları alın ve saklayın, en güzel yerde muhafaza edin yani kalbinizde.

FazilHikmet içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
FazilHikmet içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]
Jane Casey’nin kaleme aldığı Maeve Kerrigan serisinin 8. kitabı “Sessizliğin Peşinde” çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Polisiye kitaplarını okumayı çok seviyorum zaten ve yazarın kalemiyle tanışalı uzun bir zaman oldu. Yazarın kitaplarına seri olduğunu bilmeden başlamış ve çok sevmiştim. Ama şunu söyleyeyim ki bir yanlış anlaşılmaya mahal vermeyeyim. Serinin her kitabında farklı bir […]
Bitkilerin bizler için neler yaptıklarını biliyoruz. Bazılarımız ormanlardaki ağaçlardan yapılmış ahşap masasında oturuyor, fincanlarımızdaki Brezilya’da yetişen kahve çekirdeklerinden öğütülerek hazırlanmış kahveyi yudumluyoruz. Pamuktan yapılan giysiler giyiyor, milyonlarca yıl önce ölmüş bitkilerden elde edilen benzinle çalışan arabalarımıza biniyoruz. Ve hatta hastalandığımızda birçoğu bitkilerden elde edilen ilaçlar sayesinde ateşimizi düşürüyor, şifa buluyoruz. En basitinden sevdiğimiz biri elinde […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.