fbpx

Allah-u Teala, peygamberleri vasıtası ile zamanın en meşhur özelliğinden daha üstün bir mucize göstererek insanların peygamberlerine inanmasını sağlardı. Peygamberimizin (s.a.v) gönderileceği topraklarda ise şiir veedebiyat insanlarca ilgi görülüp yönelinen en önemli sanatlardı. “İslam Öncesi” olarak nitelenen bu devirde şiir, hem bir iş hem de her devirde olduğundan daha etkileyici bir aşk aleti idi.

Muallakat ise, yani “Kabe duvarına asılan şiirler” adıyla ünlü yedi veya on şaire ait kasidelerden meydana gelen şiir koleksiyonudur.

İslam öncesi dönemde yaşamış olan Arap şairlerinin en güzel şiirleri olup dönemin geleneksel aktivitelerinden olan ve her yıl düzenlenen, herkese açık panayır ve fuarlarda yapılan şiir müsabakalarında jüri önünde okunmuş ve yarışma kazanmış şiirlerdir. Yapılan yarışmalar neticesinde seçilen şiirler altın yaldızla yazdırılarak Kâbe’ye asılıyordu.

Bu şiirler, dönemin sosyal hayatını ve şairlerin yaşadığı çevrenin doğal özelliklerini, adeta birer belgesel gibi, canlı tablolar halinde göz önüne sermeleri açısından defalarca okunmaya değer sanat harikaları olmalarının yanı sıra, İslamiyet’in doğuşundan günümüze kadar geçen yaklaşık 14 asır boyunca Arap grameri ve belagati konusundaki eserlerin kaleme alınmasında, dolaylı olarak da başta tefsir bilim dalı olmak üzere İslami ilimlerde olmazsa olmaz temel kaynak olma özelliğini sürdürmüştür.

Bu şairler arasında en meşhuru ise İmr’u’u’l Kays’tır. İbnül Kelbi’nin aktarıma göre, Hac mevsimi günlerinde Kabe’nin duvarına önce İmruü’l-Kays’ın şiirleri asılırdı. Daha sonra bu şiirler indirilir sırayla diğer şairlerin şiirleri asılırdı. Araplar bu şiirlerle iftihar ederlerdi.[1] Keskin dili ile zamanında insanlar üzerinde bir sihir etkisi bırakan ve genel olarak şiirlerinde kadınlara düşkünlüğü ile bilenen bir şairdir. Şiirleri günümüzde de Arap dili ve edebiyatında hüccet olarak görülmektedir. Her ne kadar Arapçadan Türkçeye geçince şiirlerindeki o teşbihlerini, istiarelerini ve tarizlerini tam olarak anlayamasak da şiirlerinden bir kesit paylaşmak isterim.

Benim derdimin devası, kalbimin şifası bol bol gözyaşıdır. Fakat burada ağlatacak bir hatıra kalmamış ki (4. beyt)

Eğer benim bir huyumdan memnun değilsen kalbimi kalbinden çıkarmakta hürsün. (14. beyt)

Gece kasveti ile boynunu uzatıp arkasına süre ekleyip göğsünü şişirdiğinde ona dedim ki;

Ey uzun gece! Açıl da sabah olsun, hoş sabah da senden daha iyi değil ya!..

Ne acayip bir gecesin sen! Yıldızların adeta keten halatlarla sert kayalara bağlanmış gibi… (27,28,29. beyt)

[1] Boleli 1998, s. 3

*Hafıza Çöplüğü

*Muallkatul aşera arapça kitap (معلقات العشرة)

Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Çoğumuzun, adını belki de hiç duymadığı fakat yaşamımızda denk gelebileceğimiz, farkında ve bilinçli olduğumuz takdirde erken tanı ve tedavi seçeneklerini düzenleyebileceğimiz, benim ise özel eğitim alanında tanıştığım bir sendromdan bahsetmek istiyorum sizlere: DiGeorge Sendromu. DiGeorge Sendromu (DGS) 22. kromozomun (22q11) delesyonu (kromozomun bağlı bulunduğu parçadan kopup silinmesi, yok olması) ya da translokasyonu (kopan veya kaybolan […]
“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]