fbpx

            Güneş doğmuş, hiçbir bulut engellemiyor ışınlarını. Çiçekler açacağı zamanı beklese de kokularını yaymışlar çoktan. Hava, soğukkanlılığını terk edeli epey olmuş yelkovan, akrebini kovalayalı az vakit olmuştu. Takım elbiselerin bazısı mesaiye başlamış çatalların çoğu eviyeye bırakılmıştı. İnsanların ayağına takılan herhangi bir taş yok henüz. Yanından geçen araçlardan gözleten kazalar da vaktini bekliyor daha. Duraklar içini aktarmak için toplu taşıma araçlarını beklemeye başlamış. Herhangi bir aksilik yok. İyi de

            Şimdi böyle bırakıp gitmen niye? Ne eksikti? Ne isterdin? Anlayamadım bu gidişini. O kadar güzelken birikmişler, her köşede varken gülen yüzlerimiz, her bucak hatırlatırken seni bana… Niçin bu umursamaz gidiş? Beni umarsız bırakış, niye? Açıklama sunmamak ne denli bir yok saymaktır. Bu kadar mı hayalettim senin hayatında. Tüm bu yansıması olmayan aynaya rağmen ben hayatımdaki hastalığa senin bakışınla, senin reçetenle şifa buldum. Derdime dermanımı seninle buldum. Lokman olmuştun Azrail’ime karşı. Hastanede teşhis yapılır ilaç satılmazmış. Ben ilacımı da senden istiyorum. Kaybetmek istemiyorum seni. ‘Negatifi kaybetmek artmaktır.’ Hayır, bu düşünceye prim vermek istemiyorum. Bu düşüncenin perdesini aralamak istemiyorum. Bu köpeğin tasmasını bırakmak istemiyorum. Bu kuşu kafesten çıkarmak istemiyorum. Bu suyun önünü açmak istemiyorum. Çünkü kelimesinden sonrasını biliyorsun zaten. Biliyorum bildiğini. Bildiğini bildiğimi de biliyorsun. İçin yine de rahat olsun, söyleyeceğim nedenini. Çünkü eğer o düşünceye prim verir o perdeyi aralar o köpeğin tasmasını bırakır o kuşu kafesten çıkarır o suyun önünü açarsam o suya kapılıp giden ilk çöp ben olurum. Akıntıya engel olamayan bir süprüntü olurum. Hiçbir kayaya tutunamam akarsudaki.

            Yine geldim ama bu sefer alışmış halde geldim. Zihnimde bitirdim, telkinlere boğdum onu. Bağlı kalsaydım o kayaya, yaşayamazdım bu hayatı o Azrail gelene kadar. Dediğim gibi ara ara tutundum birkaç kayaya ama döküleceğim denizi bildiğim için direnmedim. Denizi hatırladım. O deniz de bana ait. Gerekirse o kayayı tekrar tutarım da bırakmam hazır denizimi değiştirmişken. Bu bir vazgeçiş veya pes ediş değil. Bu hedefi hatırlamak sadece. O suyun önünü açmışsam da artmış değilim henüz. Sadece o düşüncenin başına bir ‘belki’ ekliyorum. Elimde şöyle bir cümle kalıyor: Belki de negatifi kaybetmek artmaktır.

@HLTYNR içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
@HLTYNR içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Yazar sayımızın 300’ü aştığı şu günlerde hevesli yazarlarımıza yol gösterebilmek veya en azından daha kaliteli içerikler üretebilmeleri adına bazı ipucular vermek için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Bu yazı boyunca bir dijital içeriğin nasıl yazılması gerektiğinden bahsedeceğim. Bublogta içeriklerinin bir kısmı şiir ve denemelerden oluşuyor ve bu yazıda söyleyeceğim şeyler bu içerikler için çok […]
Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Çoğumuzun, adını belki de hiç duymadığı fakat yaşamımızda denk gelebileceğimiz, farkında ve bilinçli olduğumuz takdirde erken tanı ve tedavi seçeneklerini düzenleyebileceğimiz, benim ise özel eğitim alanında tanıştığım bir sendromdan bahsetmek istiyorum sizlere: DiGeorge Sendromu. DiGeorge Sendromu (DGS) 22. kromozomun (22q11) delesyonu (kromozomun bağlı bulunduğu parçadan kopup silinmesi, yok olması) ya da translokasyonu (kopan veya kaybolan […]
“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]