fbpx

Kafamızda kıramadığımız prangalarımız olduğu sürece onların bize yaptıkları yalnızca bir can kesiği. Önce prangaları kırmalı sanıyordum fakat önce yaraları sarmak gerekiyormuş. Yaralar iyileşmeye başlayınca prangalar da kırılmaya başlıyor. Ama bir türlü iyileşmeyen yaralar var. Mesela geçen gün otobüs çarptı bana. Üstümden tır geçtiğini sanmadım, gerçekten otobüs çarptı. Biraz bacağım morardı, e biraz da ben abarttım şimdi. Ne var canım hep onlar mı abartacak, azıcık da ben abartayım. Abartmak yazma eğiliminde olan insanlar için elzemdir. Abartmazsak nasıl yazabiliriz ki. Yine de siz abartmayın, bırakın bizim gibi konuşamayan dilsizler abartsın. Siz konuşurken yeterince abartıyorsunuz, keşke diyorum insanlar biraz da susmayı abartsaydı. Ama sonra da bizim gibi yazmayı abartırlardı. En iyisi dili olan konuşsun, eli olan yazsın.

Düşündüm de yazmak için abartmam gerekiyor fakat ben susmak işini abartmışsa benziyorum. Mesela duygulardan bahsetmem gerekirdi. Hayatta yaşadığım duyguları içimde x100 ile hissettiğimi insanlar bilemez ki. O zaman bilsinler bir zahmet dedim. Ve yine işi abarttım, yani yazmaya başladım. Yine düşündüm ve dedim ki böyle olmak benim suçum değil. Yani susmak, yani yazmak ya da her ne ise…

İçimde bitmek bilmeyen bir yazma aşkı var. Her kelimenin hakkını verecek kadar açıklama yapmak istiyorum. Bu da benim manifestom olsun ne var yani. Ama bunu yaparken her şey birbirine giriyor. Kelimeler birbirine karıştıkça iyi oldu diyorum, her şeyi açıklamanın ne anlamı var ki. Bırak hayat bilinmeyenlerle dolsun. Bilmemek bizi daha bilge yapıyor, çünkü hayat her şeyi bildiğini sananlarla dolu. Ve ben bu manifesto ile hepsine meydan okuyorum. Bu hayatta bilmemek büyük lüks. Bile bile yapılan hataların telafisi de olmuyor. En iyisi, hatayı da bilmeden yapmak. Bilince çok can yakıyor. Sana yapılan ve senin yaptıklarının terazisi ile işlemiyor bu dünyanın adaleti. Herkes terazisini içine kuruyor. Ve herkes kendi adaletini istiyor, çünkü hep kendi haklı çıkıyor. Yapmayın nolur, biraz da haksızım demeyi öğrenin. Bakın işte o zaman çok haklı oluyorsunuz.

Rumeysa Güler içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Rumeysa Güler içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Yazar sayımızın 300’ü aştığı şu günlerde hevesli yazarlarımıza yol gösterebilmek veya en azından daha kaliteli içerikler üretebilmeleri adına bazı ipucular vermek için bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. Bu yazı boyunca bir dijital içeriğin nasıl yazılması gerektiğinden bahsedeceğim. Bublogta içeriklerinin bir kısmı şiir ve denemelerden oluşuyor ve bu yazıda söyleyeceğim şeyler bu içerikler için çok […]
Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Çoğumuzun, adını belki de hiç duymadığı fakat yaşamımızda denk gelebileceğimiz, farkında ve bilinçli olduğumuz takdirde erken tanı ve tedavi seçeneklerini düzenleyebileceğimiz, benim ise özel eğitim alanında tanıştığım bir sendromdan bahsetmek istiyorum sizlere: DiGeorge Sendromu. DiGeorge Sendromu (DGS) 22. kromozomun (22q11) delesyonu (kromozomun bağlı bulunduğu parçadan kopup silinmesi, yok olması) ya da translokasyonu (kopan veya kaybolan […]
“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]