HASAN SABBAH KİMDİR?

-11. yüzyılın ortalarında Kum kentinde doğdu.

-Kendi iddiasına göre Yemen emirlerinden Yusuf Himyeri’nin soyundan gelmektedir.

-Tarihteki ilk suikast ve terör örgütünün kurucusudur.

-İslam’ın İsmailik mezhebine dayalı olarak kurduğu haşhaşiler tarikatı ile bilinir.

-Ailesi ile Rey şehrine gittiğinde burada Şii inancının önderleriyle temas etmiş ve Şiiliği benimsemiştir.

-Dini çalışmalarını geliştirip yürütmek için Fatımilerin hakim olduğu Kahire’ye gitmiştir.

ALAMUT KALESİ 

– Alamut Kalesi, Elbruz sıradağlarının en doruğunda olup çok korunaklı bir konumu bulunmaktadır.

– 1081 yılında İsfahan’a dönerek, yetkinleşmiş bir şekilde mücadelesini başlattı.

– 9 yıl boyunca çeşitli şehirleri gezerek, İsmaililiği yaymaya çalıştı. Çalışmaları sonucu hitap ettiği kitlesini genişletti.

– Alamut Kalesi’ni kendine üs olarak seçti.

– Alamut Kalesi’ni bilinçli olarak seçmiştir. Alamut “Kartalın öğretisi” anlamında “Aluh Amut”tan gelmektedir.

– Alamut Kalesi’nde 1090 yılında eğitim ve örgütlenme mücadelesine yeni bir boyut kazandırdı. Kalenin bütün eksikleri tamamlandı (Su kuyuları, ambarlar vs.).

– Bölgedeki İsmailileri kardeşlik bağlarıyla birleştirdi.

SELÇUKLU DEVLETİ VE HASAN SABBAH

– Alamut Kalesi’nin Hasan Sabbah tarafından ele geçirildiği haberini alan Nizamülmülk, dört ay gibi bir süre kaleyi kuşatmasına rağmen bir sonuç alamadı.

– Başarısız kuşatma girişiminden sonra Nizamülmülk, çadırında bir Alamut fedaisi tarafından zehirli hançer ile öldürüldü.

– Örgütlenme o kasar gelişmişti ki İsmaililer, Selçuklu devletinin üst düzey makamına kadar sızmışlardı.

– Hasan Sabbah ve müritleri Alamut Kalesi’ne yerleştikten sonra elliye yakın suikast düzenlemişlerdir.

– Bu suikastların en önemlisi ise Nizamülmülk’ün öldürülmesidir.

– Diğerleri ise Selçuklu ve Abbasi devletlerine yönelik suikastlardır.

– Sultan Melikşah’ın ölümünden sonra tahta geçen Sultan Sungur, Alamut Kalesi’ne harekat düzenlemek ile meşgul olduğu bir sabah yastığının başında saplanmış bir hançer ve bir not buldu.

–  Notta; “Ben istemez miydim ki o hançer sert taşa değil de sultanın yumuşacık göğsüne saplansın! Bizimle uğraşmaktan vazgeç.” yazmaktadır.

– Bunun üzerine Sultan Sungur, Hasan Sabbah ile uğraşılmayacağını anlayıp kendini geri çekmiştir.

GÖZ DOLDURMA İNTİHARLARI

– Alamut Kalesi’ne gelen misafirleri etkilemek için ve müritlerinin gözüpekliğini göstermek için kalenin burçlarında duran müritlerine işaret ederek atlamalarını emretmiştir. Müritler de bu emri tereddütsüz yerine getirmişlerdir.

HASAN SABBAH’IN ÖLÜMÜ VE KALENİN ELE GEÇİRİLMESİ 

– Hasan Sabbah 1124 yılında öldüğünde arkasında Mezopotamya’da korkulur bir askeri ve siyasi güç bırakmıştır.

– Kaleyi ise 1256 yılında Moğol komutan Hülagü Han normal yollardan ele geçirelemeyince tepeye tüneller kazıp bu tünellere de petrol doldurup yakarak ele geçirmiştir.

– Yangın sebebiyle kalede bulunan belgeler imha olmuştur.

Can Güccük içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Can Güccük içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.