Parayı icat ederken az daha düşünseymişsiniz. Biraz, sayın geçmişi gömmek istedim bugün, üzgünüm! Ama az biraz düşünün, para hiç icat edilmeseydi… Zenginlik parayla olmasaydı, fakirlik açlıkla mı olurdu? Herkes emeğinin karşılığı kadar yemek görseydi de gönül zenginliği tek gündem olsaydı! Gerçi insan nefsi uslanmaz, herhalde “Bir domatese karşın 3 bibere çıkardık abla, bize geliş fiyatı 2 biber!” diyenleri normal karşılardık. Ne kadar korkunç yaratıklarız! Yapılan iyilik bile menfaatin korkunçluğuyla süslenmiş bir basın malzemesi oldu! Çok bayılıyorum şu söze, “Sağ elin verdiğini sol el görmesin.” gibi bir şey.. Haklılık akıyor her yanından. Bizim insanlarımız da aman ne iyilik severler, videoya çekip ”duyarlılık” altında insanların gururlarını hiç etmesini de ne severler, ne severler…

Gördüm geçen, adam birini videoya çekmiş, üstü başı yırtık, tabiri caizse perişan halde. 10 binlik telefonun arkasından anlatıyor, abi neye ihtiyacın var söyle bakayım! Sonra bir video çekiyor, pırıl pırıl bir takımı çekmiş adam… Bu sefer ön kamera açık. Adamı dış görünüşünü ”uygun” hale getirmeden aynı kareye almıyor! Ya ne güzel insan. Karnını doyurmuş, mutlu etmiş, kıyafet almış insana! Videosunu da çekmiş, ya napayım ben şimdi! Bu adam yardım etmiş ben de edeyim bari diyen oluyor mu bunları görünce… Ki bir düşünün o adamı bir daha görmüş müdür bu arkadaş? Haksızlık etmek istemeyiz, herkes yapmaz bu insanın yaptığını ama doğru değil. Bu yardım ama iyilik değil. İkisi ayrı şeyler… Bu, kendisiyle aynı topraktan gelen bir insanın gururunu hiç etmekten başka bir şey değil be arkadaş!

Bir de hoş olanları ayrıca komik de olanları var! Bizim apartmanda biri her gün camından sütlü ekmek atıyor, kedi maması atıyor. Ama kim olduğunu bilmiyor kimse! Alt kattaki teyze her gün gece yarısından sonra bir bağırmaya başlıyor ki… Bu kedileri kim topluyor buraya kız! Valla bak miyav miyav uyuyamıyorum başlayacağım ha! Hay ben!

Neyse konu neydi?.. Paraydı doğru. Valla bu paraya sallayanlar, hep olmayan insanlar ben söyleyeyim. Bizde ne yoksa ona sallarız! Ne yoksa iyisinden, o kötüdür. İnsan doğası, param olsa şu an paraya mı sallardım? Yok vallahi bugün alışveriş yapmaya indim de çok doldum çok! Yoksa bu ağız böyle konuşur mu? Savaşta mıyız, her şey niye bu kadar pahalı? Kendi halinde yaşamak bile parayla, neyse şimdi terbiyeyi bozmayalım.

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.