fbpx

Kutup ışıkları, her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği, milyonlarca kişinin görmeyi düşlediği, fotoğraflarına imrenerek baktığımız ve her seferinde bizi büyüleyen bir oluşum olmuştur. Bu yazımızda, kutup ışıklarının o muhteşem görüntüsünün nasıl oluştuğunu ve nerelerden görebileceğimizi inceleyeceğiz.

Aurora kelimesinin kökeni Yunancaya dayanıyor. Aurora, Yunan mitolojisinde Ay tanrısı Seline ile Güneş tanrısı Helios’un kardeşidir. Kelimenin Türkçe karşılığı “şafak” anlamına gelir. Yaygın olarak sanılanın aksine Aurora’lar sadece kuzey kutbunda değil, güney kutbunda da oluşurlar. Hatta Aurora’lar sadece dünyamızda değil, diğer gezegenlerde de görülmektedir. Kuzeydeki kutup ışıklarının ismi Aurora Borealis, güneydeki kutup ışıklarının ismi ise Aurora Australis’tir.


Nasıl oluşurlar?

Bu büyüleyici oluşumun temelinde, gezegenimizin manyetik alanı ve Güneş’in olduğunu söyleyebiliriz. Güneş, Samanyolu’nda bulunan 200 milyar canlı yıldızdan birisidir. Canlı yıldızlar, içerisinde oluşan nükleer reaksiyonlar sonucunda etraflarına ısı, ışık ve enerji yayarlar. Bu reaksiyonların en yaygın olanı hidrojenlerin tepkimeye girerek bir protonunu kaybedip helyum oluşturmasıdır. Bu gibi tepkimelerin sonucunda elektron ve proton parçacıkları dağılarak uzay içinde yayılırlar. Dünyamıza ışıktan biraz daha geç (40 saat) ulaşan parçacıklar, gezegenimizin oluşturduğu manyetik alanla karşılaştıklarında manyetik alanımız tarafından tutulur. Fakat gezegenimizin manyetik alanı diğer bölgelerle karşılaştırdığımızda kutuplarda zayıf olduğu için, bazı parçacıklar atmosfere girerek azot ve oksijen atomları ile çarpışırlar. Çarpışma sonucunda etrafa fotonlar saçılır. Güneşten gelen parçacıkların, farklı atomlara çarpması ve çarptıkları atomun yüksekliklerinin farklı olmasından dolayı da farklı renkler açığa çıkmaktadır. O muhteşem manzaraya sahip olmamızın sebebini kısaca böyle açıklayabiliriz. Aurora’lar 3 farklı şekilde ortaya çıkabilir. Bunlar:


  • Sütun şeklindeki Aurora’lar
bublogta sutunaurora


  • Şerit şeklindeki Aurora’lar
bublogta seritaurora


  • Yay şeklindeki Aurora’lar
bublogta yayaurora

Tek bir şekile sahip olacabilecekleri gibi, şekillerin kombinasyonlarından da oluşabiliyorlar. Ne yazık ki bu şekillerin farklı olmasının sebebi gizemini günümüzde de korumaktadır.


Nerelerden gözlemlenebilirler?

Ben de görmek istiyorum dediğinizi duyar gibiyim. Kuzey kutup ışıkları yoğun olarak Nordik ülkelerde (Norveç, İsveç, Finlandiya ve İzlanda), Rusya’nın kuzey bölgeleri ve Kanada’nın kuzey bölgelerinde görülürler. Bu ülkelerin herhangi birine giderseniz, turizm şirketleri ile anlaşarak onları görmeye gidebilirsiniz. Genellikle ekinoks aylarında ortaya çıkarlar. Aman, havanın açık olması gerektiğine dikkat edin! Kuzey kutup ışıklarına karşı sıcak bir kahve içme fırsatınız olursa da, bize bir fotoğraf göndermeyi unutmayın!

Yararlanılan kaynak(lar): How Stuff Works, Aurora Observatory

Emre içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Emre içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

   Benim adım Ümran. Ümran Dakneş. Beş yaşındaydım. Ailemle Suriye’nin Halep kentinde, Esad rejimi yüzünden zor şartlar altında yaşarken Rusya’nın hava saldırıları sırasında evimizin yıkılması sonucu enkaz altında kaldım. Enkazdan çıkarıldığımda tenimin rengi toz yüzünden griydi. Kirpiklerime moloz yığını oturmuştu sanki. O kadar çok korkmuştum ki flaşlar her patladığında ürperiyordum. Fotoğraflarımı çekiyorlardı! Neden? Çünkü gözlerimden […]
Dede korkut hikayeleri 12 ve 14. yüzyıllar arasında Doğu Anadolu ve Azerbaycan’da yaşayan Oğuz boylarının günlük yaşamlarının olağanüstü olaylarla süslenmiş bir anlatımla anlatılan hikâyelerdir. Sonucunda halk hikâyelerden ders çıkarmıştır. Bir ön söz ve 13 hikâyeden oluşmaktadır. (13. hikâye olan “Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi” son dönemlerde tespit edilmiştir.) 13 hikâyeden her birisi bir boy […]
Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.