fbpx

Kâbus görüyorsun sakinleş. Telefonun yan tarafta, dokun ekranına biraz, ışık iyi gelecek sana. Hadi kalk bir bardak su içelim.

Yatağımın içinden çıktığımda soğuk etrafımı sarmıştı. Artık bağırmıyordum, nefesimi tüketmiştim. Çığlığım zihnime geçti. Kalbim o kadar hızlı atıyor ki göz bebeklerimde hissedebiliyorum. Terliklerimin sağını soluma, solunu sağıma giymişim. Parmak uçlarımla dokunuyorum duvara. Duvarın küçük pürüzlerini hissedersem lanet olası kabusun etkisi geçer belki. “Lambayı açmak istemezsin.” ışık kör edecek bizi de, seni de. Karanlıkta bulabilirim mutfağı da, suyu da . Bütün bir hayatı karanlıkta yaşadım sonuçta.

Korkma artık biz yanındayız senin. Sadece bir rüya, sen de alışacaksın bunları görmeye. Küçük kızım sakinleş, bağırma artık, onu da korkutacaksın. Kaçma bizden hey!

Buzdolabının duvarla birleştiği köşeden hıçkırık sesleri geliyor. Musluk ne zamandır akıyor Allah bilir. Suyun sesine kitlenmiş gözlerim köşeye doğru kayıyor. Üç dört yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim, kucağında oyuncak bir kuzu olan kız çocuğu var. Başını kuzuya gömmüş. Dizlerini minicik parmaklarıyla göğsüne çekmiş oturuyor. Akan burnunu koluyla silmek için başını kaldırdığında göz göze geliyoruz. Çığlık atıyor.

Hayır, hayır, hayır.

Kafamdaki çığlığın sesi ile küçük kızın sesi aynı. Demek aileye yeni katıldın sen de. Tuhaf varlığını nasıl hissetmedim acaba. Gerçi fiziksel dünyada işler hiç yolunda gitmiyor. Kafam çok karışık, uykusuz ve yorgunum haftalardır. Özür dilerim miniğim, hoş bir karşılaşma olmadı.

Ağlamaktan parlayan gözlerinin derinliklerine bakıyorum. Burnunu silebilmesi için peçete veriyorum. Bağırmayı bırakıyor, peçeteyi hızlıca çekip bir kısmını da istemsizce de olsa bana bırakıyor.

Ailemize hoş geldin, adın ne ?

..

Kâbusu gören sen misin peki?

..

Korkmana gerek yok, kendimden başkasına zarar vermem ben.

“?”

Hım. Şöyle anlatabilirim galiba. İnsan dediğimiz varlıkların kişilikleri olur. Büyüdüğünde maalesef sen de öğreneceksin, insanlar kişiliklerini vs. anlatacaklar ama anlattıkları insan gibi yaşamayacaklar. Ben o grubun dışında kalan tanıdığım tek kişiyim. Düşün şimdi kendilerine bile dürüst olmayan kişilere neden zarar vereyim ki?

..

Yanına oturabilir miyim?

“Evet.”

Sana kendimi tanıtayım. Ben ev sahibesiyim. Adım Deniz. Diğerleriyle tanışmış olmalısın. Yaşına bakılacak olursa seni korumak istedikleri için bir süre sakladıklarını anlamak zor olmuyor.

“Senden mi koruyorlardı beni?”

Bir nevi öyle denebilir. Benim fark etmemi beklemek istemişlerdir. Altı yedi yıl önce en büyüğünüzden istemiştim. Ben fark etmeden karşıma çıkarmayın. Bahsettim ya biraz önce, anlattığım gibi bir insanım ben. Beni dinlemek istedikleri için fark etmemi beklemişler.

..

Korkmana gerek yok. Burası bayağı soğuk, benimle tekrardan uyumayı denemek ister misin? Kuzum yok ama boyumdan uzun pelüş bir ayı ile uyuyorum ben de. Dördümüz sığabiliriz gibi. Deneyelim mi?

“Olur.”

Minicik bir bedeni var. Çok zayıf, kucağımda taşımam zor olmuyor. O kadar üşümüş ki kucağımda küçük bir kardan kız taşıyorum sanki. Yatak odamın panjurları tamamen kapalı diye mutfaktan bir hayli karanlık. Karanlıkta yaşamaya alıştığım için tüm nesnelerin yerleri ezberimde. Sendelemeden yatağa ulaşabiliyoruz. Ayımı duvar kenarına iyice itiyorum. Kucağıma minik kızı alıyorum, o da kuzusunu kucaklıyor. Başını boynuma koyuyor, minicik kalbi pıt pıt pıt atıyor ama ataklarımız azalmış durumda.

“Bana şarkı söyler misin?”

Bir küçük denizkızı varmış
Bir adada tek başına yaşarmış
Yarınlara hep bel bağlarmış
Ağlama sakın küçük denizkızı
Gözyaşların inci
Korsanlar gelecekler
Seni tutsak edecekler
“Ağlama sakın küçük deniz kızı”

Mermaid içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Mermaid içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]