fbpx

Korkularımızı Nasıl Yenebiliriz ?

Oldukça yoğun duygu birikimini ifade eden korku, tehlikeli bir durum ya da tehlikeli bir durum olacağı düşüncesi karşısında oluşan üzüntü ve kaygı olmaktadır. Korku farklı şekillerde hissedilebilir ve bu da hem psikolojik hem de fiziksel olarak kısıtlanmaya yol açar. Kimi zaman bu hissin yarattığı olumsuzlukların farkında olunur fakat harekete geçilemez. Hareketleri kısıtlılıktan kurtarmak ve özgür davranabilmek için korkuları yenmemiz gerekir. Peki korkularımızı nasıl yenebiliriz? Bunun için birçok strateji belirlenebilir. Fakat öncelikle yapılması gereken, hissedilen korkunun farkında olmak ve mücadeleye hazır olmaktır.

Korkularımızı Yenmek İçin İpuçları

”Hayatımızın her alanını ve etrafımızdaki kişileri de olumsuz etkileyen korkularımızı nasıl yenebiliriz?” konusu için korkumuzun farkındalığını kabul etmeyi deneyerek işe başlayabiliriz. Korkuları yenebilmek ve üstesinden gelmek için korkularımızla yüzleşmek ve korktuğumuz şeyleri net olarak belirleyip kabul etmek gerekir. Korkuyu belirledikten sonra korkunun nedenini bulmaya çalışın. Korkuyu oluşturan kaynağı bulmak, korkuyu yenmekte çok önemlidir. Çünkü korkumuzun neden kaynaklandığını bulduğumuz zaman, mücadele edeceğimiz durum netleştiği için korkularımızın üstüne gidebiliriz. Korkuyu yaratan şey çoğunlukla, korkulan durumun başa gelineceğinin düşünülmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bu duruma gelmesi ise herkesin yaşamında karşılaştığı farklı olgulardan kaynaklı olabilir. Bazen geçmişte yaşanılan bir travma bazen de okuduğumuz kitaplardan ya da izlediğimiz çeşitli filmlerden etkilenmeler olabilir.

Korkunun kaynağını bulduktan ve kabul ettikten sonra korkularımızı nasıl yenebiliriz? Bu konuda yoğunlaşarak korkunun oluşmasının ve yarattığı hislerin normal bir duygu durumu olduğunu kabul etmek önemlidir. Korkuyu normal şekilde kabul etmek korkuyu zapt eder. Beynimizde yarattığımız bu korku hissini basitleştirmek ve değersiz hale getirmek önemlidir. Bununla birlikte, korkuların hayatımızı nasıl etkilediği, ne gibi olumsuz durumlara yol açtığını düşünerek algılarımızı yoğunlaştırabiliriz. Olumsuz etkileri olmadığında yani korkuyu yendiğimiz zaman hayatımızın ne hale geleceğini düşünmek rahatlatacak ve bu korkuyu yenmekte daha çok istek uyandıracaktır. Korkularımızla olan yüzleşmeyi yavaş yavaş yapabiliriz. Sabretmeli ve korkuyu yenmek için kendimize zaman vermeliyiz. Korkularımızla yüzleşirken zaman zaman korkularımızı yendiğimiz hayal edebiliriz. Böylece hayalleri gerçek kılmak için korkularla yüzleşmek kaçınılmaz olacaktır.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

   Benim adım Ümran. Ümran Dakneş. Beş yaşındaydım. Ailemle Suriye’nin Halep kentinde, Esad rejimi yüzünden zor şartlar altında yaşarken Rusya’nın hava saldırıları sırasında evimizin yıkılması sonucu enkaz altında kaldım. Enkazdan çıkarıldığımda tenimin rengi toz yüzünden griydi. Kirpiklerime moloz yığını oturmuştu sanki. O kadar çok korkmuştum ki flaşlar her patladığında ürperiyordum. Fotoğraflarımı çekiyorlardı! Neden? Çünkü gözlerimden […]
Dede korkut hikayeleri 12 ve 14. yüzyıllar arasında Doğu Anadolu ve Azerbaycan’da yaşayan Oğuz boylarının günlük yaşamlarının olağanüstü olaylarla süslenmiş bir anlatımla anlatılan hikâyelerdir. Sonucunda halk hikâyelerden ders çıkarmıştır. Bir ön söz ve 13 hikâyeden oluşmaktadır. (13. hikâye olan “Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi” son dönemlerde tespit edilmiştir.) 13 hikâyeden her birisi bir boy […]
Eternity And A Day (Sonsuzluk ve Bir Gün) Keder, ifade edilmemiş aşktır. Şairler sözleriyle yalnızca aşkı değil, acıyı da büyütürler. Theodoros Angelopulos‘un yönetmenliğini yaptığı Eternity and A Day filminde,  Yunan bir şair olan Alexandros’un hikâyesi de şiirlerinde olduğu gibi acıyı büyütüyor. Alexandros ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir ve hastaneye gitmeden önce son bir günü kalmıştır. […]
Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.