Karabağ olayları Sovyetler Birliği’nin dağılması sonucunda oluşan otorite boşluğunun yarattığı bir durumdur. Azerbaycan – Ermenistan olayları esasen 1920’li yıllara kadar uzansa da şu an değinmek istediğim gündemden ibaret.

Karabağ Neden Önemlidir?

Karabağ; bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için Hatay ne ise bir Azerbaycan vatandaşı için Karabağ odur. Zorla koparılan bir parçamız, gönlümüzün bir yanıdır Karabağ. Binlerce can bıraktığımız, binlerce şehit verdiğimiz bir vatan toprağıdır. Hocalı Katliamı Türk dünyasının hala kanayan yarasıdır.

Ermenistan’ın kendine bu kadar güvenmesinin sebebi nedir?

Aslında birçok coğrafyada olduğu gibi Ermenistan sadece Ermenistan değildir. Ermenistan dediğimizde aklımıza ilk olarak Rusya, ikinci olarak da İran gelmelidir. Çünkü kullandığı hava savunma sistemlerinden tutun, kullandığı ticari yollardan ve kullandığı gümrük kapılarından bile bu çıkarımı yapmak çok basittir. Bu durumda bizden zamanla koparılan bir parçamız olan Karabağ için neleri feda etmeyi göze alabiliriz?

27 Eylül

Bu yaşanan durum aslında birçok konuda dengeleri alt üst etti. İdlib’de Rusya ile karşı karşıyayız, Libya’da Rusya’nın paralı askerleri ile karşı karşıyayız. PYD ve YPG konularında ABD ile karşı durumdayız, mülteci ve Doğu Akdeniz’de Avrupa ile bozuşuyoruz. Buradan geleceğim ve değineceğim nokta şudur ki Türk dünyası şu an Karabağ’da büyük bir sınav veriyor. Baş başa vermiş iki devlet ve tek millet ile bölgesel aktörlere meydan okuyor.  Biz Türkler onlarca yıl sonra bu coğrafyada yeniden hedef tahtasına koyulmaya çalışıyoruz. Naçizane fikrim ise son iki yıla kadar uygulanan dış politika da buna çok büyük bir ön ayak oldu. Dış politikada siyasal İslamcılık fikrine ve duygusal bir dış politikaya sahiptik.

İran Neden Ermenistan’ı Destekliyor?

İran nüfusunun neredeyse yarısı Türk. Bu nedenle bu insanları dini bir rejim ile kendilerine bağlı tutmak ve bölgesinde bu etnik yapıyı kendilerine silah olarak kullanabilecek ülkeleri baskı altına almak isteyen bir politika yapısı var. Bu nedenledir ki Ermenistan’ı Azerbaycan’a bir tehdit silahı olarak kullanarak bu politikayı izlemesinin yolunu kesmeye çalışmaktadır. Masada güçlü, ekonomide güçlü ve sahada karşısına çıkacak ikinci bir Türk devleti istememektir. Bu olayların en net olduğu nokta bu bence, bunun yanında enerji sektöründe de kendine rakip olarak görmektedir.

Rusya Neden Ermenistan’ın Saldırısına İzin Verdi?

Ne demişler; Ortadoğu’nun sahibi dünyanın sahibi olur. Rusya bu olay ile aslında Türkiye’yi hedef almak istemekte. Türkiye’yi birden fazla sahanın içine sokarak zaten dış politikada yalnızlaşan bir ülkeyi iyice yormaya ve test etmeye çalışmaktadır. Türkiye bugün tam olarak 5 cephede aktif olarak sahada ve bunların hepsinde bölgesel bir güç olduğunu kanıtlamış durumda. Bunlar Ege, Akdeniz, Libya, Karabağ, Suriye. Rusya burada da sahaya çekerek Ortadoğu’da Amerika’nın boşaltmış olduğu güç boşluğunun yerini Türkiye’nin almasını engellemeye çalışmaktadır. Kendisi bu boşluğu doldurarak dünyada hala devam eden yenilenemez enerji sektörünün başına geçmeye ve bu sektöre etki etmeye çalışmakta. Aynı zamanda Suriye’de var olarak Akdeniz’den çıkarılacak olan doğal gazdan payına düşeni almak istemektedir. Buna taş koyacak ve engelleme potansiyeli olan ülkeleri zaman içinde tek tek hedef tahtasına koyacaktır. Aslında Rusya bunu daha önce Suriye’de de denedi, 33 Mehmetçiğimizi şehit ederek bizi Suriye ile topyekun bir savaşa sokmak istedi.

Karabağ, coğrafyamız için aslında çok önemli bir konumda bir bakıma Anadolu’nun ata topraklarına ve Ortaasya’ya açılan kapısı. Bizim için bir dönüm noktası olabilecek bir zaferin ayak seslerini duyar gibiyim. Umarım Türk dünyası adına hayırlara vesile olur. 

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.