Kitap nedir? Kitap, insanı hayata bağlayan en büyük etkenlerden biridir. Kitap, kimi insanların duygularını anlattığı araçtır. Kitap bazen insanı alıp götürür. İnsana bir şeyler katar. Kitap aslında her insanın okuması gereken bir araçtır. Maalesef ülkemizde kitap okuma oranı çok az. Çok az kişi okuyor ama koronavirüsten dolayı bu oran biraz arttı ve kitap okuma oranı biraz yükseldi. Ama genel olarak bakarsak yine de az. Uluslararası Yayıncılar Birliği’nin 2016 verilerine göre, kitap ihtiyaç listemizde 235. sırada yer alıyor.

Raporda, 78 milyon nüfusa sahip olan Türkiye’de geçtiğimiz yıl kişi başına düşen kitap sayısı 8.4 olurken, kitap okumaya ayırdığımız süre ortalama 1 dakika olarak açıklandı. TÜİK verilerine göre yayın sektöründe Türkiye 11. sırada. 2008’de 32 bin kitap basılırken bu sayı 2014’te 50 bini aştı. Bu da basılan kitap sayısı artarken okuma oranında bir artış olmadığını gösterdi.

Türkiye, günde sadece 1 dakikasını kitap okumaya ayırırken televizyon izlemeye 6 saatini, internete ise 3 saatini ayırıyor. Tabii bu süre, bu dönemde bayağı arttı. Türkiye, okuma alışkanlığında da dünyada 86. sırada yer alıyor. Kitap okuyanların yüzde 65’i aşk, yüzde 24’ü siyasi, yüzde 13’ü düşünce, yüzde 7’si kişisel gelişim kitapları okuyor. Çocuklara kitap hediye edilmesinde ise Türkiye 180 ülke içerisinde 140. sırada.
Maalesef durum bu şekilde. Kitabın hayatımızdaki yerine biraz değinelim. Herkesin hayatında illa özel bir yer vardır. Bu özel yer kişiden kişiye değişir. Bu yerler; aile, arkadaş, okul ve daha fazlası… Bazı insanların özel hayatlarındaki yeri kitaptır. Kitap okumayı haddinden fazla seven, kitap okumaya hiç ara vermeyen, kitap okumayı ne pahasına olursa olsun hiç elinden düşürmeyen insan, kitap ile arasında bir ilişki kurmuştur. Bu ilişkinin adı kitap sevgisidir. Her sevginin insandaki yeri çok farklıdır. İşte insanı farklı kılan sevgi ise kitap sevgisidir. Kitap, insanı değerli yapar. Bir insanın değeri kitapla ölçülebilir. Ne kadar çok kitap okumuşsa o kadar değerlidir. Tabii kitap okumanın yanında, okuduğunu anlama da yatar. Ne kadar kitap okursak okuyalım okuduğumuz kitaptan bir şeyler almıyorsak, okuduğumuz kitap bize bir şeyler katmıyorsa, kitap okumamızın bize bir yararı yoktur. Çünkü insan kitap okuduğu zaman kendisinden bir şeyler arar ve onu bulduğu zaman yoluna devam eder. Bu yol uzun bir yol ve asla yarı yolda durmayacağımız, bize bir şeyler katacak olan, bizi herkesten farklı kılacak bir yoldur. Lütfen bu yolda hiç durmayalım ve kitap okumaya devam edelim. Kitap okuyoruz ve bunun bize birçok faydası var. Gelin bu faydalara biraz değinelim. Bunlardan birincisi, zekâmızı geliştirir. Bunun yanında zihin sağlığı açısından son derece önemlidir. İkincisi, stresimizi azaltır. Özellikle lise son sınıf öğrencilerinin üniversite hayalini gerçekleştireceği ve bu hayali gerçekleştirmek için ders çalıştığı bu zor dönemde, öğrencilerde ve diğer insanlarda stres daha da arttı. Bunun yanında bulunduğumuz bu durumdayken korona virüsün olduğu ve hayatın zor olduğu bu dönemde normal hayattan daha çok evde kalmaya başladık ve bu kısmen böyle devam edecek. İşte evlerde kaldığımız bu zor dönemde, kitap okumak insanı biraz rahatlatacaktır. Özellikle stresi azaltacaktır. Çünkü kitap okudukça emin olun ki stres ya azalacaktır ya da yok olacaktır.
Üçüncüsü, hayata bakış açımızı değiştirecektir. Büyüdükçe bazı şeyleri daha iyi anlıyoruz. Anladıkça da farklı bir bakış açısı elde ediyoruz. İşte bu bakış açısı hayata bakış açımızdır. Kitap okumanın daha fazla yararı var. Bunlar sırasıyla:
Özgüvenimizi artırır, hızlı düşünmemizi sağlar, hayal gücümüzü besler, genel kültür seviyemizi artırır, empati yapmamızı sağlar, iletişim kurma becerimizi güçlendirir, konsantrasyonumuzu artırır ve son olarak da kelime dağarcığımızı geliştirir.

Kadir Bakışmaz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Kadir Bakışmaz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.