fbpx

Hiçbir şey yapasım yok, bir o kadar da her şeyi yapmak istiyorum. İçimde bir umut, yolum uzun. Yanımda olanların yanımda kalmalarını istiyorum. Bir de onlarla güneşin doğuşunu izleyip kahve içmek.

İnsan ne zaman kendi kendine konuşmaya başlar? Çocukluktan mı? Düşüncelerine kelimeler yetmediğinde mi? Yoksa delirdiğinde mi?

İnsan ne zaman yalnız kalmaktan korkar ve ne zaman yalnız kalmak ister? Yalnızlık nedir? Ruhen yalnızlık nedir? Peki ya, kalabalıkların içindeki yalnızlık? Aslında her insan yalnız değil midir bir bakıma, kendini anlayan olmayınca?

Böyle böyle soru işaretlerim uzar. Sorularımı bitirmeden bir soru daha eklemek istiyorum ama. Her insanın mantık genişliği kadar mıdır mutluluğu? Ne kadar çok hayal kuruyorsa o kadar mutsuz mudur yoksa? Mutluluk nerededir peki? Mutsuzluktan saklanılır mı?

Bu sorular kadar bir de cevaplarım var. Ama sabrım yok yazmaya. Hala borçluyum ve borçlular bana. Hayallerini yıktığım için, hayallerimi yıktıkları için.

Son bir soru daha. En çok kurulan hayal imkansız olanı mıdır, gerçekleşmesi için peşinden koşulanı mı?

Güneş mutluluksa, ayçiçeğiyim ben.

Yalnızlık denizinde, binlerce balığın yanında yüzen bir balığım ben de.

Mutsuzluk, ümitsizlik ve kırıklık da birer hayvan olsalardı, benim lügatimde nesli tükenmişti.

Ve insanlar hayalleri kadar yaşarlar. Yorulup oturduğun zaman ılık bir rüzgar gibi dolaşır ensende. Aynı ölümün dolaştığı yerde. Yani insan yaşarken ince bir iplik üzerindedir. Ya o ipliğin üzerinde rüzgarla hokkabazlıklar yaparsın ya da korka korka yürüyüp sadece sona gelirsin. Velhasılkelam yaşadığın “an”dan keyif çıkar, hayatla oyun oyna, hokkabazlıklar yap. Çünkü o “an”ın ne öncesini hatırlayabilir ne de sonrasını tahmin edebilirsin.

Ve sevgili, sana küçük bir tavsiyem var. Dostlarını iyi seç. Alışkanlıklarını iyi hale getir. Çünkü dostların ve alışkanlıkların seni sen yapan şeyler. Ve yine ne olursa olsun mutlu olup, şükür edip, teşekkür edip, yeri geldiğinde özür dileyip hep aşık kal. Bir çiçeğe, bir buluta ya da bir adama/kadına.

Ben de teşekkür ediyor ve kucak dolusu sevgiler yolluyorum, bu yazıyı yazma sebebime.

Gülten Rana içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
5 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Gülten Rana içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.