Birine verilen sevgi hangi aşamadan sonra artık tehlikeli olmaya başlar? Bu doğru. Bir yerden sonra sevginin bile fazlası zarar. Bunu birçok insan biliyor ancak farkında değil. Sevgi en saf duygu ve sanırım buradan girmem bir nebze iyi hissettiriyor. Bilmek ve farkındalık. Aslında çok ayrı şeyler. Düşünmek ve düşünmeyi düşünmek. İşe pencereden bakmak, kapıyı açmak ve işin içinde olmak. Aynı kelimeler nasıl büyük bir farkındalıkla yansıyorlar bizlere değil mi?

Düşünüyorum ve tarumar bir haldeyim. Bu sene öyle alacaklıydı ki. İnsanlıktan, aşktan, sevgiden, aileden, vicdandan… 2020’nin insanlıktan aldıkları, şu son günlerinde bile bitmiyor. Bir kadını daha kopardı. Bir ocağa daha ateş düşürdü. Ne kadar konuşsak boş, ateş gerçekten düştüğü yeri yakar. Ancak yine de bir farkındalık yaratmak bazen bir konuşmayla da olur. Pencereden bakmak yetmez. Bazen gerçekten o evden dışarı çıkmak gerekir, o kapıyı açmak gerekir.

Siyah, beyaz, zengin, fakir, Müslüman, Hıristiyan, trans… Bu böyle gider ama nereye kadar? Buna ayrımcılık adı altında bakıldığı sürece nereye kadar gider? İnsanlık diyorum, insanlığımızı kaybettik! Susturulanların yerine konuşamaz olduk, sineye çekmek kolay geldi. Doğru yolu değil kolay yolu seçtik, böyle aciz olduk.

Tarihi değiştiren konuşmalar vardır. ”Söz uçar, yazı kalır.” olayını pek haklı bulmuyorum. Ancak bu dönem için, insanlıktan böyle yoksun ve kafaların bir karış havada olduğu bu dönem için belki bu doğrudur. Her ne şekilde olursa olsun absürt veya ilham veren, dini veya şeytani, günümüz dünyasına iz bırakan onlarca konuşma var ve sesimizi duyurmak, eğer istersek, zor değil.

Kelimeler diktatörlere karşı çıkabilir, devrimleri başlatabilir, yeni ideolojiler tanımlayabilir. Neden susuyoruz? Neden diye sormak insanı öyle yoruyor ki? Kimden cevap beklediğini bilmemek. Kendisiyle içinde savaşlar vermek insanı yoruyor. Ve öyle ki bu savaşların bir kazananı olmuyor.

Konuşuyorum öyle, ne sorduğumu bilmiyor, duymak istediğim cevabın ne olduğunu bilmiyorum. Ama avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum. Bu ülkede sevgi yok! Bu ülkede vicdan yok! Dünyada insanlık yok, eşitlik yok, özgürlük yok!

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.