fbpx
Coffee wallpaper full hd

Etimolojiyle ilgili ilk yazımızı sürekli bir merak konusu olmuş ve son günlerde de sık bir şekilde değişik cevaplara maruz kaldığımız kahverengi üzerine yazalım. ‘Kahve bilinmeden önce kahverengine ne deniyordu?’ sorusu mutlaka aklımıza gelmiş soruların başında yer alıyor. Bunun için ilk olarak kahvenin tarihiyle başlayalım konumuza. ‘’Kahve’’ sözcüğü tüm dillere Arapçadan yayılmıştır. 16. yüzyılın başlarında İstanbul’da görülen kahveyle birlikte kahverengi de dilimize yer edinmeye başlamıştır. Peki kahve bilinmeden önce kahverengine ne deniyordu?

‘’Boz’’ sözcüğü, bakıldığında ‘toprak rengi, kül rengi, sürülmemiş toprak’ anlamlarına gelmektedir. Kahverengi henüz bilinmezken kahverengi at, kurt gibi hayvanlara ve bu renkteki çeşitli nesnelere ‘boz’ sıfatı kullanılıyormuş. Bu sözcüğün dışında aynı anlamda kullanılan ‘yağız’ kelimesi de dilimizde mevcuttur. ‘’Yağız’’ kelimesi ‘’yak-‘’ fiilinden türeyip  ‘’esmer, kırmızı ile kara arasındaki renk, kahverengi’’ anlamlarına gelmekte ve yer yer kahverenginin yerine kullanılmaktadır. Bunların dışında bana göre eksik olan ama bazılarının doğru kabul ettiği ‘’kongar’’ kelimesi var. Bu sözcük ‘kestane rengi’ anlamına gelmekle birlikte bugün kullandığımız ‘’kumral’’ kelimesinin de atasıdır.

 Yazımızı kahverengiyle ilgili ilginç bir bilgi daha vererek sonlandıralım. Eskiden dilimizde kahverenginin yerine ‘’yak-‘’ kökünden türeyen ‘’yağız’’ kelimesinin kullanıldığı anlatmıştık. Yine İngilizcede var olan ve kahverengi kelimesini karşılayan ‘’brown’’ sözcüğünün de yakmak anlamına gelen ‘’burn’’ kökünden türediğini biliyor muydunuz? Dillerin ve kültürlerin birbirlerinden etkilenmeleri tabi ki de kaçınılmaz bir olaydır fakat aynı/benzer kökten aynı anlama gelen sözcükler türetmek hayranlık uyandıran bir şeydir. Bu soğuk kış günlerinde, kahve içerken tarihini okumak da ayrı keyifli olur. Keyifli kahveler diler, bir sonraki yazıda araştırmamı istediğiniz kelimeleri heyecanla beklerim.

EYÜBOĞLU, İsmet Zeki, 2017, Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İstanbul, Say Yayınları

PAKSOY, Alp, 2019, Kök Kelimelerin Serüveni, İstanbul, Ötüken Yayınları

ÖLMEZ, Prof. Dr. Mehmet, 2017, Kök Türkçe ve Eski Uygurca Dersleri, İstanbul, Kesit Yayınları

Hüseyin Recep Demirci içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
5 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Hüseyin Recep Demirci içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.