Coffee wallpaper full hd

Etimolojiyle ilgili ilk yazımızı sürekli bir merak konusu olmuş ve son günlerde de sık bir şekilde değişik cevaplara maruz kaldığımız kahverengi üzerine yazalım. ‘Kahve bilinmeden önce kahverengine ne deniyordu?’ sorusu mutlaka aklımıza gelmiş soruların başında yer alıyor. Bunun için ilk olarak kahvenin tarihiyle başlayalım konumuza. ‘’Kahve’’ sözcüğü tüm dillere Arapçadan yayılmıştır. 16. yüzyılın başlarında İstanbul’da görülen kahveyle birlikte kahverengi de dilimize yer edinmeye başlamıştır. Peki kahve bilinmeden önce kahverengine ne deniyordu?

‘’Boz’’ sözcüğü, bakıldığında ‘toprak rengi, kül rengi, sürülmemiş toprak’ anlamlarına gelmektedir. Kahverengi henüz bilinmezken kahverengi at, kurt gibi hayvanlara ve bu renkteki çeşitli nesnelere ‘boz’ sıfatı kullanılıyormuş. Bu sözcüğün dışında aynı anlamda kullanılan ‘yağız’ kelimesi de dilimizde mevcuttur. ‘’Yağız’’ kelimesi ‘’yak-‘’ fiilinden türeyip  ‘’esmer, kırmızı ile kara arasındaki renk, kahverengi’’ anlamlarına gelmekte ve yer yer kahverenginin yerine kullanılmaktadır. Bunların dışında bana göre eksik olan ama bazılarının doğru kabul ettiği ‘’kongar’’ kelimesi var. Bu sözcük ‘kestane rengi’ anlamına gelmekle birlikte bugün kullandığımız ‘’kumral’’ kelimesinin de atasıdır.

 Yazımızı kahverengiyle ilgili ilginç bir bilgi daha vererek sonlandıralım. Eskiden dilimizde kahverenginin yerine ‘’yak-‘’ kökünden türeyen ‘’yağız’’ kelimesinin kullanıldığı anlatmıştık. Yine İngilizcede var olan ve kahverengi kelimesini karşılayan ‘’brown’’ sözcüğünün de yakmak anlamına gelen ‘’burn’’ kökünden türediğini biliyor muydunuz? Dillerin ve kültürlerin birbirlerinden etkilenmeleri tabi ki de kaçınılmaz bir olaydır fakat aynı/benzer kökten aynı anlama gelen sözcükler türetmek hayranlık uyandıran bir şeydir. Bu soğuk kış günlerinde, kahve içerken tarihini okumak da ayrı keyifli olur. Keyifli kahveler diler, bir sonraki yazıda araştırmamı istediğiniz kelimeleri heyecanla beklerim.

EYÜBOĞLU, İsmet Zeki, 2017, Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü, İstanbul, Say Yayınları

PAKSOY, Alp, 2019, Kök Kelimelerin Serüveni, İstanbul, Ötüken Yayınları

ÖLMEZ, Prof. Dr. Mehmet, 2017, Kök Türkçe ve Eski Uygurca Dersleri, İstanbul, Kesit Yayınları

Hüseyin Recep Demirci içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Okurlarımız bu yazıyı çok sevdi.
Yorumları göster Yorumları gizle
Yorumlar Kahve Yokken Kahverengiye Ne Deniyordu?
  • 20 Kasım 2019

    Beğendim Güzel gençler böyle devam bir abiniz olarak destekliyorum

    Cevapla
  • 23 Temmuz 2020

    Mükemmel bir yazı olmuş elinize sağlık. Küçüklüğümden beri merak ederim renklerin isimlerinin kökenlerini. Bu yazı sayesinde kahverengi rengininkini öğrenmiş oldum.

    Cevapla
  • 5 Kasım 2020

    Şu ingilizcedeki “alone” ile “lonely” arasındaki farkı yazsanız güzel olur aslında.

    Cevapla
  • 8 Kasım 2020

    Arada sırada aklıma takılan bir şeydi bu.
    Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık.
    Çocukluktan beridir merak ediyordum neden kahverengi dendiğini.
    Birden bu yazı karşıma çıktı ve sayenizde kahverengi renginin detayını öğrenmiş oldum.

    Cevapla
  • 22 Kasım 2020

    Teşekkürler güzel yazınız için…

    Cevapla

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim ekle - Yalnızca PNG, JPG, JPEG ve GIF uzantıları desteklenir.

Hüseyin Recep Demirci içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

 << Vuslat-I Okumak için tıklayın. Ayrılamadım bir süre oradan. Mıhlanmıştım adeta oturduğum yere. Güneş gitmişti, çalan şarkı yerini bir başkasına bırakmıştı, zaman kimseyi beklemeden akıp gidiyordu. Ben ise bir ağacın altında oturmaya devam ediyordum. Yoktu bir sebebi. Yine Güneş’imi düşünmüştüm, yine güneşe veda etmiştim ve nihayetinde yine bir başımaydım. Yine yalnızdım. Onca düşünceyle savaşmak öyle […]
”Yine mi altını ıslattın? Bıktım senden. Nedir bu çektiğim çile? Bitmek bilmiyor!” 11 yaşımdayken en sık duyduğum cümleleri okudunuz az önce. ”11 yaşında altını mı ıslatıyordun?” demeyin hemen. Büyümemiştim ki ben. Büyüyememiştim. Korkumdan, endişemden, hissettiğim suçluluk duygusundan uyuyamazdım çoğu gece. Bazen minik bedenim yorgunluğuma dayanamazdı da sızar kalırdım çekyatta. O zaman da altımı ıslatırdım işte. […]
Babamın hayatını bir okuyun! 90’larda gençlik nedir bir de bu ağızdan bir dinleyin… 7 kardeş, bir yer yatağında geçirilen yıllara kulak verin… Bahçeli bir 3 odalı evin içinde geçirilen ve herkesi ayrı yola sürükleyen bir hikayedir bu. Şimdi baksak her yerde birini görürsünüz bu evden. Kuytu köşede hastalıktan kıvranan bir kız kardeş, İstanbul’da hayat yaşayan […]

İlgini Çekebilir

”Ying Yang hangi anlamlara gelmekte?” öğretisi üzerinden yola çıkarak pek çok film ve kitap kurguları ile konuyu çeşitli şekillerde ele aldılar. Genel olarak, kabaca anlatmak gerekirse Ying ve Yang evrenin, doğanın ve yaşamın işleyişine açıklama getiren bir öğretidir. Perspektifinizi değiştirebilmek için şöyle bir örnek verebiliriz. Aşık olduğunuz kişiyle evlenmeniz sizin için iyi bir olayın başlangıcı […]
Falafel İçeriğine baktığımızda çok basit bileşenleri olan ancak özellikle sıcak yenildiğinde tadı damak çatlatan bir lezzet. Asıl malzemesi nohut. Evet evet yanlış duymadınız, bildiğimiz nohut. ”Nohuttan hiç köfte olur mu canım?” Demeyin, oluyor efendim. Falafelin makbulü dışı çıtır çıtır, ısırıldığında kulağa o çıtırtı, bir senfoni misali gelmeli ancak içi yumuşacık, mısır ekmeğinden hallice bir kıvamda […]
<<<Doğu Ekspresi – 1’i okumak için Marienplatz’da, sık sık geldiğim bir kafede şehrin mimarisini hayranlıkla izlerken duyduğum ve uzun zamandır dinlemediğim bir şarkı, beni yeniden alıp o güne götürdü. İki sokak çalgıcısı Gone With The Sin’i çalıyordu. İlhan’ın hayatıma dahil olduğu o bir gün, yıllardır komik bir tesadüfle hayatıma dahil olup duruyordu. Belki de İlhan […]
Zaman hızlı geçiyor İnsanları iki sınıfa ayırıyor Keskin bir bıçak gibi Tutunanlar ve tutunamayanlar Tutunanlar Aşkı tadıp Sevgilinin Gözlerinde kavrulanlar Tutunamayanlar ise Hiç ağaca tırmanmayan Çiçek toplamayan insanlar Ama her ikisini de önüne alıp Sürüklüyor zaman seli Şimdi Kapat Gözlerini Dinle Dinle Dinle Usul usul yağan yağmuru Soğuktan birbirine sarılan Kedi ve köpeği Kokla Kokla […]
Özel Görelilik ve Genel Görelilik kuramlarını anlayabilmek için en başta ortaya çıkış noktalarını anlamamız gerekmektedir. Newton Mekaniği diye adlandırılan Newton hareket yasaları 17. yüzyılda ortaya konduktan sonra 18, 19 ve 20. yüzyıl teknolojilerinin dayanağı olmuştur. Newton Mekaniği bilimde atılan en büyük adımlardan biri olmakla beraber hızı ışık hızına yaklaşan cisimlerin hareketlerini incelemede eksik kalmıştır. Görelilik […]
Jamala, tam adıyla Susana Alimivna Jamaladinova; Kırım Tatar Türklerinden bir müzik sanatçısıdır. Eurovision 2016 finalinde Ukrayna’yı birinci yapmıştır. Söylediği şarkı ”1944” adında ve o yıl yaşanan bir olayı anlatıyor. Rusya’nın Kırım Tatar Türklerine uyguladığı sürgünün tarihi olan 1944’te yaşanan olaylar vicdanı olan herkesin gözlerini yaşartacaktır. Sürgün tam anlamıyla 18 Mayıs tarihinde tüm yerleşim yerlerinde başlamıştır. […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.