1 053feca6

Günlük hayatımızın vazgeçilmezi olan 2 içeceği ele alacağım bu yazımda. Önce kendi düşüncelerimi, ardından tecrübelerimi müteakiben bilimsel olarak değerlendireceğim. Soğuk içecekleri sevdiğimiz kadar hatta fazlasıyla sıcak içecekleri de severiz. Bunların başında çay ve kahve gelir. Çayı kendi ülkemizde Karadeniz Bölgesi’nde yetiştiriyoruz. Hatta yetiştirmekle kalmayıp ihracat bile yapıyoruz. Kahve dediğimiz zaman aslında o kadar çok çeşit var ki buraya yazmakla bile bitmeyebilir.

3 415dc474

Ülkemiz tarafından bu iki içeceğimizin neredeyse her gün, her evde içilme olasılığı kuvvetle muhtemel. Ve bunu ülke olarak seviyoruz. Mesela yemekten sonra kesin bir çay konulur, sanki yemeğin tamamlayıcı bir parçasıymış gibi. Ya da mesai yaparken saatte bir araya sıkıştırırız iki bardak. Sigara içenler için çoğumuz duymuşuzdur. Çay-sigara yapmak artık neredeyse bir deyim hâline gelmiş. Çünkü sigaranın yanına bile, yani dumanı bile çayla içen bir toplumdan bahsediyorum. Ya da klişe haline gelmiş bir söz daha ”Çay koy, yeniden başlıyoruz.”. Ben bu sözü çok seviyorum. Kaybetmiş olabilirsin, yenilmiş olabilirsin, başaramamış olabilirsin, ne kaybedersen kaybet bir çayla bile yeniden başlayabileceğinin sözü bile kulağa hoş geliyor. Çayla kahveden bahsederken şu sözü de söylemeden geçmeyeceğim ”Mesele düşmek değil, yeniden kalkabilmek.”. Ayrıca alın teriyle çalışan insanların, molada dinlendirdiğine inanılan bir içecektir çay.

4 5078da29

Kahveye ayrı bir parantez açmak istiyorum. Özellikle 2000’li yıllardan sonra kahveye olan talep arttı. Kitapseverlerin en çok sevdiği içecek bence kahve. Çünkü kahve ve kitap kelimesini yan yana kurunca hayalimde canlanan şöyle bir tablo: Sıcak bir odada, pencere kenarında koltuğunuz, kitabınız elinizde ve sehpanızın üstünde sıcak bir kahve ve de en önemlisi yağmur yağarken, camın üzerindeki yağmur damlaları süzülürken kitap okuyan insan canlanır aklımda. Kahve kimilerinin sabah aç karna içtiği bir içecekken kız isteme merasiminde içilen bir içecek olarak da karşımıza çıkar. Günümüzde de kafelerin sayısının hızla arttığını görürüz. Fiyatların olması gerekenin üzerinde olduğunda hemfikiriz. Buna rağmen talep ve rağbet oldukça fazla. Hatta kafelerde masa bile bulmakta zorlanıyoruz bazen. Ama yine de gitmekten kendimizi alıkoyamayız. Bazıları marka tercihinden dolayı en pahalı, gösterişli kafeyi seçerken bazıları da sırf kahvenin verdiği lezzete erişmek için gider kafeye. Ya da filmlerde gördüğümüz yağmurdan kaçıp kafeye gelerek kahvesini sipariş ettikten sonra müziği ile birlikte yağmurun yağmasını izleyen, ardından kahvesini yudumlayan insanlar görürüz.

Bence kahve ve çay birbirinin ikamesi değildir. Her ikisinin tercih edileceği yer ve durum vardır. Zorlu yaşantımızın içerisinde bize kısa süre de olsa mutluluk hazzını yaşatan çay ve kahve vazgeçilmezdir.

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.