fbpx

Markaların bir hafta öncesinden başlattığı; Kadınlar Günü’ne özel indirimli kozmetik ürünleri, kıyafetler, küçük ev aletleri için yaptığı kampanyalar yüzünden sevgililer günü veya anneler günü ile karıştırılsa da Dünya Kadınlar Günü aslında tam da kapitalizme tepki olarak ortaya çıkmış bir gündür. 
Dünya Kadınlar Günü haksız çalışma koşullarını, kadın erkek eşitsizliğini ve kendilerine oy hakkı verilmeyişini protesto ederken yanarak ölen 129 kadın işçinin anısını ve mücadelesini yaşatmak için ortaya çıktı. 

Ve inanır mısınız tam 1921 yılından beri kutlanmakta olan bu gün; içlerinde Çin, Rusya ve Brezilya’nın da bulunduğu 33 ülkede resmi tatil günü. 
Küresel Cinsiyet Eşitsizliği raporuna göre 144 ülke içinde kadın erkek eşitliğinin tam olarak sağlandığı yalnızca 25 ülke var. 
Tüm dünyada kadın erkek eşitliğinin sağlanabilmesi içinse tam olarak 170 koca yıl gerekli. 

Siz erkekler kadınları hiçbir zaman anlayamadınız zaten.
Doğar doğmaz takılan evinin kadını olacaksın prangasının nasıl yara yaptığını anlayamazsınız. 
Kız arkadaşlarımızla kahkaha atarken iğrenç bakışların altında kalmanın nasıl bir şey olduğunu da anlayamayacaksınız.
25 bin yıl önce bereketin, yaratıcılığın ve verimliliğin tanrıçasıyken günümüzün kölelerine dönüştürülmemizi…
Bakın bunu hiç anlayamayacaksınız. 
Gece kız başına eve dönerken çantadaki biber gazına dokunarak onun varlığıyla güç bulmanın ne demek olduğunu anlamanıza imkan yok. 

Tüm bu zorluklara ve çizilen sınırlara rağmen, 
Kız başımıza 🙂
Elimizin hamuruyla 🙂
Aklınızın almadığı başarılara nasıl imza attıklarımızı anlamanız zaten mümkün değil. 

Erkekler nasıl kadınların üstünde hak ve güç sahibi olabildi?
Avcılık döneminde başlayan savaşlarda ön plana çıkan kas güçleriyle mi? 
Hâlbuki kadınlar genetik olarak güçleriyle övünen erkeklerden çok daha güçlü. 
Kadınların acı eşiğinin erkeklerden daha yüksek olduğu kanıtlanmış bir gerçek. 

Erkeklerin ölümcül hastalığa kapılma ve hayatını kaybetme oranı kadınlardan çok daha yüksek. Çünkü kadınların bağışıklık sistemi erkeklere göre daha güçlü ve enfeksiyon kapma oranları bir hayli düşük. 
Tarih boyunca kıtlık, salgın hastalık gibi toplumsal felaketlerde kadınların yaşam süresi hep daha uzun oldu. 
Tıbbi sorunlar göz önüne alındığında kız bebeklerin hayatta kalma oranı erkek bebeklere göre çok daha fazla. 
Çok üşüdüğümüz doğru evet ama sıcaklığa sizden daha fazla dayanıklıyız. 

Kadın beyni sağ ve sol lob arasında zikzak şeklinde düşünürken erkek beyni sadece tek lob içinde aşağı yukarı düşünebiliyor. 
Erkekler; harita okuma, 3 boyutlu düşünme gibi konularda iyiyken kadınlar; empati kurma, stres anında doğru karar verebilme (ki bu bizi çok daha iyi bir yönetici yapar 🙂 ), sanatsal ve duygusal konularda daha başarılar. 

Peki madem kadınlar bu kadar zeki…
Nasıl oluyor da 25 mühendis içinden sadece 3 ü kadın olabiliyor?
Nasıl oluyor da erkekler tarafından eziliyor küçümseniyor ya da mülk olarak görülüyor?

Siz onu da düşünemezsiniz biz söyleyelim. Sebebi Mansplaining.

Sözlük anlamı ”Tam olarak birine, karakteristik olarak bir erkek tarafından bir kadına, küçümseyici veya büyüklük taslayan bir biçimde bir şeyler anlatmak.” demek. 

Toplumsal baskıyı da hafife almak olmaz tabii. 
Böyle yapma, böyle deme, onu giyme, bunu sevme, yerini bil, evini bil, namusunu koru. Sus, çok konuşma, yemek yap, çocuk yap. YOK YAA…

Bu kadar bilimsel şeyi açıklamaktaki amacımız ”Kadınlar, erkeklerden üstündür.” falan demek değil. 

KENDİLERİNİ ÜSTÜN SANAN ERKEKLERE HADLERİNİ BİLDİRMEK. 
Çünkü üstün olmak kimin umurunda. Biz sadece eşit olmak istiyoruz. 

Ha bir de istemediklerimizden bahsedelim: 
İnsanlar uzaya çıkmak için efor sarf ederken biz aynı eforla ”Akşam eve sağlam gidebilecek miyiz?” diye kafa yormak istemiyoruz.
Herhangi başarılı bir erkeğin arkasındaki kadın olmak istemiyoruz. Biz nasıl kimsenin desteği olmadan başarabiliyorsak siz erkekler de yapabilirsiniz. 
Sizin paranızı istemiyoruz. Bu yüzden okumak ve çalışmak bizim de hakkımız. 
Dışarı çıkarken, giyinirken, tatile giderken kimseden izin almak istemiyoruz
Çocuk yaşta evlendirilmek istemiyoruz. 
Vücudumuz hakkında başkalarının karar vermesini istemiyoruz.

Kadınların eğitim haklarının elinden alınmadığı, değer görmek için ana ya da bacı olmaya ihtiyaçlarının olmadığı bir dünya sağlayamadığınız için, anlayamadığınız her şey için bize özür borçlusunuz. 

Kadınlar Günü’müz Kutlu olsun <3 

Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

Bugün konu ise Rönesans’ın baş karakterlerinden Michelangelo. Ben bu konuya öncelikle Sistine Şapeli’nden giriş yapmak istiyorum. Evet Sistine Şapeli’nin şu anda tavanlarını süsleyen olağanüstü resimler Michelangelo’ya ait. Ben de buradan yola çıkarak araştırmaya başladım. 1500’lu yıllarda o zamanın Papa’sı II. Julius tarafından Michelangelo’ya yaptırılan bu resimlerin birazından bahsetmek istedim. Papa bu resimleri ilk gördüğünde Michelangelo’ya […]
CEMAAT, İSTİKRAR, ÖZDEŞLİK Cesur Yeni Dünya, teknolojinin ve bilimsel teknik bilginin kontrolünde olan bir toplumda birey düşüncesinin ve özgürlüğün olmadığı ama bunun yerine sistemin istediği biçimde yaşayıp ve düşündüğünü sanan edilgen insanların olduğu bir dünyadır. Roman, Londra merkezli ve yöneticisinin Mustafa Mont olduğu Dünya Devleti’nde geçmektedir. Dünya Devleti de diğer birçok distopik romanda olduğu gibi […]
Bildiğimiz üzere II. Dünya Savaşı’nın sonunda Soğuk Savaş süreci başlıyor ve dünya, ABD ve Sovyet Rusya’dan oluşan iki kutuplu bir düzenin etrafında şekilleniyor. Bu kutuplar arasında her alanda olduğu gibi uzay ve havacılık alanlarında da rekabet yaşanıyor ve pek çok ülke bu alanlara yönelik ajanslar kurarak gerekli çalışmalara başlıyor. Günümüzde de devam eden bu çalışmalar, […]
Bugünkü konumuz aşk konulu filmler. Birçoğumuz ki özellikle kadınların tercih ettiği bir konu olan aşk filmleri hakkında ufak bir liste yaptım. Konuya ilgili olan kişiler bu listedeki filmleri çoğu kez izlemiş ve repliklerine kadar ezberlemişlerdir diye düşünüyorum. Ben yine de bu konu hakkında fikir sahibi olmak isteyenler veya arada duygusal çöküşüşe giren herkesin izleyebileceği filmleri […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.