fbpx

Dünyayı en çok meşgul eden soru(n)lardan biridir kadın ve erkek eşit midir? Cümlesi . Ve ne kadar süre geçsede hatta çağ bile denilebilir bu soru(n) neden güncelliğini koruyor açıkçası merao konusu. Cevap mı bulanamıyor, yoksa bulunan cevaplar tatmin edici mi değil? Belkide bu soruya dair çaba,beyhudeliğin sınırını hiçbir zaman aşamamıştır.

Öncelikle eşitlik kavramına değinmek istiyorum. Sahi nedir eşitlik?  Sözlük anlamı, iki veya daha fazla nesnenin denk olma durumudur.

Ben hayatta hiçbir şeyin eşit veya denk olmadığını düşünüyorum.

Mesela tek yumurta ikizlerini düşünün. Yüzleri,boyları birçok fiziksel özellikleri aynı olsada bu onları eşit yapmaz.

Çünkü canlı,cansız her nesne eşsiz değerdedir. İkizler aynı olsada onları birbirinden ayıran kaderleri, seçimleri herşeyden önce kendine ait eşsiz değerleri  eşitliğin karşısında durur. Mesela gece ile gündüz birbiriyle denk midir? Tabiki de hayır. Birbirini tamamlayan iki doğa olayıdır. Eşitlik kavramı burada en azından benim için değerini kaybediyor. Daha derin incelersek evren ve ona dair herşey eşitlikten çok birbirini tamamlamak için var. Kadın ve erkek için de böyledir. Eşit olsunlar diye değil birbirini tamamlamaları için varlar. Kadın ile erkeğin  bakış açısı da  denk değildir. Buna İlkel  dönem de etki etmiştir. Avlanmaya giden erkekler bir av yakalamışsa başarılı,yakalayamamışsa başarısızdır. Buda erkeği daha sonuç odaklı bir canlı yapmıştır. Kadınlar ise erkeklerin av ile dönüp dönemeyeceklerine hatta ölüm ihtimallerini de ele alarak sonuçtan bağımısız nasıl hayatta kalıcağına, süreçleri nasıl değerlendireceğine bakmıştır. Buda kadını süreç odaklı bir canlı yapmıştır. Aslında doğru yere odaklanırsak evliliklerin ve ilişkilerin neden bittiğini neden bir mutlu evlilik sürdüremediklerini daha iyi anlıyoruz. Süreç odaklı bir canlı ve sonuç odaklı bir canlı, İlişkilerde ki çıkmaz tamamen bu farkdan kaynaklanıyor. Örnek verecek olursak bir kavga sonrası erkek özür dilenip dilenmediğiyle ilgilenir. Ama kadın özürün nasıl dilendiği ile ilgilenir gülümsemeli,samimi ve içten bir özür müydü ? Erkeklerden şu sözü çok işitmişizdir” Özür diledim daha ne yapayım.” Kuru özür ile gönlü alınmaya çalışan kadın ise ”bize değer vermiyorsun,bu ilişki için gerçek anlamda birşeyler yapmıyorsun .” Diye çıkışır. Farkın ne kadar net olduğunu gördük sanırım. Bide erkek için özür yeter dediysek de aldatma vs. gibi ciddi sorunlarda kuru özür işe yaramayacaktır :). Eğer bu vb. tartışmalardan ilişkinizi arındırmak istiyorsanız eşit değil, farklı olduğunuzu kabul etmelisiniz. Farkı kavradıktan sonra, bir erkek için sade özürü ve bir kadın için gülümsemeli özürün kurtarıcı olduğunu anlayacaksınız. Eşitlik kavramına bir yerde ben de katılıyorum.

Güvenlik hakkı sevme hakkı sevilme hakkı bu haklarda sadece kadın ve erkek değil tüm canlılar eşittir bir kadının ,bir erkeğin ne kadar sevmeye ve sevilmeye ihtiyacı varsa bir kedinin de var. Evren sadece bu konuda eşit davranmıştır.

Son sözlere gelirsek bu iki farklı canlıyı eşit kılmak, içinden çıkılmaz soru ve sorunlar yaratır. Çünkü yaratılışlarına aykırıdır.

Abonelik
Bildir
guest
3 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]