fbpx

İnsanlar artık  birbirini öldürür oldu. Yemek yer gibi, su içer gibi normal hâle geldi bu. Küçücük çocuklar, masum kadınlar, gencecik delikanlılar… Sırf delinin birisi birini öldürmek istedi diye bu uğurda kaç can gitti? Kaç masum hayallerinden, yaşamından oldu? Sokakta yürüdü diye, göz göze geldi diye öldürülen insanlar var. İnsanoğlu o kadar vahşi bir canlı hâline geldi ki herhangi bir duygu değişikliğine sebep olan herkese kin gütmeye, öldürme arzusu beslemeye başladı. Affetmek, gülümsemek, anlayış göstermek, merhamet etmek mazide kaldı. Kin, nefret, öfke, hırs ve intikam. Günümüz insanlarının barındırdığı duygular bunlar artık. Sokakta yürüyemez olduk. Herhangi biriyle göz göze gelmeye korkar olduk. Kendi şehrimizde, mahallemizde tetikte gezer olduk. En çok canımızı yakan da insanların hayallerini, hayatlarını ellerinden alan canilerin sokaklarda özgürce dolaşıyor olması. Sırf mahkemeye takım elbise giyerek geldi diye, 20 sayfalık özür mektubu yazdı diye, “Beni tahrik etti.” cümlesi doğru bulundu diye suçsuz ilan edilen vahşiler aramızda ellerini kollarını sallayarak geziyorlar. Kimse ağzını açıp tek kelime söyleyemez oldu. Kimse düşüncelerini dile getiremez oldu. Düşünce özgürlüğünü bırakın, yaşama özgürlüğü bile elimizden alındı. Milletvekili tanıdığı olduğu için taciz ettiği kızı çatılardan atıp “Ben masumum.” diyenler haklı bulundu. Tahrik adı altında, nefsi müdafaaya sığınarak, özgürlüğünü elinden aldığı insanlar yok sayılarak yaşamalarına izin verildi hepsinin. Gezip tozmalarına, tekrar cinayet işletmelerine, her türlü sapkınlık ve vahşiliği yapmalarına olanak tanındı. Ne hâle geldik insanlık olarak? Gerçekten hâlâ insan olarak anılabilir miyiz? Sokakta yatan hayvanlara şiddet, taciz, tecavüz eden bir ırk gerçekten “üstün” olarak anılmalı mıdır? Sırf iradesi olduğu için doğadaki tüm canlılardan, kendi ırkından bile, kendini yüce gören ve onlara her türlü işkence ve eziyeti meziyet zanneden bir varlık söz konusu. Her tür ahlaki duygumuzu kaybetme eşiğindeyiz. Adalet, merhamet, cömertlik, yardımseverlik… Bunlar tarihten birer alıntı artık. Bir gülümsemeye hasret kaldık. İnsanlık olarak boynumuz bükük. Savunmasız canlıları koruyamıyoruz canilerden. Gözümüzün önünde oluyor bunların hepsi. Her şeye bizzat şahit oluyoruz. Bütün bu vahşilikleri aynı ırktan anıldığımız canlılar yapıyor. Sesimizi duyurmaya çalıştıkça bastırılıyoruz. Bastırıldıkça çaresizlik ele geçiriyor bizi. Sonrasıysa kabulleniş… Bir gün tüm bu vahşet döneminin son bulması ve hak edenlerin hak ettiği cezaları alması dileğiyle… Lütfen… Lütfen son verin tüm bunlara. Haberleri okudukça, olaylara dair fotoğrafları gördükçe içim acıyor. Lütfen artık bitsin bu içinizdeki öfke, kin, öldürme arzusu, işkence sevdası. İnsanlık özünü hatırlamalı. Günümüz “insanlık” kavramı bundan tamamen farklı. Merhamet, adalet, şefkat, sevgi, güzellik, aşk… Bizim özümüz bu duygulardan ibaret. Özümüze tekrar kavuşmamız dileğiyle…

Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]