fbpx

Hisler sözlerden kuvvetlidir. Bazen sadece hissetmek istiyorum, bütün bu sözleri kulaklarımdan ziyade kalbimden duymak istiyorum. His bu değil mi? Konuşmak kolay, ağzı olan konuşur. Ama bu hisler, duygular her insanın kaldıramayacağı bir yüktür. Öyle ki bu yük, kendine alıştırdığında onu artık bir parçası olarak görebilmelidir insan. Sevgi duygusunun yükünü unutmalıdır, sevgiyi de sevmelidir. Bütün mahlukatı sevmeli insan, sevmeyi de sevmeli.

Şimdi sana seni sevdiğimi söylesem, öyle böyle değil! Tabii sevginin boyutları var mıdır bilemem, sözlere dökülünce var; orası ayrı. Seni seviyorum, dünyalar kadar; beraber yürüdüğümüz sahilin ev sahipliği yaptığı kum tanelerinin sonsuzluğu gibi sonsuz seviyorum seni. Bu cümlelerim, ne kadar inandırıcı gelebilir? Söylediğim insana hiç sarılmamışsam sımsıkı, hiç öpmemişsem nazikçe, hiç gözlerinde kaybolmamışsam… Nasıl inandırıcı gelsin? İşte burada, hisler sözlerden kuvvetlidir.

Bitmek tükenmek bilmeyen bir suskunlukta kaybolsak beraber bu bana öyle hoş gelirdi ki. Sesini seviyorum, sürekli duymak isterim! Ama beni anlamıyor musun? Seninle konuşmayı sevdiğim kadar, seninle susmayı da seviyorum. Zaten bazen gözler daha çok konuşmaz mı dudaklardan? Yanımda olmanı seviyorum, bu bana yetiyor. Güvende, huzurlu ve bambaşka bir dünyada gibiyim senin yanındayken. Sadece sana ve bana ait bir dünyada gibi! Bu hissiyat bana yetiyor, seni sevdiğim gibi bu hissiyatı da seviyorum. Bana gereken bu, senden de görmek istediğim yalnızca bu!

Ama olmuyor. Nedense sözler daha önemli gibi geliyor insana. Öyle olur mu hiç? Duymak güzeldir, seni sevdiğini söylemesi çok güzeldir. Ama seni zaten sevdiğini bildiğinden duymalısın bunu. Yoksa ne anlamı kalır ki? Vur kır, bağır çağır, kalbini parçala ve sonra gel ”Seni seviyorum.” de! İşte bu kadar basit, değil mi? Burada insanın edebileceği en sırıtan tebessüm, gerçekten komik olmasındandır herhalde. Evet, kulağa komik gelmez mi bu o an sizce de? Ama bu sözleri sırf içinden geldiği için söyleyen, söylemese de zaten buna ihtiyaç duymayacağınız kadar hissettiren bir insanla beraberseniz işler farklı oluyor.

Yine duymak ister insan, seni seviyorum denmesini… Ama bilmediğinden değil, hissetmediğinden değil; buna bu şekilde bel bağlamamalı. Sevdiğinden söyler insan bunları, sevgiliden duymalı insan bunları. Ve insan gerçekten huzuru, güveni hissettiği biriyle beraberse sıkıca tutunmalı ona. Hisler sözlerden kuvvetlidir ama arada bir şebeklik yapmak da güzeldir. İnsanın, insanlığın sevgiye ihtiyacı var. İnsan sevdikçe güzelleşir.

Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
0 Yorumlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Zeynep Yavuz içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

“Sisyphus’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avucuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, […]
Bugün 10 Mart 2022. Gülistansız 796. gün “Ne durumdayım biliyor musunuz? Ölüm Allah’ın emri, ölüm dünyada var. Gençlerin ölümü zor ama biz her gün yeniden ölüyoruz. Her gün… Toprağa bile basmaya kıyamıyorum, acaba kızım içinde olabilir mi diye. “ 21 yaşında, Tunceli’de bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. […]
Bir girişim fikriniz var ve bu alanda bir marka oluşturmak istiyorsunuz ya da henüz küçük bir işletmesiniz ve işletmenizi büyütüp kârınıza kâr katmak istiyorsunuz. İşte bu yolda atmanız gereken ilk adım markalaşmak olmalıdır. Peki marka nedir?                Marka yalnızca kalabalık bir pazarda sizi diğerlerinden ayıran isim, logo ve slogandan ibaret değildir. Markanız insanların sizinle etkileşimde […]
Erkut Taçkın 1940 yılında bir deniz subayının oğlu olarak dünyaya geldi. Babası gibi Deniz Harp Okulu’na giden Erkut Taçkın, okul hayatı sırasında Silahlı Kuvvetler Yüzme Şampiyonu oldu. 1955 yılında Genç Denizciler Orkestrası’na katılarak müzik hayatına başladı. Babasının subaylığından dolayı yurt dışına giden denizcilere plak siparişi verip bunlarla Rock&Roll’u özümsedi. Deniz Harp Okulu Orkestrası ve Erkut […]