Karanlıktan korkar mısın? Bence herkes küçükken bir süre de olsa korkmuştur. İnsan karanlıktan neden korkar? Bunu hiç düşündün mü? Bir de şöyle soralım:

Biz ışıksızlıktan mı korkuyoruz?

Biz karanlıktan mı korkuyoruz?

Fiziğe göre ışıksızlık ve karanlık aynı şey olabilir ancak insan neden ışıksızlıktan korksun ki? Farklı bir karanlıktan korkuyorsun sen. Sen ışıksızlıktan korkmuyorsun, sen bilinmezlikten korkuyorsun. Bu yüzden karanlığa dalamıyorsun, bu yüzden karanlığa yaklaştığın her saniye kalbin “Gitme oraya!” diye bağırmaya başlıyor hatta göğüs kafesine yumruklar atarak yalvarıyor, “Lütfen dur!” diyerek yalvarıyor. Peki bunu kalbin mi yapıyor? Yoksa bir şeyler mi ona yaptırıyor?

Karanlıktan oluşan kocaman odalara sahipsin. Görme yetini kaybedersen ne olur? Kör insanlar ne görürler? Karanlık mı görürler? Neden karanlık görürler? Sen ışığını kaybettiğin zaman neden karanlık görüyorsan o yüzden görürler. Kör bir insan içini senden daha iyi görür çünkü her insanın içi aynıdır. Bu yüzden insanlar karanlıktan korkarlar çünkü karanlık insanların kendisidir. Karanlık sensin ama kendinden korkuyorsun. Kendinle karşı karşıya gelemiyorsun. Işığını kaybettiğinde göremediğini zannediyorsun ancak yanılıyorsun. Her zamankinden daha iyi görüyorsun. Kendini içinin, kendi zihninin yüzeyini görüyorsun ancak sadece yüzeyini görüyorsun çünkü derinlerine inecek cesaret sende ne gezer?

Hiç zihninin derinliklerine inmeye çalıştın mı? Bir düşün bakalım.

Düşündün mü?

Biraz daha düşün.

Denedin mi?

Ne sıklıkla deniyorsun?

Bence her gün deniyorsun.

Denemiyor musun?

Nesin sen hayalet falan mı?

Hayatının her günü birkaç saat karanlığa gömülmüyor musun? Derin bir karanlığa? Bunu neden yaptığını sanıyorsun? Çünkü senin derinlere inmeye cesaretin yok, bu yüzden zihnin sana zorla yaptırıyor. Ne oldu yoksa rüya da mı görmüyorsun? Hatırlayacak kadar bile mi cesaretim yok diyorsun…

Korkma, yürü. Derinlere yürü. Daha da kararacak, hiçbir şey göremeyeceksin ama sonra her şey aydınlanacak. Daha iyi görmeye başlayacaksın. Her şeyi çok daha net göreceksin. Kendini göremeden diğerlerini nasıl göreceksin?

İşte bu yüzden buradasın. Daha iyi görmek için, her şeyden önce kendini…

Alperen Özdemir içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!
Abonelik
Bildir
guest
2 Yorumlar
Eskiler
Yeniler En çok oylananlar
Satır içi yorumlar
Tüm yorumları görüntüleyin
Alperen Özdemir içeriklerini beğendin mi? Sosyal medyada takip edin!

Okuyucuların Beğendiği İçerikler

Birçok kişinin ‘’zor ama maaşı iyi, garanti meslek gibi’’ düşünceleriyle ün kazanmış bir bölüm olan tıp fakültesini size en ince detaylarıyla aktaracağım. Öncelikle fakülteye gelmeden önce kendinizi ilk gün yapılacak çaylak şakasına ve ileri zamanlarda daha siz TUS isimli bölüm seçmenize yarayan sınava girmeden ‘’Sen ne doktorusun? ‘’ veya diş hekimliği ayrı bir bölüm olmasına […]
Yaşanan herhangi bir gün hiç yaşanmasaydı, her şey daha farklı olur muydu? Misal dün hiç yaşanmasaydı veyahut bundan yıllar önce bir gün hiç yaşanmasaydı yine aynı mıydı hayatınız? Kadere inanmak subjektif bir bakış açısı olarak görünebilir ancak hayatın akışı olarak farklı bir yerden durumu ele alabiliriz. Bütün malzemeleri özene bezene kesip, doğrayıp harika bir yemek […]
Herkesin ölmeden görmek isteyeceği bir yer vardır. Yoksa da henüz keşfetmemiştir… Benim için burası Norveç. “Soğuk Cennet” veyahut “Kuzeyin İncisi” denilen bu ülkenin lanse ettiği imajı bir görseniz aşık olmamak elde değil. O yüzden henüz kendi ülkenizi keşfetmediyseniz ileride belki yol arkadaşım olabilirsiniz! Norveç ”Soğuk Cennet” Ülkenin yönetim biçimi anayasal monarşi ve başkenti Oslo‘dur. 385,207 […]
Her kitap ayrı güzel, dünyasına girdikten sonra… Ama bazı başyapıtlar vardır, gerçekten okumak zevk verir. Okudukça içine düşer, yeni bir dünyanın kahramanı olursunuz. Herkes için değişebilecek bir liste… Daha iyisi varsa da ben okuduğum kadarını biliyorum ve bunlar şu an en iyisi! Daha birçok türde konuşulacak kitaplar olsa da üç ayrı türde üç başyapıt derledim, […]

İlgini Çekebilir

-Şahsiyet dizisine dair spoiler mevcuttur. Tetikleyici unsurlar içermektedir.- 2018 yılına damgasını vuran ”Şahsiyet” dizisini birçoğumuz izledik. Başlarda ne olduğunu anlayamadık hiçbirimiz, sadece birkaç tahminimiz oldu. 11 bölüm boyunca hiçbir şeyden emin olamadık ancak 12. bölümünde izlediklerimiz her birimizi paramparça etti. Dizinin finalinde, 11 bölüm boyunca Agâh Beyoğlu’nun ne için onca cinayeti işlediğini tüm çıplaklığıyla izledik. […]
Dostoyevski’nin Prusya Savaşları’nda yaşadıklarını eserlerine nasıl aktardığı, Danzig cephesinde şahit olduğu dramı, Kresy cephesinde tanıştığı ilk aşkını romanlarında hangi karakterlerle betimlediği üzerine olan makalemi yetiştirmeye çalışırken arkadaşımdan gelen bir telefon akademik gündemimin alt üst olmasına yol açtı. Eski uygarlıkların dilleri üzerine uzman olan arkadaşım son iki senesini Latince üzerine bir lügat hazırlamakla geçirmekte fakat lügat […]
Elif İnci TUTKUN ve Hüseyin Recep DEMİRCİ ortak çalışmasıdır. Latif BEYRELİ Kimdir? Latif Beyreli, Yükseköğrenimini, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü mezunu olarak 1986 yılında tamamladı. Yüksek lisans eğitimini 1988 yılında, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili Ana Bilim Dalında “Lehcetü’l-Lügat” adlı teziyle; doktora eğitimini 1994 yılında, MÜ Türkiyat Araştırmaları […]
Öykü ve romanlarıyla çağdaş yazarlar arasında ön plana çıkan Ayfer Tunç’un “Aziz Bey Hadisesi” isimli öykü kitabını Yapı Kredi Yayınları’ndan sonra 2006 yılında Can Yayınları basmıştır. Can Yayınları bu basımında Ayfer Tunç’un sadece Aziz Bey Hadisesi hikâyesine değil, beş hikâyesine daha yer vermiştir. Bu hikâyeler şunlardır: Kadın Hikâyeleri Yüzünden, Soğuk Geçen Bir Kış, Kar Yolcusu, […]

Giriş

Bublogta'ya Hoş Geldin

Hadi birlikte içeriyi keşfedelim.
Neredeyse Bitti
Son olarak senden birkaç bilgi isteyeceğiz.